Yeni bir sanat derneği, galiba çok geç ve fakat öyle sanıyorum ki çok sağlam bir iç yapısı ile kurulmuş bulunuyor. İçli ve ince duygulu dostum ve kardeşim Halit Nazlı'nın başkanlığında, idare kurulu da seçmiş bulunan yeni derneğin meydana atılışındaki gecikme kaybı, sahip olduğu yaşama gücü ile kazanca çevrilecektir. Sağlam bir hazırlık devresini erteledikten sonra İzmirliler [...]
Etiket: Hakan Cevher
Mongol kıyamı ve Uzak Doğu
Uzak Doğu'da beliren ve geçen olayların önemi, bize olan uzaklığının aksine çok büyüktür. "Bize"den kastımın da dünyamız olduğunu açıklamaya lüzum yoktur sanıyorum. Türk basınında bir haftadan beri Avrupa'da ise geçen yılın başından beri görülen bir haber var: Komünist Çin zulmüne karşı İç Moğolistan'da büyük bir ayaklanma başlamıştır. Yüzelli bin kan kardeşimiz ve soyca hısımımız Mongol [...]
Atatürk’ü düşünüyorum da…
Küba diktatörü Batista'nın yurttan kaçışı üzerine, devleti ele geçiren cunta idaresinin giriştiği hareketlere ait haberleri ve gazetelerimize akseden fotoğrafları görüyor musunuz? Gün geçmiyor ki, bir baş, dar ağacında, sapından düşmüş ayva gibi sarı, mahzun ve cansız öne düşmesin. Niçin? Gidenler daha kötü de onun için mi? Bu dünyada, düşünüyorum, bir haksızlığı tesbit ve gereken cezayı [...]
Tan vakti Muhammed’le…
Dün gece seni duydum içimde. Yumuşak bir baba eli gibi kalbimde gezinen sesin derinden uğulduyordu: "İnanmayın dinde reform taraftarlarına. İnanmayın bu dini size anlatan zamanınızın büyüklü-küçüklü birçok din adamlarına. Kur'an'ı harf harf söküp, anlamını bilemeyen devrin yobazı ile din yobazı arasında ayrım yoktur. Yavaş yavaş bana nüfuz edin. Beni Türkçe'ye çevirin. Okumak için Kur'an Arapça'sını, [...]
Türkiye’de gerçekten Sosyalist bir parti tutunur mu?
Dünkü yazımızın mürekkebi kurumadan eski arkadaşım Osman Bölükbaşı'nın Sosyalist olmaya karar veren partisinde bir tedirgin oluştur başladı. Kendisinin, Sosyalist değil, sol eğilimlerinin en hafifine bile kayamayacak bir mizaçta olmasına rağmen siyasi bir kriz sırasında, Sosyalizm'e kayamayacak mensuplarını iyicene ürkütmüş olmalı ki, çil yavrusu gibi kaçan kaçana. Beş gün beklendikten sonra ancak dün yalanlanan Sosyalistlik haberi, [...]
Sıra İsa’da,
Şimdi de sıra İsa'ya geldi. Moskova'da bir yalan enstitüsü kurmuşlar, doğurup duruyor: "Hazret-i Musa yalandır; böyle bir kimse yaşamamıştır." Bu sefer de, Hazret-i İsa'yı yalanlamaya kalkıyorlar. Meğer, o isimde de bir kimse yokmuş, efsaneden ibaretmiş. Hıristiyanların peygamberi insanlığın yetiştirdiği en büyük üç baştan bir, İslâmlığın da çok kutsal bildiği İsa'yı yaşamamış göstermekte maksat ne? Bu [...]
Türkiye’de Sosyalist Partisi
Şu Bölükbaşı denen şahsı inanın, severim. Türkiye'de matematik felsefesi yapmış olan üç kişiden birisidir. Ucu korkunç denecek kadar sivri bir zekâsı olduğuna da inanıyorum. Hatta düne kadar ona ülkücü bir insan demekte, herkes kızarken, kendisini içten içe sevmekte devam ettim; ama dünden beri... Dünden beri iş değişti. Bölükbaşı ve arkadaşları Sosyalist Partisi kuruyorlar. Dünyada siyahla [...]
Ayhan Sökmen
"Tanbur, kanun, kemençe ve emsali Türk sazlarının metotlarının bir an evvel yazılması ve konservatuarda tedris edilmesi, milletçe temennimiz olmalıdır" diyor Ayhan Sökmen konservatuar icra heyeti klâsik Türk müziği heyetinde şarkı söyleyen sanatkârlarımızdan biri. Kendisine meslek olarak seçtiği doktorluk olduğu halde müziğe karşı olan hevesi onu bu sahadan uzaklaştırmamış Türk müziğinin dertleri başlığı altında yaptığımız anket [...]
Canımı yakan dört ses: Alâeddin Şensoy, Mürvet Güdücü, Can Akşit, Akile Artun
Türkiye radyolarında iki türlü solist vardır ki hakikaten canımı yakmakta ve adeta insanı sinirlendirmektedir. Bunların birinci kısmı, aslında orijinal, parlak ve çok manâlı sesleri olup da, kendi seslerinde gizlenen derinliği ve altın madenini işletmek imkânına sahip olamayanlardır. Türkiye radyolarında yaptığım araştırmalar sırasında, radyomuzda okuyan Mürvet Güdücü ile Alâeddin Şensoy adlı iki solisti tespit etmiş bulunuyorum [...]
İyi sesleri tutabilmek
Ses sanatkârlarını düşünmek biraz da dinleyiciyi düşünmektir Şehrimizde intişar eden haftalık Radyo Gazetesi'nde geçenlerde tipik bir istatistik vardı. Kurulduğundan bugüne kadar İzmir Radyosu'na girip bilâhare ayrılan ses ve saz sanatkârlarının bir listesi veriliyordu. Kuruluşu henüz yeni sayılabilecek bir zamana dayanan radyomuza 2-3 yıl içinde ne çok sanatkâr gelmiş gitmiş meğer... Mesleklerin içinde maddi kazancından çok [...]
