Bir toplantının, daha evvelki hususî sohbeti içindeyiz. Dört, beş arkadaş arasında rast gele birine saati soruyorum: -Benim ki bozuk canım.-Seninki? Bir baksana?-Evde unutmuşum; ama zaten güvenilmez de, bozuk.-Ya seninki?-Ayarı bozuk! O gün, günlerden Cumartesi de değil mi sana! Haydi, pazarın şakacı fıkrasını çıkarayım bari dedim. Nasıl söyleyeyim, zamanımızda bozulmayan bir şey kalmadı ki… Birlikte çarşıya [...]
Etiket: Rüştü Şardağ
Anti demokratik
Şimdi benim, siyasetle, hele onun gündeliği ile meşgul olmadığımı bilmeyenleriniz varsa, “tamam” diyeceklerdir; “şu mahut kanunlardan bahsediyor.” Ama, her tarafı siyaset ve havadisle dolu olan gazetelerimizin bazı köşeleri olsun hafif dozda yazılara muhtaç olduğundan, ara sıra, benim gibi gevezelikle karışık notlar sıralamak hiç de fena değil. Bakın, biz şu Anti Demokratik sözünü, hep siyasetle beraber [...]
Yüz
Şimdi, şu “yüz” kelimesini görünce ilk defa aklınıza ne gelir bilmem ki… Eğer insanların yüzü gelirse, şaşarım doğrusu. Bu yüze bakılacak cesaret ve istek mi kaldı? Adam kalkar, altmışına basan yaşıyla on yaşında bir kız çocuğunu kirletir, işin tuhafı, taşıdığı yüz, insan yüzüdür. Bu kuruntu yüzünden karısını iri ekmek bıçağıyla doğrar; yüzü, bizim yüzümüzdür. Ekmeğe, [...]
Atlantiğin ötesi
Birkaç gündür, içeride ve dışarıda, kazandığımız zafer üzerine süregiden yorumlara bakıyorum. Bizimkilerle yabancı görüşlerin birleştiği iki nokta var: Türkiyenin pakta alınması, dünya güvenliğini geniş çağda, kendi güvenliğimizle birlikte sağladığı için, yarım yamalak kalmış bir başarının tam zafere ulaşması demektir; bu, birinci yorum! Bir de şu fikir hâkim: Dünya artık, kasıtlı düşmanlar hariç, hür milletlerin dost [...]
İrfana açılan kapılar
Evlâtlarını nura boğulmuş görmek isteyen ana ve babalar için, dünden itibaren okulların kapıları irfana açılmış bulunuyor. Terbiyeci A. Vinet’in haklı olarak söylediği gibi “başlarının içi bilgi ile teçhiz edilmiş insanların, bunun aksi olan kimselere karşı öyle bir imtiyazı ve üstünlüğü vardır ki, bu üstünlüğün yeri, hukuk kitapları ve kanunlar değil, fakat o memleket insanlarının idrakidir.” [...]
Fasıl
Radyomuzun geçen akşam meydan faslına başlarken bir defa daha inandım ki fasıl musikisi, bizim kolay kolay iptilâsından kurtulamayacağımız bir müzik dalımızdır. Asırlardan beri bu kıvrak dalda bülbül gibi şakıyan bütün icracılar veya hanendeler kafasından çok kalbi ile yaşayan bu millete hakkı ile tercüman olmuşlardır. Fasıl musikisinin mutlaka içkinin yardımı ile dinlenebileceğini sanan veya bu görüşü [...]
Düttürü düt…
Dokuz Eylül akşamı Mithat Paşa sanat okulu istikametinden gelen yirmi, otuz izci çocuğumuzun borazan seslerini, trampet vuruşlarını görünce düşündüm: Biz izcilikten dahi ne istediğimizi, ne beklediğimizi anlamış veya anlatabilmiş miyiz? Millî Eğitim Bakanlığı'nın bir takım talimatname, yeni adı ile, yönetmelik çıkarmasına rağmen durum aydınlanmış değildir. Değildir; çünkü eğer ortada bir vuzuh olsaydı yıllardan beri izci [...]
Ya biz bir şey vermeyecek miyiz?
İzmir'de Nato'nun karargâh kurması hiç şüphe yok ki hükümet için bir başarı, İzmirliler için de bir talih eseridir. Matbuatımız bunu günlerdir lâyıkı veçhile açıklamış bulunuyor. Fakat meselenin benim naçiz görüşüme göre bir tarafı daha var: Onların bize katacakları politik sosyal kıymetler yanında biz de kendilerini boş bırakmayacak, yer yüzünde yalnız Türk’e mahsus olan beşeri cevherlerimizi [...]
Tombul
Dün akşam günün batışı mı güzeldi, benim içimde bir ezginlik mi vardı bilmiyorum, oturduğum kır bahçesindeki iskemleye çöktükçe çöktüm. Önümde küçücük bir havuz, fıskiyesi hafif şıpırtılarla sularını tekrar geriye verirken sathında beliren dalgacıklar duygularımda adeta nakışlar işliyor. Haşim'in iki mısrağını içimden aldığı kuvvetle dudaklarım tekrarlıyor: “Bir Acem bahçesi bir seccadeDolduran havzı ateşten bade” Tam bu [...]
Mazhar Osman
Sen de göçtün koca hekim! Pek az zaman ferah, fakat çok defa hoyrat esen hayat rüzgârı, seni de yele verdi demek. Ama ölüm acısının dünyada çektiğimiz öldürmeyen acılardan tek farkı, artık sahibine bir şeyler duyurmaması değil midir? Sen, dudağında insaniyete şefkatle bakan son gülüş, bizi terk ettiğin andan beri sanırım ki en yakınlarınla birlikte bütün [...]
