Hey gidi arabacı!

Şu arabacıyı görüyor musunuz? Bu, kaderin cilvelerine rağmen haklı, fakat muztarip hayatına sevgi duyduğumuz "Arabacının Kızı" değildir. Bu, Albert Camus'nun İkinci Cihan Harbi içinde kaleme aldığı esaret günlerinin faziletli arabacısı değildir. Bu, romanların, edebiyatın malı olan değil, okuyucularım, bizim İzmirli faytoncu, karaço sürücüsü olan arabacımızdır. İstanbullu Musevî vatandaşın yedi bin küsur liralık cüzdanını açıp bakmadan, [...]

Yut baban görmesin

İstanbul'da icra edilen oburluk müsabakasından tabi haberiniz var. Adamın biri elli dört köfte ve saire yemiş. "Vesaire" kelimesi ile ifade etmek istediğim şeyi ben söylemeye korktum. Fakat bizim oburun midesi bu vesairesiyle de o kadar köfteden sonra korkmadan içine almış. Bu haberin bir kaç cephesi var: Bir defa, bu adam neden obur olsunmuş? Adam var, [...]

Eyyam ağaları

Siz de okudunuz mu bilmiyorum, İran'ın Roma Büyükelçisi'ni, hükûmet geri çağırtmış. Sebep şu: Şah, Musaddık'ın yaptığı üç günlük muvakkat hükûmet darbesi sonunda memleketinden ayrılıp Roma'ya gidiyor, İran Sefareti memurları gidip onu karşılıyorlar. Fakat Elçi "Ne olur ne olmaz, şah şimdilik düşmüş durumda" diyerek hava alanına gitmiyor. "Bu Elçi Cumhuriyet taraftarı, prensip sahibi bir Musaddıkçı olsaydı" [...]

Berhayat Orhon’un taze ve berrak sesini dinleyin

Bir haylı zamandır radyomuzda devam eden apandisit modasına maalesef Berhayat kızımız da tutulmuş bulunuyor. Rahatsızlığı dolayısıyla banda alınmış bir konserini dinleyeceğiz. Orhon için ilk geldiği zaman bir hüküm verme zamanı ayırdığımı bilirsiniz. Bu zaman zarfında onda bulduğum yegâne ses cevherinin tazelik, saffet ve miyanlık olduğunu ihtimamlı saksıda yetişen küçük ve nadide bir çiçek misali terennümleri [...]

O yar ne alemde

İki gündür, vakitsiz bastıran son soğuklardan olacak, yüksek bir ateşle yatıyorum. Hasta olmak, hasta yatmak nedir? Bu mevzu senelerce çeşitli hastanelerde yatak misafiretim olduğu için iyi bilirim. Fakat tuhafıma giden bir şey oldu bu sefer. Hodbinliğim mi çoğalmış nedir, kimse kıpırdamasın, adeta soluk almasın istedim. Çoluk çocuğu öldürücü bir sükûnet perhizine sokmuştum. Sonra ne oldu [...]

Yine Musaddık

İran olaylarını tefsire tabi tutan görüşler arasında mukayese yapmayı düşündüğüm şu günlerde elime geçen bir okuyucuya mektubu, bu bahse üçüncü defa dönmeye beni mecbur etti. Alsancak'ta oturan Marius Puççini adındaki okurum diyor ki: "Musaddık şöyle veya böyle bir adama olabilir, ama İran'da geri bir şah idaresini yıkacak değil miydi?" Belki Puççini adlı hemşehrim gibi düşünenler [...]

Ateş

Havaların birden bire serinlemesinden mi; yoksa bazı dostların soğukluğundan mı nedir, bugün de "ateş"ten bahsetmek ihtiyacı duydum.  Belki de bu ihtiyaç geçen geceki üşütmenin vücudumda uyardığı "hararet"in bir neticesidir. Yalnız bu mevzu, sahifeler dolusu yazının bile yetemeyeceği bir mevzudur. Kalemi elime aldığım zaman, ilk aklıma gelen, "ışık ve ateş"i gökten çalan ve ebedi bir nimet [...]

Uzaktan

Dün güzel İzmir'e, uzaktan, yardım ve alâka noksanından dolayı kapanmaya mahkûm olan Canlıbalık Sahil Gazinosu'ndan baktım. Deniz Bostanlı'sının göğsüne konmuş bir çiçek gibi karşı yamaçlara ve tarihi İzmir şehrine kokusunu ve ıtrını yollayan bu gazinonun, bana tattırdığı uzaklık zevkini ömrüm boyunca unutamayacağım. Her gün göre göre sıkıldığımız evler, o alâmet binalar küçük kırmızı gelincik dizileri [...]

Üç bedbaht

Dün sabah, masamda bulduğum gazetelere göz gezdirirken bizimkinde okuduğum bir yazı ile gönlüme doğru iki damla gözyaşını hazin hazin akıttım. Kore'de bulunan bir gazi subayımızın hanımı, kocasının şehit haberini alınca mahkemeden boşanma kararı almış ve başka birisi ile evlenmiş.  Dün, yeni kocasıyla kolkola Amerikan gemisinden inen gazilerimizi görmek için Cumhuriyet meydanına gelmiş. Bu sırada eşinin [...]

Asalet

Canlıları kendi cinslerine mensup olanlar arasında hayattaki müsbet rolleri bakımından ayıran hasletlere, üstünlüklere "asalet" diyebiliriz. Bununa aksine, zararlı, yahut varlığı ile yokluğu hayat fonksiyonu yönünden eşit olan tipler ise bayağı, düşük ve lüzumsuzdurlar. Nebatlar, hayvanlar ve insanlar bu kategori içinde mütalâa edilirse tabiatle cemiyet muhitlerindeki faal canlıların iç yüzlerine varmak imkânı bir dereceye kadar elde [...]