Seçim bitti. Bu sabırlı ve büyük millet, DYP’yi, bütün sıkıntılarına karşın yine önde, ileride tuttu. Rahmetli Özal, “ortadirek” diyerek geldiği ulusunu hayal kırıklığına uğrattığı halde bu halk bekledi. İki seçim boyu, oyunu azalta azalta uyardı. Sonra da partisini düşürdü. Tansu Çiller’i tanımam. Partilerin hiçbiriyle bağlı olmadığım halde, hatta sevgili İsmet’te şans gördüğüm halde Çiller seçilince [...]
Etiket: Hakan Cevher
Bazı basın ve televizyonlardaki pişkinlik
Bu satırların sahibi, belediyeler ve il genel meclisi üyeleriyle ilgili olarak kalemini bir kez kullandı: “Büyük kentlerde partilere değil, adaylara bakın” dedi; o kadar. İstanbul’da Dalan’ı eleştirdi. Zülfü’nün, CHP Genel Sekreteri sevgili Ertuğrul’un efendiliğini övdü. İzmir’de de gerçek Müslüman, uygar, çalışkan, iş ve eser üreten Doğru Yol adayı Özfatura’yı yüceltti. Hepsi bu kadar. ÇİRKİNLİKLERİ DE [...]
Manisa bir âlem
Benim haftada bir kezlik yazı sütunum var. Her yazıyı izleyerek gelen yirmiye yakın mektup, şiir ve daha başka kitaplar için her gün yazmaya kalksam yine yetişemem. Zati sağlığım, başını alıp giden yaşım, haftada biri aşacak durumda da değil. Ama teşekkür edenlere ben de şükranlarımı sunuyor, özürler diliyorum, hepsinden. Ne ki Manisa’dan gelen mektup bambaşka. Adının [...]
Kültür hırsızları
Ne hırsızlar var, ne hırsızlar... Bunlara bir de kültür hırsızları eklendi. Maliye Bakanı Sayın İsmet Attila söylüyor: "Türkiye'de elli milyonu aşkın insan, vergi borcunu ödemiyor, hem de kasıtlı olarak. Bu yüzsüzleri sergileyeceğiz. Ödenmemiş vergi bocu 1993'te 55 trilyon lira.." İşte size hısızlar; hem de yüzsüz hırsızlar! Devletin görevlileri, bunları yakalayamaz mı? Hükümetin elinde adresleri de [...]
Heykel kavgasında kim haklı?
Ankara Belediye Başkanı, SHP zamanında yaptırılıp en güzel parklardan birine dikilmiş heykeli kaldırıyor. Televizyonara kadar yansıyan bir tartışma.. Teleizyon habercisi soruyor? -"Niçin yasakladınız, sayın Başkan, sanat yasaklanır mı?" Başkan kaçak güreşiyor gibi: -"Bu heykeli seyrederken siz utanmıyor musunuz?" Haberci, yanıtı Başkan'a verdirmek için çırpınış içinde: - "Sizce bu heykel ayıplı mı?" Başkan daha kurnaz: - [...]
Demirel’in bir işareti
Hafta içinde, Sayın Cumhurbaşkanı, "İslâm'ı yoruma açmanın zamanı gelmiştir" anlamını içerik bir uyarıda bulundu. Cumhurbaşkanımızı sık sık siyasete çekiyor basınımız. Güncel haberlerin her gün, bombardımanı şart, ön sayfalar hep gelinliğe hazırlanacak, görücüye çıkacak. Ama bu kez Demirel'in ana başlığa geçmesi gereken bir işareti uçtu gitti. Babamı Dinlerken Dört yaşında Kur'an'ı hatmetmiş, on dördünde hıfza başlamıştım. [...]
Şiire dönük notlar ve Feyzi Halıcı
Epeyce zaman oluyor; sanırım, dört beş ay önce, şiirle ilgili bir iki kitap beni düşündürdü. Diyarbakırlı Sayın Reşit İskenderoğlu'nun yayınladığı "Cahit Sıtkı ile Anılar"ını çok beklettim: İskenderoğlu, sevgili Cahit'in kentdaşı, Şiir dünyamıza, kısa süren yaşamında silinmez ışıklar bırakıp giden Tarancı'yı, içimizde yine sevgiyle yaşattı. Onun, zati hep yanık duran lambasının fitilini daha da açtı. Gencecik [...]
Haçlı hanımlar
Son zamanlarda, gazetelerimizin fotoğraflarını görüyoruz. Müzik ya da mankenlik dünyasının içinden çıkan bazı hanım kızlarımız boyunlarında birer haç, basına poz veriyor, gülücükler dağıtıyor. Bizlere, "Cicilerimi gördünüz mü?" gibimsi bakıyorlar ve de sanki soruyor gibiler: "-Nasıl, güzel mi, yakışıyor mu?". Sanırım, çoğu seçilmiş güzellerden. Ama o haç ne? Acaba niceliğini tanıyorlar mı taktıklarının? Hıristiyanlığa mı soyunuyorlar? [...]
Yumuşak daha yumuşak
Julien Benda, eski Nouvelle Litteraires'lerden birinde, tartıştığı arkadaşının sert yazısını yanıtlarken, "Neden daha yumuşak değilsiniz? Siz beni kızdırmak mı, düzeltmek mi istiyorsunuz? Öfke küpü olmak hiç güzel değil" diyordu. Günümüzde siyaset pazarında öfke, doları da aşıyor, değerce. Daha yumuşak olamaz mıyız? Söz gelimi gazetemizin sevgili bir başyazarı var. Her gün, ne utandırıcı cümlelerle nicelerine, ne [...]
Benim dilim
Türk Hava Yolları'nın güzelim bir dergisi var. Yolculuklarımda, keyiflenerek tatlanarak okurum. Son sayısında dikkatimi çekti, Levend Gürses'in güzel bir yazısı var. Adının başına "by" harfleri kondurulmuş. Buradan gözlemlerimi anımsaya anımsaya yola çıkınca son yıllarda örselenen, yanlışlarla sevilmez hale getirilen güzelim Türkçemi düşündüm. Benim dilimi, el birliği ile hasta yatağına yatırmışlar. Koruyanı yok, okşayanı yok. Türkçem, [...]
