Ne Çelebioğlu, ne Lorentzo

Dünkü gazetelerde, Dumlupınar denizaltısı faciasına sebep olan gemi süvarisini tespit etmek üzere toplanan bilirkişi listesini gördünüz mü? Tam on beş kişi! Ve kendilerine sorulan sualler… Kaç tane okudunuz mu? Tam yirmi bir adet! İnsanı vicdan denilen o derin kuyunun başına eğerek korku ve haşyetle düşündüren sualler… Bir tekine cevap vermek için bile o kadar ezici [...]

Manisa bir âlem

Benim haftada bir kezlik yazı sütunum var. Her yazıyı izleyerek gelen yirmiye yakın mektup, şiir ve daha başka kitaplar için her gün yazmaya kalksam yine yetişemem. Zati sağlığım, başını alıp giden yaşım, haftada biri aşacak durumda da değil. Ama teşekkür edenlere ben de şükranlarımı sunuyor, özürler diliyorum, hepsinden. Ne ki Manisa’dan gelen mektup bambaşka. Adının [...]

Rüşvet-İsraf-Pislik

1983 ANAP iktidarında başlayan, “zengini daha zengin etme, dışsatımı ve iç alımı çoğaltma, işçi, memur ve emeklinin pestilini çıkarma politikası” pek çok ve de parlak yeniliklere sahne olmuştu, ama dilden düşmeyen ortadirek edebiyatı da unutulup gitmişti. Rüşvet, ihale yolsuzlukları ve halkın emilen kanıyla beslenme gibi pislikler, günümüze gelip dayandı. Her sabah gazetelerimize uzanan vatandaş bakışları, [...]

Üzülüyor, utanıyorum ama yazıyorum

Günlük siyaseti bu sütunlarda işlemekten hep çekinmişimdir. Şiir, musiki, edebiyat, tarih, Türkçemiz ve önemli sanat eserlerinin değerlendirilmesi… “Hep bunlar üzerinde durayım” diyorum. Ama bir konu, memleketimin konusu haline gelmişse, ona, herkesten ayrımlı olarak, tarih içindeki kökenine eğilerek dokunmaktan da kendimi alamıyorum. Terör bunlardan biri: Ortada yeni bir Başbakan ve hükümeti var. Orduyla iş birliği halinde [...]

İslâm ve Cezayir

Dikkat ediyor musunuz, dünyada ve özellikle bizde siyasal basın sözcüleri, Cezayir olaylarını yorumlarken İslâm'ı ve İslâm'a dayalı rejimleri laikliğe karşıt gibi aldılar.  Kur’ân’ı okumayan, İslâm'a gözleri kapalı olanların yorumlarına nasıl katılabilirsiniz? Cezayir’in eski sömürücüsü Fransızları geçiyorum, ama bizde ve Cezayir’deki İslâmi Selamet Cephesi ile gerçek İslâmlığı, biz yan yana getiremiyoruz. AYRINTILAR Cezayir’de en çok oy [...]

Dîvan şiirine bakalım

Milli Eğitim Bakanlığı’nın liselerde okuttuğu kitaplar, hem yöntem, hem içerik bakımından dîvan şiirini sevdirici değil. Hatta bu şiirden tiksindirici de. Bakanlığın kurduğu, başkanlığını naçiz şahsıma bırakılan komisyonda, çok değerli arkadaşlarla bu konuda aldığımız karar şuydu: “Dünyada ve bizde dîvan şiirine özgün bir akım olarak bakılır. Ama çocuklarımız bu edebiyattan yılgın. Çünkü yöntem bozuk. Aruz kalıplarını [...]

Olmadı Sayın Sayın!

Anımsayacaksınız, size, bir şarkımın ikincilik aldığı Milliyet gecelerinden birinde böyle seslenmiştim: “Sayın Sayın!” Son günlerde Sabah gazetesinde yayınlanan anılarınız arasına Kenan Paşa’nın adını da karıştırarak işe başlamanızdan üzüntü duydum. Anılarınızı elde edip yayınlama, bir gazete için başarıdır elbet. Onlar ne kadar çarpıcı olursa, o kadar ilgi uyandırır. Hele içine bir de önemli kişi ile aşk [...]

Düşünceye takılan kılçıklar

Hande dosyasını, sayın yargıç henüz ilgililer huzurunda işleme almamış. Hasan Celal Güzel, mahkemenin başlayacağı güne kadar bekledi ve sustu. Ama basın, kendi haber kaynaklarına dayanarak kızımızın verdiği ikinci ifadeyi manşet yapınca Güzel de basının bazı sorularını yanıtladı. Biz bu dava ile ilgili birkaç kılçık yakaladık, düşünceye takılan. Gazetelerimiz Şefkat’i Şevkat yapıverdiler. Neden efendim? Türkçemize Arap [...]

Beş yüzyıl sonra Sinan…

Kayseri’nin, sonradan kendi adıyla değiştirilmiş Cirlavık köyünden bir çocuk. Eli içten marifetten yana cıvıl cıvıl. Zekâsı ateş. Kümes yapıyor, kulübe çatıyor, akarsu için yollar düzenliyor. 1930 yılında torununun torununun mezarı bulunuyor, Sinan’ın. Osmanlı devletinde yetenekler hemen üste çıkar, korunur. Sinan derhal İstanbul’a getirilir. Yeniçeri Ocağı’nda saat onaran zemberekçi ağadır. Daha sonra yapı ustası, en sonunda [...]

Evren Paşa Amerika’ya gitsin mi gitmesin mi?

Bir hasta ziyareti mi bu? Gidip gitmemek, o konuda tartışılmaz elbet. Hastayı yoklamaya gitmemek, insancıl eksikliğimizi gösterir ve hemen gitmek gerekir. Bir öğrencinin, ya da herhangi görevlinin, mazeretsiz olduğu halde okuluna, işine gitmemesi de tartışılamaz: “Ne münasebet, gitsin efendim, gitsin” deriz koro halinde. İktidardaki bir başbakanın seçimleri izleyerek çekip gitmesini isteyen çilekeşler yanında, bir sürü [...]