Yüzüncü Doğum Yılında M. Emin Yurdakul İçin

Mehmet Emin Yurdakul(1869-1944) O, sanatını ülküsüne adamış, halka dönük, altın kalpli bir insandı. “Vatanda hür ve mesut ömür sürmek bir hakken, esir olmak, mazlûm olmak, sefil olmak, bu neden?” diye başkaldırıyordu. Yurdakul’u, hırsızların, müstebitlerin, topraksız köylüyü soyan ağaların, İslâm dinini gerçeğinden uzaklaştıran sahte adamların, uygarlık düşmanlarıyla, sömürücülerin, köylüyü ezenlerin karşısında buluruz. Doğumunun üzerinden yüz yıl [...]

Eski Şiirimizde İran Rüzgârı

Divan şiirimizi, yüzyıllar boyu etkisi altında tutan rüzgârları, salt İran üzerinden esmiş olarak düşünmek, işi eksik tutmak olur. Beşyüz yılı aşkın bir süre içinde, bütün Osmanlı-Türk aydınlarını büyük kentlerin havasını almış Anadolu çocuklarını, kılıçlarını ellerinden, yalnız kalemlerinin hatırı için bırakmış Osmanlı padişahlarını büyülemiş bir Fars mektebinin, eski divan edebiyatımıza böylesine rahat yerleşmesinde benzeri toplumsal durumumuzu [...]

ATTİLÂ İLHAN’ın ŞİİRLERİ

Attilâ İlhan(1925-2005) Son çağ şiirinin, bizde batıdakinden daha çabuk ve daha kolay tutunmasının en büyük nedeni şu: Tartılı ve kesinlikle uyaklı olan eski şiirimizin geleneksel yapısına, ilk etken vuruşu Nazım Hikmet yapmıştı. Kendisinden sonra gelenlere, yeni için, büyük bir savaşım sorunu bırakmadı. Nazım'ın, eski dizin düzeninin çökertirken toplumun büyük tepkisiyle karşılaşmadığı bir gerçek. En koyu [...]

Bizde Nesil Meselesi

Yayın hayatımızda, edebiyatın genç yolcularıyla bıyık altından, göz ucuyla veya bir karış açılmış ağızlarla alay eden bir hayli kalabalık kimselere rastlamaktayız. Bütün medenî insan topluluklarında, gençler kendilerinden eski nesle bazen çirkin şekillere kadar varan saldırışlarda bulunurlar. Eski diye ne varsa hepsini ölmüş, modası geçmiş bilir veya üzerinden her ne sebeple olursa olsun bir sünger geçirilmek gerektiğini [...]

Şiirin Sesi

Türk şiiri, kaç yüz yıldır ne batak vasatlar üstünde doğup, öldü; ne talihsiz devirler içinde kımıldayıp yıkıldı! İnsan oğullarının kurak bahçesinde, derlenebilecek tek solmaz çiçek şair değil midir? Hayali amansız döğüşlerle uzak çevrelere kadar itmiş, genzi sade toprak kokularıyla dolduran dünyamızda en aşınmaz duygu elbet yine odur. Rahatsızlığımız içinde en avutucu ışık o, günahkar ruhlarımız [...]