Büyük bestecimiz Giriftzen Asım Bey 

Musikimize az fakat ölmez eserler ve bilhassa uzun zaman bulunduğu Amasya'da ektiği feyizli musiki tohumlarının üzerinden seneler geçmesine rağmen hâlâ yeşertileri görülen Neyzen ve Giriftzen asım Bey, 1851'de Tesalya Yenişehrinde dünyaya gelmiştir. Muhzurbaşı Ali Efendi'nin oğludur. Küçük yaşta iken sesinin güzelliği muhitinin dikkat nazarlarını çekmiş ve Yenişehir Mevlevihanesi'nde 14-15 yaşlarında iken Neyzen Yusuf Paşa'nın çırağı [...]

Alaturka’da Usûl

Pratik tarifeler hakkında bilgiler Bir çok dostlara rastgelirim. aramızda şöyle bir konuşma geçer: -Bizim kızın bir sesi var; harika. Biraz usûl öğrense Safiye'den daha güzel okuyacak.  İşin tuhafı, kadınsa, Safiye, erkekse Münir Nurettin'den alırlar. Halbuki, bahsedilen kızın belki sesi vardır. Fakat eksik olan tarafı: Musikisi bilgisi, makamlar, eserler gibi bir müzisyende bulunması lâzım gelen vasıflardır. [...]

Yorgo Bacanos

İstanbul Radyosu açıldıktan sonra onu tanımayan, ismini duymayan kalmadı. Yüzünden hiç eksik olmayan tebessümü, kendi işinden başka bir şeye karışmayan hayat telâkkisi, onu bütün sanat muhitine çok sevdirdi.  Yorgo, meşhur havta üstadı Lambo'nun oğlu ve yakın zamanda aramızdan ebediyen ayrılan kemençe üstatlarından Aleko'nun kardeşidir.  Ud'a ne zaman başladığını kendi dahi hatırlamamaktadır. Pek küçük yaşta minik [...]

Vah Niyazi’ye*

Bana bundan sonra her sabah, tevazunun ve insanlığın ateşini taşıyan bakışlarla kimler "Merhaba" diyecek? Beni hangi dost, böyle senin gibi riyasız, günde bir kaç defa öpecek? Ne yaptın evlâdım, nasıl bizi Yanıkoğlan'sız bırakıp gittin? Hangi cepheni aramayalım? Hangi bir meziyetini yaş dökerek anmayalım? Bir büyükşehir belediyesinde küçük bir raportördün. Büyük büyük makamlarda oldukları halde iskemlelerini [...]

Buyrun yemliğe

Dün İkiçeşmelik Caddesi'nin meşhur dar ve tıkanık yokuşundan inmeye çalışan otobüsün içindeydim. Yarı yolda üç çocuklu bir karıkoca içeri girdi. Bir zatın kadına verdiği yere hatuncağız hem kendisini hem de iki çocuğunu, ancak ana olanların kavrayabileceği bir hesap ve plân dairesinde yerleştirdi. Baba, üç yaşlarındaki kızı ile ayakta, bir tarafa çarpmamak için çırpınıyor. Onun tam [...]

Yaman bir ders

Geçen gün Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Başkanı muhterem Osman Çiçekdağı'nın Çocuk Hakimiyet Bayramı'nı Ankara Radyosu'nda açışına bilmem şahit oldunuz mu? Hani büyük bir samimiyetle itiraf edeyim ki hitabet tarihimize geçecek bir konuşma idi o! Düşünün ve açıkça itiraf edin: Bu milletin yıllardan beri nutuk dinlemekten çekmediği mi kalmıştır? Faraza nutuk ve hitabet, yakalanması zor kanarya [...]

Cemâl Reşit şehrimizde

Musikinin cahilleri, bakın görün, yarın, "işte, efendim hakiki Türk müziği" diyerek Cemâl Reşit Rey üstadımızı övecek ve bizimkini yere vuracaklardır. Cahil kavgalarını bir tarafa bırakıp kaliteyi mîyar alalım, Türk musikisinde Batı müziği tekniğini inkişaf ettirenlerin başında değerli müzisyen Cemâl Reşit Bey gelir. Hayatının yirmi senesini Avrupa'da geçiren, "İmkânsızdır" yerine alışkanlıkla "C'est impossible" diyecek kadar Batı [...]

Yanlışlıkla, bilgisizlikle, inatlaşmayla sonuca varamazsınız

Laiklik ve Atatürkçülüğü sömürmekle Kur’an’ı çarpıtanları nasıl önleyeceğiz? Allah’ımıza, Kur’an’ımıza eğilerek! Anayasamızın değişmez, değiştirilemez olan maddelerini inceleyerek olan maddelerini inceleyerek. Atamızın, Müslümanlığın gerçeğine nasıl saygıyla bağlı olduğunu öğrenerek. “Laiklik, Kur’an’a aykırı mı?” Laiklik, Batı’da nice kavgalı, cinayetli ve kanlı olaylardan sonra uygulamaya konulabildi. Aslında Hz. İsa’nın yirmiyi aşkın İncillerinden seçilmiş dört İncil’inde bile hoşgörüyü, cezayı [...]

Tartışmayalım

Ülkemde son beş altı yıldan bu yana, en tartışılan konu bu! Gün geçmiyor ki siyasal sürtüşmelerde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, partiler ve sevgili vatandaşlarımın arasında İslâmlık-laiklik ve Atatürkçülük sürtüşmelerine rastlamayalım! Sömürülerin her çeşidi çirkindir, insanı tiksindirir, ama din ve Atatürk sömürüsü, bunların, hem en ayıplı olanı, hem de en sakıncalısıdır. Çünkü Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana [...]

İşçilere mesken

İşçilerimiz mesken sağlamak için kurulduğu söylenen kooperatifin toplantısına ait fotoğrafları gazetelerde gördüm. Bizde kooperatifçiliğin çok su götürür, şakaya gelir tarafı vardır ama, işçilerimize mesken kurma davasının şakaya gelir hiç bir tarafı yoktur. Türkiye Atatürk'ün dehalı görüşlerinden birinin neticesi olarak işçi davasında şöyle bir yol tutmuştur: İşçi sınıfını müdafaa ediyoruz diye, cemiyetin birbiriyle kardeş münasebetleri içinde [...]