Bir çok dostlara rastgelirim; aramızda şöyle bir konuşma geçer: -Bizim kızın bir sesi var; harika. Biraz usûl öğrense Safiye'den daha güzel okuyacak. İşin tuhafı, kadınsa, Safiye, erkekse Münir Nurettin'den alırlar. Halbuki, bahsedilen kızın belki sesi vardır. Fakat eksik olan tarafı: Musikisi bilgisi, makamlar, eserler gibi bir müzisyende bulunması lâzım gelen vasıflardır. Hakikatte usûl bambaşka bir [...]
Etiket: Rüştü Şardağ
Çorap söküğü…
Stalin'den sonra Çekoslovak Cumhurbaşkanı da bir kriz neticesi ölmüş. Yeni Sovyet devlet başkanının da ayrıca kalp hastalığına müptela olması sulh arzusu içinde kıvranan dünya vatandaşlarını nerdeyse sevinçten hoplatacak. "Efendim, meseleleri şahıslara bağlarsak beyhude yere ümitleniriz" diye söze başlayacak bir mantık sahibinin belki de hakkı vardır. Fakat tarihin mel'un istibdatları -hangi isim ve rejim adı altında [...]
Yorgo Bacanos
Yorgo Bacanos(1900-1977) İstanbul Radyosu açıldıktan sonra onu tanımayan, ismini duymayan kalmadı. Yüzünden hiç eksik olmayan tebessümü, kendi işinden başka bir şeye karışmayan hayat telâkkisi, onu bütün sanat muhitine çok sevdirdi. Yorgo, meşhur lavta üstadı Lambo'nun oğlu ve yakın zamanda aramızdan ebediyen ayrılan kemençe üstatlarından Aleko'nun kardeşidir. Ud'a ne zaman başladığını kendi dahi hatırlamamaktadır. Pek küçük [...]
Radyo’da bugün neler dinleyeceğiz
İsmet Uğurlu Bugün İstanbul Radyosu'nun 20.35 seansında dinleyeceğiniz küme faslı cidden güzeldir. Bu fasılda geçen şarkılardan biri var ki, radyo dergilerinde yanlış kaydedilmiş. Hicazkâr makamından olan bu nefis ve klâsik çeşnideki eserin sözleri budur: "Pembelikle imtizac etmiş teninSine yâ kâfura benzer gerdeninBen siyah pırlanta zannettim teninSine yâ kâfura benzer gerdenin" Yine bugün Ankara Radyosu'nda 21.30'da [...]
Büyük bestecimiz Giriftzen Asım Bey
Musikimize az fakat ölmez eserler ve bilhassa uzun zaman bulunduğu Amasya'da ektiği feyizli musiki tohumlarının üzerinden seneler geçmesine rağmen hâlâ yeşertileri görülen Neyzen ve Giriftzen Asım Bey, 1851'de Tesalya Yenişehrinde dünyaya gelmiştir. Muhzırbaşı Ali Efendi'nin oğludur. Küçük yaşta iken sesinin güzelliği muhitinin dikkat nazarlarını çekmiş ve Yenişehir Mevlevihanesi'nde 14-15 yaşlarında iken Neyzen Yusuf Paşa'nın çırağı [...]
Edebiyat ve Halk
İçtimaî durumları bakımından çoğu zaman silik kalmış fakat hizmetleri büyük olan halk yığınları bütün geçmiş çağları adsız çiçeklerle bezediler. İlk Asya kurultaylarında can veren onlardı. Zalim sanattan nişan veren ehramların altına, çalışmaktan tükenmiş vücutlarının çürük kemiklerini bırakan onlardı. Yunan'ın Agora meydanlarında asırlar boyu halk çığrıştı. Medenileşmiş ilk sosyete düşünücülerine konu, ilk din ulularına sevgi kaynağı, [...]
Mehdi’ye dair
Bugünkü yobazgâhlarda insanı, dairemsi bir kara sakaldan ümit bekletecek kadar seviyesizleştiren sefil bir akide öğretilmektedir; yazık!RÜŞTÜ ŞARDAĞ İki patates kafa üstünde taşıdıkları ticari gözlere dikkat ettim. Gazete üstünde olmakla beraber karşımda, sanki aslından farksız bir bakışla duruyorlar. Belli ki bunlar, bize bakarken bile başka tarafları görür gibidirler. İhtimal kasketleri altından, kendilerine göre ufuk kadar uzak [...]
Güzel bir çirkin
Otobüsteyim. Kalabalık içine ihtiyar bir kadın giriyor. Oturanlara bakıyorum, kimsede bir kıpırdama yok. Sevimli, nur yüzlü anacık, tutunacak bir şey arıyor besbelli. İki yanına yalpa yapıyor. Pencereye tutunmak istiyor, fakat bizim şu miadını dolmuş oynak otobüsümüz onu öbür yana atıyor, demiri tutmak ümidine kapılıyor, buna da gücü elvermiyor. Ayaktayım; “gel anne şöyle” deyip kendi durduğum [...]
Nafile yetişemeyiz
Biraz göbek peyda ettiğimden mi nedir, dün sabahleyin, Basmahane-Alsancak otobüsü burnumun dibinde olduğu halde, bütün seğirtmeme rağmen yetişemedim. Bir sıçradım, o benden önce “fırttt” diye dümeni, kordona doğru kıvırıverdi. Tam bu sırada ense kökümde biten deli dolu arkadaşım, “Nafile” dedi, “senden de geçmiş; yanı başındaki otobüse yetişemedin! Aranızda on adımlık mesafe olsaydı, yüreğim yanmazdı.” Bozulmadım [...]
İkinci konser
Dün gece Münir ikinci konserini verdi. Şehrimizin ölümsüz evlâdı Rakım Hoca, bu konserin ilk kısmının birinci eserini, güftesi Baki’nin olan: “Müheyya oldu meclis sakiya peymaneler dönsün.” Hüseyni nakşıyla tezyin etmedeydi. Bir defa şununla İzmirliler övünebilir ki Hisar Camii'nin bu derin hocası hiçbir eserinde bu rütbe yükselmemiştir. Klâsik musikimizin Dedelerine has bir olgunlukla işlenmiş olan bu [...]
