
Dün sizi vatan ve insaniyetin yenilmez kalesini muhafaza etmek için çıktığınız büyük sefere uğurladık. Teşyi merasiminde dikkati çeken sadelik, yakınlarınızın göz pınarlarında birikip kalmış, akmamak için zaptedilmiş gözyaşları da gösteriyordu ve bir defa daha ispat ediyordu ki bu milletin, dünyanın öteki ucunda komünistleri mükerrer olarak mağlup eden bu milletin en büyük hâdiseler karşısında dünyanın hiçbir milletine nasip olmayan bir vekarlı davranışı mevcuttur. Halbuki bir ucunda insanı Mevlâsına da götürebilecek şehitler durağı da gözüken bu tarihi sefer, sizi iki defa aziz olası bir şeref yolculuğuna götürüyor. Bir kerre pekâlâ biliyoruz ki, ezeli düşman, bu er meydanındaki imtihanda, süngüleriniz karşısında aldığı üç adet sıfır notunu hesap ederek manevi teşebbüs bakımından meflûç kalmıştır. Eğer onda, vatana, Allaha, Hakka, barışa, kardeşliğe ve mustarip beşeriyetin tekâmülüne inanan bütün milletlere saldıracak güç tükenmişse, bu tükenmede hür milletler orduları içindeki kahraman kardeşlerimizin dipçik payı, iman salâbeti başlıca rol oynamıştır. Dost Amerikan milletinin nakliye gemisine, Ege’nin sultaniye üzümleri gibi salkım salkım yaslanmış giderken bütün bir tarih, eski gazalar ve büyük şehadetler tarihimiz bir defa daha yâda geldi. Dün de böyle sefer sefer yola düzülmüş, düşmanı serhad boylarında, sınırlar ötesi beldelerde tepelemiştik. Dünkü Allah’a ve vatan aşkına bugün bir yenisini, insaniyet ve hürriyet aşkını ilave eden sizler atalarınızın gıptasını çekecek bir mazhariyete sahipsiniz. Eski cengaverlerimiz için “Harpçı” diye dil uzatan bedbahtlara aldırmayın! Dünya yüzünde sulh sözünün edilmediği devirlerde onlar herkesin yaptığını en büyük bir kahramanlıkla başarmışlardı. Sizin mazhariyetiniz, bugünün kardeşlik ve hürriyet dünyası idealini benimsemede ve bu uğurda döğüşmede adeta öncü olmanızdır. Ey geride kalanlar! Sizleri yer yüzünde yalnız Türk’e mahsus olan o derin sabır ve kıt görüşlülerin tenkit ettiği tehammül kabiliyeti bekliyor. Her karış toprağında yüzlerce şehit yatan bu vatanın evlâtlarına zaten başka bir karakter de yaraşmazdı. Bir gün bize de mukadder olabileceğini düşünerek, bu şan dolu seferin yolcularına vatan şairimiz Namık Kemal’in yıllar önceki hitabını tekrarlıyorum:
Arş yiğitler vatanın imdadına!”
Şardağ, R. (1952, Haziran 10). Günübirlik/Allah onlarladır. Yeni Asır, s. 3.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

