Tesadüf bu ya, kıraathanede getirttiğim kakaoyu yudum yudum içerken, karşımda da siyaha varmak için bir istasyonluk yolu kalmış olan kakao renkli bir genç kız oturuyordu. Senede bir kaç defa kereviz yemek farzdır derler. Ben beş on defa da kakao içmeği farz sayarım. Onu sudan mümkün olduğu kadar kurtarıp, koyu esmerliğinden gelecek lezzeti tatmak isterim. Fakat [...]
Etiket: Hakan Cevher
Ankara Radyosu’ndaki elemeler üzerine Münir Nurettin’le bir konuşma
Ankara Radyosu'ndaki eleme imtihanlarına davet edilen heyet arasında bulunduğum şehrimize gelen ve şüphesiz yegâne otorite saydığım Münir Nurettin Selçuk’la adı geçen radyodaki imtihanlar üzerinde kısa bir görüşme yaptım. Sualli cevaplı olan bu konuşmayı İzmirli ve Egeli okurlarım için aşağıya geçiriyorum: — Radyolarımızın bu gibi imtihanlara topyekün tâbi tutulması taraftarı değil misin aziz dostum?— Buna şüphe [...]
Azamete bakın
Münir'de tecelli eden hasletlerimiz - Dün geceki konser Dün gece Elhamra'yı saran derin cuşişi tasavvura imkân yok. Her sene bu aylarda İzmir'imize bir sanat havarisi gibi gelerek verdiği konserlerle bizi ziyafetlerin en azizine çağıran Münir Nurettin dün gece de Rastlarla girip Hicazlarla devam ettiği nağme tufanlarını, ruhlarımızı mest edip boğan çiçekler, kokular, renkler halinde serpti [...]
Berber dükkanında
Berberde traş oluyordum. Bir yandan da, karşımdaki aynadan, telaşla koltuğa oturan bir diğer müşteriyi gözetlemeye başladım. Aynada gözlerime çarpan yüzü çok şiş, çok etli idi. Bu yüze nispet edildiği zaman bir hayli hacimli olacağını tahmin ettiğim göbeğini sığdıramadığı, daha doğrusu, bir türlü yerine sığamadığı her halinden anlaşılıyordu: - Çabuk yavrum, temizle şu suratımı da kaçayım. [...]
Aşkı musiki ile birleştiren hatıra
Dilkeşhaveran makamının mağlup ettiği kadın Benim bu şehirde sevimli ve gün görmüş bir dostum vardır. Mesleği bambaşka olduğu halde musikimize karşı, hele onun klâsik lâhinlerine karşı duyduğu derin alâka, onu geçmiş yılların bütün musiki meclislerinde bulundurmuş olduğundan her meclisin havasından alınmış sohbet usareleriyle yaptığı ballarını, peteğinden biraz biraz tadabilmek için sık sık ziyaretine giderim. Muhterem [...]
Çorbaya döndü
Radyolarımızın feci hali Radyo ıslah heyeti denen acezeler heyeti musikimizin ve ciddi olması icabeden radyolarımızın seviyesini düşürmüşlerdir. Halkın parasıyla işleyen radyoların düğmesini, halkımız kapatmaya başlamıştır. Hükûmetin bu mevzudaki en salâhiyetli şahsiyetini, incitmiş vatandaşlar adına ikaz ederim. Basın-Yayın Umum Müdürlüğü'ne bağlı Ankara ve İstanbul radyoları durmadan halkımıza yeni programları (yani program adı altında girilmiş maskaralıkları) ilân [...]
Bu akşam
İşte bir yeni şehir. Fakat yeni, eski ne olursa olsun şiir. Şiiri, mutlaka eski şekli hastalığında bulanların seyrek, gizli ve yarım kafiyeli olan bu manzumeden bir şey anlamaları mümkün olmadığı gibi sinirlenmeleri pekalâ mümkündür. Halbuki aşağıdaki Metin'den de öğrenileceği üzere mısralar kırılmış, kafiyeler dağıtılmış, eski imajlardan tamamen uzaklaşılmıştır. Ama ben diyorum ki, bu mısralar, şekli [...]
Basın Yayın Umum Müdürü’ne İzmir Mektubu
Radyomuzda fikirler stajı Kardeşim, İşte sana İzmir Radyosu hakkında sonuncu mektubum. Uzun zamandır birbirimizi arayamadığımız için duyduğum hasret ve sevgi hislerini de içine katarak yolladığım bu sonuncu mektupta, radyomuzun malî durumu üzerinde durmak benim için elem verici bir vazife olmuştur. Belediyemizden devlet eline intikal eden radyomuzun ilk senesinde Basın ve Yayın'ın toparlanmamış olması ve fazla [...]
Eşekli muska
"Eşek, eşek" der durur, bu hayvancağızı küçük ve hakir görmeye çalışırız. Fakat son günlerde yakalanan üfürükçüler, onun hakkındaki kanaatlerimizi temelden yıkmış, tekzip etmiş bulunuyor. Demek, en inatçı gönüllerde bundan böyle eşek dili yer yemez, şirinlik ve muhabbet uyanıverecek. Zaten bu mahlukun oldum olası tenkit edilecek tarafı olmadığını hepten tasdik ederim ama, bazılarımız onu yine de [...]
Mürvet Güdücü’yü dinledim
Yumuşak, zarif ve şık bir ses - Spiker hanımın yanlışları Evvelki gün, Mürvet Güdücü'yü dinledim. Küçük radyo binasında, henüz yetişmekte olan arkadaşlarından biraz geride duran bu kızımızı bir kaç defa mikrofona çıkarmış, fakat dinleyicilerimizle başbaşa bırakacak cesareti kendimde bulamamıştım. Daha doğrusu bu cesaret onda yoktu. Mahcup, çekingen bir kızdı. Onda utangaç bir ses vasatının derinliklerinde [...]
