Halk müziği istikbâle namzettir

Hoşsu kadrosunun teyit ettiği hakikat Preveze zaferinin yıl dönümü olan 27 Eylül günü Ankara ve İzmir radyolarındaki "Yurttan Sesler" müziğini dinlemişseniz eğer, siz de benim gibi yarına, musikimiz bakımından, büyük bir ümitle bakmışsınızdır. Batı musikisi bütün dinlemek mecburiyetinde olmamıza ve beşeri sanatın dev noktalarına ulaşmış bulunmasına rağmen bizim  olmadığı, hiç bir zaman olamayacağı için üzerinde [...]

Sanatın kaderi

Şehrimizde misafir bulunan sevgili kardeşim Münir Hayri ile birlikte dün uzun bir sohbet içinde, acı acı sanatımızı düşündük. Aslında Ege'nin evlâdı olan bu üstün zekâ ve sanat adamının Ankara'da geçen sanat mücadelelerini yakından bildiğim için, görüşlerinin isabetine de yerden göğe hak veriyorum. Bir dakika uyumadan bir on sekiz Mayıs gecesi, sabaha kadar İsmet Paşa Kız [...]

Radyomuzda Acemkürdi faslı

Ruhları pervaz eden bestekârlar Bugün radyomuzda saat 19.30'da başlayacak olan "Radyo Kadınlar Faslı"nın Acemkürdi programına bir göz atıyorum. Ne güzel eserler, tazeliğini her dem muhafaza eden eski çeşnide hoş şarkılar var. Emektar hoca Mehmet Kasabalı'nın idare ettiği bu faslın, "En güzel eseri hangisidir" diye bir tefrik yapmak pek zor. Merhum büyük bestekâr İsmail Hakkı Bey'in [...]

Hizmeti unutulmayacak adam: Mehmet Kasabalı

İzmir'de musiki çevreleri  Turgutlu kasabasının yetiştirdiği ve kendi kendine gelişerek Ege'ye bir kıymet olan İzmir Radyosu muallimlerinden Mehmet Kasabalı, dokuz seneye yakın bir ömrünü bağladığı sahne hayatından, muhterem dostum Nurettin Ulueren'in tavsiye ve ikazı üzerine radyoya kazandırdığım ve himmeti bu memlekette unutulmayacak kimselerdendir. Diyebilirim ki İzmir Radyosu'na verilen emek üç hisselik ise, bunun üçte biri [...]

Basın Yayın Umum Müdürü’ne 

2. mektupDilimizin perişan hali Kardeşim, Daha önceleri de yazdım ya, uzun mukaddeme ve tekerlemeye girişmeden hemen haber vereyim: Belki de başka işlerinden vakit bulup meşgul olamıyorsun; dilimiz, solist namzetleri, hatta tanınmış sanatkârlarımızdan bir kısmının ağzında perişan olmaktadır. Onların bu işte büyük bir sun-ı taksirleri (hatalı davranış) olduğunu zannetmiyorum. Bir kısım solistler, bu meslekten ekmek yedikleri, [...]

José Iturbi

Valencia'da dünyaya gelen Iturbi, orta halli bir ailenin çocuğudur. Annesi güzel sesli ve neş'eli bir kadın, babası hava gazı şirketinde memur olmakla beraber aynı zamanda piyano akortçusu idi. Itubri piyanoya dört yaşında başladı. Kısa bir zamanda hocası, Iturbi'nin bir sanat devi olduğunu anladı. Altı yaşında iken Iturbi'ye Mozart'ın bir sonatını ders olarak vermişlerdi. Ucuz bir [...]

Basın Yayın Umum Müdürü’ne

Radyolarda tasfiye Kardeşim,  Bu mektuplar sana kadar iletilecek mi bilmem. Zira sırf hizmet maksadıyla çıkardığım dergimde neşrettiğim yazıların kesin bir tesirini görmediğim için ümidim yok. Ama benim bu en iyi ve en eski arkadaşımın, münevverlik tarafını neden dolayı harekete geçirmediğine bir ıslâhata girişmediğine yana yana, bildiklerimi yine yazmakta devam edeceğim. Geçen gün Nuh nebi zamanından [...]

Fikret Karahan’ın programı

Solistlerimize onu örnek gösteririm Bugün İzmir Radyosu'nda 16.30'da okuyacak olan Fikret Karahan'ın programını büyük bir hayranlıkla takip edeceksiniz. Baştan sona kadar klâsik çeşnide eserlerin bize tadını tattıran bu çalışkan, bilgili çocuğumuzun seçtiği yedi eseri, diğer arkadaşlarına bir örnek olarak göstermek istedim. İster repertuvar yoksulluğundan, ister, "Halk bunları yutuyor" akidesine uyarak olsun klâsik değerdeki eserleri uyutarak [...]

Suzan Yaman’ın güzel programı

Bugün radyomuzda saat 18.15'de okuyacak olan Suzan Yaman, son günlerde alâkamı ısrarla üzerinde toplayan bir okuyucumuzdur. Bandırma'nın bu kabiliyetli kızını, İzmir Radyosu'na ikinci defa getirildiğim zaman ses bakımından kazanılmış bir kıymet olarak tanıdım. Zeka ve kabiliyetinin ayrıca o ipek yumuşaklığındaki hançeri süslemesi de dikkatimden kaçmamıştı. Zamanımda, bütün çırpınmalarım, onların durmadan repertuvarlarını zenginleştirmeleri esasında toplanmıştı. Nitekim [...]

Hayalden sünnetli

Dün Konak'ta, ayakkabılarımı boyatırken bir yandan da iki nasipzedenin konuşmalarına istemeyerek kulak misafiri oldum:  - Bir kafile daha gelecekmiş ben iki çakmak, bir halı alabilirsem... - Artık gelmeyecek ki.. Sonuncusu geldi.  - Var ben biliyorum, bir ufak kafile daha var! Geçen kafile ile epi kârlıyım. Bu sefer dediğim gibi, bir hayli koparırsam yarım ton kok [...]