Namık Kemal

Onu küçük çocuklar ve ihtiyar kadınlar bile tanıyor. Anadolu'nun en temiz evlâdı, İstanbul'un en erkek ve mert hemşehrisini bilmeyenler, bilenleri ürkütmeyecek kadar dağınık ve az bir şey... Fakat her yaşayan iyi ve güzel midir? Veyahut fena ve çirkin mi? Evvelâ, şairin içimize karışmış olan gölgesinin hatlarını çizemez miyiz? Kemal'i düşünüyorum; gürültücü bir adam. Ses, hareket [...]

Asım Kültür neden ukalâ?

Geçen gün bir iki dost ısrar edince okudum ve gördüm ki Asım Kültür'ün her zamanki sütununda bu sefer devirdiği çamlarla bir fukara mahallesini ısıtmak mümkündür. O iki sütun silme yazının işte demek istedikleri:  1. Türk musikisi yalnız halk musikisidir. (Demek Adnan Saygun'la Itri'nin musikisi bize ait değil.) 2. Halk musikisi sadece neş'e ve oynaklıktır, şu [...]

Bu anket değil, fâcia

Bilmem Ordinaryüs Profesör Tevfik Sağlam’ın Tıp Fakültesinin 7 inci sömestresine kadar ulaşmış olan gençler arasında yaptığı anketin neticelerini gördünüz mü? Ben görmedim, görmek talihsizliğine uğramadım ama, gazetelerden öğrenmek felâketine ne yazık ki uğramış bulunuyorum. Anketin soruları ve neticelerini tafsilatı ile sıralamaya sütunum pek müsait değil, ama, kısaltarak nakledebilirim. Profesör sormuş: -Yabancı dillerden bir tek tıp [...]

Allah onlarladır

Dün sizi vatan ve insaniyetin yenilmez kalesini muhafaza etmek için çıktığınız büyük sefere uğurladık. Teşyi merasiminde dikkati çeken sadelik, yakınlarınızın göz pınarlarında birikip kalmış, akmamak için zaptedilmiş gözyaşları da gösteriyordu ve bir defa daha ispat ediyordu ki bu milletin, dünyanın öteki ucunda komünistleri mükerrer olarak mağlup eden bu milletin en büyük hâdiseler karşısında dünyanın hiçbir [...]

Bugünkü miting

Bugün yine sizinle konuşmak fırsatını bana veren genç arkadaşlarım, yaşayın! Bugün bütün parti mümessillerini, kısaca bütün İzmirliyi ve bütün memleketi peşinizde görmektesiniz. Moskoflarla birkaç kerre savaşmış olan iki büklüm ihtiyarla, saçı bitmemiş yetim, bugün ruhça, gönülce size yakındır. Acemoğlu’nun Çaldıran tokatına rağmen rüşte ermeyen bazı fikir softaları ve Tahran'da çöreklenmiş Sovyet azmanı komünistlerle Türkiye'deki gizli [...]

Onun kemikleri

Bu satırlar gazetede göründüğü günün sabahı, onun, bir torba içinde, yıllarca hürlüğümüz için sızlamış olan kemikleri İzmir limanına girmiş olacaktır. Her şey bizden başlar diyen zihniyet ilme uymaz bir görüş olduğu için, Türkiye'deki hürriyet fikirlerinin, mazinin muzlim tarlaları içinde ilk serpildiği günleri de bilmiş olmak yerinde olur. Bilmiş olmak lâzımdır ki bu memlekette Türkçülük nasıl [...]

Bize noktalama işaretlerini öğreten okuruma

Sıra, tam Dîvan şiirinin aşk bölümüne gelmişti. Bir hafta erteledim. Çünkü bana Anadolu Üniversitelerinin birinde hem de edebiyat okutan bir okurum, uyarıda bulunmuş: “Noktalama işaretlerinde zaman zaman yanlışlara düşüyorsunuz” diyor. Herşeyimize hayranmış, ama noktalama konusundaki bazı yanılmalarıma ve konuda direnişime üzülüyormuş. İmza yerine A. isminden sonra okunmaz bir harf karalayan, hangi üniversitede edebiyat okuttuğunu da [...]

Namık Kemal’in reçetesi

Şu bir hafta içinde, gözlerimizin önünden akıp giden olayları düşününce, Namık Kemal'in oğlu Ali Ekrem Bey'e verdiği fotoğrafına yazmış olduğu dörtlüğü anımsamamak olası mı? Anap iktidarına yapılan eleştirilerden biraz sıyrılıp devlet katlarının yücelerinde görev almış bürokrat aydınlarımıza dönemez miyiz? Sözgelimi Tekel Genel Müdürü devlet müdürüdür. İşbaşına geldiği günden beri, "halka sattıklarına zam yap" emrini kuzu [...]

Hani, Yok mu Hicivci?

Samsun asıllı Gürcü Mehmed Paşa, devleti beceriksizlikler içinde yönetiyor. IV. Murad üzgün. Sorularına aldığı yanıt, daha da tepesini attırmada: “-Reâyânın (vatandaşların) hali nedir?”“-Mukadderât-ı ilâhiyye padişahım.”“-Havâic-i zarüriyye (halk için gerekli en zorunlu yiyecek, giyecek, yakacak maddeleri) neden yok?”“-Fıkdânından (parasızlık) padişahım.”“- Devlete başkaldırmaların sebebi ne ola?”“-Âsîliklerinden padişahım!” BİZİM HÜKÜMET İLERİ GELENLERİ DE Evet, bizimkiler de Gürcü Mehmed [...]

Edebiyatımızda Acıma Hissi

Bu duyguya Tanzimat Edebiyatı'nda rastlamaktayız. "Fakat nasıl bir acıma, ne şekil bir merhamet?" diye kendi kendimize sormamız da mümkündür. Garp kültürünü ilk ışıklarını, akis hâlinde de olsa, eski edebiyatımızı tanıtmıya çalışan tanzimatçılar, muhtelif edebî eserleriyle de merhamete benzer duygularını anlatmıya çabalamışlardır. Hakikatte, merhametten, bu büyük insanlık vakfından hâlâ nasibini alamıyan edebiyatımız zahirî bir merhametlilik içinde [...]