Sabık dostum Müsteşar beye ait yazımı kastederek, dün, biri ecnebi olmak üzere tam dokuz vatandaşımızdan tebrik ve teşekkür telefonu aldım. Benimle alay mı ediyorlardı, doğrusu pek anlayamadım. Öyle ya; müdürlük iskemlesinden hakkı olan Müsteşarlık makamına yükselen bir kimseyi bir defa önemli günleri içinde tebrik edip -velev arkadaşım olsun- cevap yazmaya mahkûm etmek pek kaba bir [...]
Etiket: Nabi
Eski şiirimizde hayâl
Sanatın, şu pozitif asır içinde bile güç aldığı en ehemmiyetli kaynak şüphe yok, hayâldir. Emil Zola’nın dökümanter romancılığını tetkik eden Rene Lalou, “Fransız edebiyatı” adlı eserinde der ki: “Bu kadar sonsuz malzeme, ancak büyük hayâl kuvveti sayesinde bir mevzua can verebilirdi.” Gerçekten de öyle değil mi? Fani bedenlerimizin birer köşeciğinde taşıdığımız başımız ve gönlümüz, hayâl [...]
İki Gazel
Nabi'den Gazel Dünya bağının gözünü de, baharını da görmüşüzBiz neşenin de gamın da devrini sürmüşüz İkbal meyhanesinde neden bu böbürlenişSen gibi nice mağrurun ayıldığını görmüşüz Dert ehlinin bir coşmasın gücenik yaşlarıKaç ikbal evi alaşağı olur biz bunu görmüşüz Bir gün elleri bağlı boylarlar hepsi zindanıBir zamanın burnu Kaf dağından vezirlerini görmüşüz Emel kadehleri bir gün [...]
Divan Şiirine Başka Bir Bakış
Eski şiirimiz hakkında, tıpkısına tekrar edilmiş yargıların, görüşlerin dışında ufak dokunuşlarımız olacak. Divan şiirinin geleneksel inceleyicileri, onu, birbirlerini tekrar eden sloganlarla, sevgi veya sevgisizlik içinde nitelediler. Gözü kör tutkunlarına göre ince, san'atlı, derin, ölmez, kibar bir edebiyattı. Cumhuriyet ihtilâli sonunda siyasî gayretkeşler eliyle, beş yüz yıllık şiirimiz, edebiyat dışı tutuldu. Rahmetli Fuat Köprülü'nün, millî edebiyatımızda [...]
Şardağ’ın Hayyam Çevirisi
Sabahattin Teoman Önümde "Ömer Hayyam'ın Rubaileri" adlı bir kitapçık var. Dil üstüne boşaltılıp bir-kaç yudum su ile yutulacak ilâç tozu paketçikleri kadar ufak bir kitap. Unuttuğumuz bir temiz baskı ile, kişiye ilkin yeme isteği veren kaymak içi aklığında bir kâğıda basılmış. Hayyam'ın, bu, yere düşüp binbir parçaya bölünmüş ayna gibi, her parçasında ayrı bir düşün, [...]
