Eski Şiirimizde İran Rüzgârı

Divan şiirimizi, yüzyıllar boyu etkisi altında tutan rüzgârları, salt İran üzerinden esmiş olarak düşünmek, işi eksik tutmak olur. Beşyüz yılı aşkın bir süre içinde, bütün Osmanlı-Türk aydınlarını büyük kentlerin havasını almış Anadolu çocuklarını, kılıçlarını ellerinden, yalnız kalemlerinin hatırı için bırakmış Osmanlı padişahlarını büyülemiş bir Fars mektebinin, eski divan edebiyatımıza böylesine rahat yerleşmesinde benzeri toplumsal durumumuzu [...]

Divan Şiirine Başka Bir Bakış

Eski şiirimiz hakkında, tıpkısına tekrar edilmiş yargıların, görüşlerin dışında ufak dokunuşlarımız olacak.  Divan şiirinin geleneksel inceleyicileri, onu, birbirlerini tekrar eden sloganlarla, sevgi veya sevgisizlik içinde nitelediler.  Gözü kör tutkunlarına göre ince, san'atlı, derin, ölmez, kibar bir edebiyattı. Cumhuriyet ihtilâli sonunda siyasî gayretkeşler eliyle, beş yüz yıllık şiirimiz, edebiyat dışı tutuldu. Rahmetli Fuat Köprülü'nün, millî edebiyatımızda [...]

Kardeşlerimin Destanı’ndan (Şiir)

Acı bir şey mi dersin, ağlayan yoldaş olmamız bizim?Hep acınmaz kimseler mi olsak; keşke Tanrım, keşke olsak..Güneşe yükselmedikse eğer, bu sevimsiz toprak üstüneDaha mı iyi sanki düşün, duygusuz otlar gibi olsak. Kopuk kanatlarla karlara düşen kuşlara yanmak; Ağlamak, içli bir kalp gibi güze küskün ağaca; Kuşları görür, insana kör merhamet neden?Saflarda açılan gedikler kaça mal oldu kaça? [...]

1943’e Girerken Edebiyatımız

Yeni bir yılın eşiğinde, geriye bir göz atabiliriz. Edebiyatımızın bir yıl önceki panoraması dalgalı, renk renktir. Hikâye büyük bir durgunluk geçirirken, romanda bir hareket sezilmekte, edebî tetkik eserleri yönünden avuçlarımız boş ve hazin kilitlenişle kapanırken tercümeler gür bir pınardan akan sular gibi gözümüzü ve içimizi doyurmadadır. Edebî hareketlerimizse bazen göğüs kabartacak, bazen utanç verecek bir [...]

Bir Misafir

Bulgar Hikâyesi I Hareket etmiş olan gerideki takımdan Stoyan Gaşiniket, bazen şehirdeki garnizonuna, bazen köprülerin birleştiği yerdeki polis müfrezelerine bazen de gerideki Alaya şimedriferle zahire gönderen kollara yardım ederek ve mahpusların yarına katmak için baraz daha muhafız göndererek ilerleyen ordunun izlerini takip ediyordu. Şehirden şehire, kasabadan kasabaya alacalı bulacalı kaputunu örtmüş, ağır bir arkebüz [bir [...]

Ahmet Rasim

Ahmet Rasim(1864-1932) Sanki vakit vakit, düz, çakıllı, bataklık topraklar üzerinden geçerek ilerleyen bir çay gibi ve bu çayın muhtelif tabakalar üzerinde uğradığı değişmeler gibi, o da değişik duygular ve ifade güzellikleri içinde yürüyüp gitti. RÜŞTÜ ŞARDAĞ Rasim'in hangi kitabını okursanız okuyun, muhakkak aynı kardeş hisleri duyacaksınız. Ben onu hiç tanımam, remini bile görmüş değilim; fakat bugün, [...]

Edebiyatımızda Vatan Duygusu-II

Artık edebiyatta da minkılâp değil, ancak bir inkılâp hareketinin emarelerini görmek mecburiyetinde kalacağımızı kestirebiliriz. Madem ki Tanzimat'ın nabzını yoklamıya çalıştık. Netekim her çeşit, her nevi ve her mektebe mensup edebiyatın, edebiyat örneklerinin akın akın Tanzimat'a karıştığı bir devrede, "vatan" kelimesinin de eserlerde akisler bulması pek tabi idi. Fakat vatan yeniden idrâk ediliyor gibiydi. Çünkü yeni [...]

Zavallı Necdet ve Bugünkü Piyasa Romanları

Beşinci basımını idrak eden ve yaşama gücü hâlâ tükenmemiş sanılan "Zavallı Necdet"i çeyrek asırdanberi böyle diri tutan şartları düşünmek hiç de boş bir emek olmıyacaktı. Çünkü o, bugün dördüncü ve beşinci baskılarını yapan, sanat ve edebiyetla ilgisiz birçok roman taslaklarının da büyük ağabeysidir. Yalnız onlardan ayrılan küçük bir tarafı var: Bu eski eseri o günün [...]