Eski bir hatıra

Mikrofon ortaya çıkıncaya kadar; "Ben hanendeyim!" diyebilmek için her şeyden evvel bol ve gümrah bir sese sahip olmak lazımdı. Hafız Sami, Hafız Yaşar, Hafız Osman, Hanende Şahap, Hanende Nedim Bey'ler böyle muhteşem sese sahip en az yirmi, otuz fasıldan okumasını bilen, eline def'i aldıkları zaman bir fasıl takımını idare edecek vasıfta kimselerdi. Yirmi beş sene [...]

Suzan Yaman’a hatırlatma

Böyle cavalaciroz program olur mu? Bugün radyomuzda tam 16.00'da dinleyeceğiniz Suzan Yaman kızımızın şarkı programı önümde. Bakıyorum, bakıyorum da radyo müdürlüğüm zamanından bu tarafa repertuar bakımından bir türlü tekâmül edilemediğine yanıyorum. Şerif İçli'nin Hüzzam makamından Katakofti usûlü ile bestelediği ilk eser hariç söylene söylene artık dinleyicilere gık dedirten şarkılarla dolan şu programa bakıyorum da sesini [...]

Güler ne yapıyor?

Özgeçit kızımız tehlikeli bir yoldadır Bir haftadan beri bizim iyi okuyan Güler Özgeçit kızımıza bir hal oldu. Onu dinlerken bir zamanlar en büyük zevki duyan ben, son günlerde radyomun düğmesini kapayacak kadar sinirleniyorum. Yerinden, transpoze, birden bire iki oktav yukarısından okumak her babayiğitin kârı değilken, bu hünerlerde muvaffak oluyor diye kendisini nasıl övdüğümü, tuttuğumu okuyucularım [...]

İstemiyoruz, çalmayın

Bu Pazar günü, Ankara Radyosu'nu dinlemişseniz, şu "İsteyin, çalalım" saatine de belki şahit olmuşsunuzdur. Radyolarımız, şüphe yok ki halkın arzularını ifa eden müesseselerdir. Bu sebeple onlarda zaman zaman gördüğümüz yenilikler, buluşlar, umumi isteği çeşitli anketlerle yoklama neticesi gerçekleştirilen saatler hepimizi memnun eder. Ama bu arada bir noktayı nasıl unutabiliriz: Radyolarımız her şeyden önce devlet radyosu [...]

Karaosmanoğlu’nun hakkı var

Geçenlerde eski dostum büyük Türk romancısı Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun hatıra üstüne kaleme aldığı ve "Ötede kalan şey" başlıklı nefis yazısını lezzetle okumuştum. O gün bugün bu mevzu içinde, inanın okurlarım, kırk derecelik bir ateşle kıvranmadayım. Hem bir hakikati şu fıkra köşeciğimde itiraf edeyim: Güzel olan, sanat olan, sanatta kuvvetli ne varsa hep hatıraya dayanır. Dünyanın [...]

Solistlerimiz soruyor…

Ankara'yı görmüyor musunuz?Cevabım: İstanbul'u görmüyor musunuz? Geçen gün beni ziyarete gelen üç radyo sanatkârı belli belirsiz sitem ettiler: "Bizi fazla iğneliyorsunuz; Ankara'yı görmüyor musunuz? Vallahi öyleleri okuyor ki.." diye, onları ikna ettim ama, onlar gibi düşünen diğer çocuklarımızı da hakkımda yanlış düşünmek gibi bir ihtimalden kurtarmak isterim.  Bir defa benim yaptığım şey iğnelemek maksadına dayanmıyor. Gayesiz [...]

Gelberi

Dün, bir dostla beraber fuarın Alsancak kapısından çıkmıştık. Arkadaşım hususi arabasını tretuara yığılmış olan diğer otomobillerin arasından kurtarmak üzere geri manevra yaparken, derhal bir ses peydah oluyor:  - Gel, gel! Beri gel! Gel beri! Gel beri! Sonra aynı ses devam ediyor:  - Dur! Az daha gel! Gel! Gel beri! Tamam! Koluna kırmızı bir de pazubant [...]

Bugün üç radyoda neler var

Lahinleri küheylân gibi konuşturan - Yaman yine yamandır - Güzel bir soprano Bugün Ankara'da 12.30'da Muallâ Gökçay'ı dinleyeceksiniz. Sahneyi dolduran fizik yapısı ve şahlanan ses cinsi ile çocuk günlerimin hayalini dolduran Muallâ, radyolarımızda bugün bu isimle okuyan birçoklarının Atakan'la beraber en önde gelmektedir. Binek atına ânî bir hamle ile atlayan süvari gibi melodilere atlayan, hele [...]

Küfürden şifa

İngiltere’de bir ruhiyatçı doktor demiş ki: “Küfür edin vatandaşlarım! Küfür edin; zira sağlığınız için en iyi tedavi yollarından biri budur.” Bizim değerli tercüme­ci, profesör ve kronikçimiz Sabri Esat Siyavuşgil: "Siz" diyor, “Bakmayın o İngiliz doktoruna; onların küfür dediği, bizim anladığımız küfür değildir.” Şimdi ben de okurlarıma diyorum ki: “Siz durun o İngiliz doktorunun sözü üzerinde; [...]

Bir küçük hizmet: Gönül aşağı, gönül yukarı

Gönül sözleri bir arada Klasik Türk musikimizde, hatta bir çok muasır şarkılarımızda geçen kelimelerin yanlış telaffuz edildiğini, edebiyat tahsili yapmış kimselerin dahi, pek genç iseler ve Divan edebiyatı ile mahsusen alâkalanmamışlarsa, bu hataları yaptıkları her gün görülen olaylardandır. Fakat radyolarımızda okuyabilmek, ses artisti olabilmek için yıllarca dirsek döven, usûl, nota yazımı, kulak ve şan terbiyesi, [...]