Soğan başı

Milletlerin şef durumundaki idarecilerini, yani başlarını, bazı hayvanların başlarıyla vasıflandıran mizahi bir Fransız yazarı meselâ hatırımda kaldığına göre Churchill'e koç başı, Stalin'e domuz başı, Hitler'e buldok başı sıfatını takmıştı. Şu İranlı Musaddık'a acaba şaka yapmak icap etse nasıl bir sıfat bulunur bilmem ki... Baş olmasına gerçe o da bir baştır ama, nasıl? Otoriter desek, değil. [...]

Ey tabiban-ı cihan

Evvelki gün tıp bayramınız varmış. Hepiniz bir araya gelmişsiniz. Eğlendiniz, güldünüz; tasası bana düştü. Yahu dedim, bunların İzmir'de bulunan kırk ellisi değil ya, hani dünyada bulunan bütün arkadaşları birleşseler yine benim derdime çare bulamazlar. Benim derdim deyince, bunu fizik ağrılarım veya beden rahatsızlıklarım manasına almayın. Zira bugün hayatta yaşıyorsam eğer, her nefes alışımda doktor arkadaşlarımın [...]

Felsefe, Baykal ve sol

Bazı gazetelerde okuduğum, birbirinin tıpkısı laf: -“Baykal’ın felsefesi.” “Var mı, yok mu?” diye sormadan önce, son zamanlarda iyice mıncıklanıp cıcığı çıkarılan şu felsefe sözcüğü üzerinde duralım. Bazı yazarlarımızda rastladığım, “Baykal’ın felsefesi” ne menem bir şey bilemiyorum, ama hemen herkesin ağzında bir felsefe şapırtısı: -“Vergi sistemindeki felsefeyi kavranmak gerekir.”-“Terörle uğraşmanın felsefesi”-"Partimizin felsefesi”-"Güzelliğin, cinselliğin felsefesine varmak gerekiyor.” [...]