Edebiyatımızda dikkat noktaları: Küçük insanlar

Bunlar kimlerdir? İnsanî edebiyatın iyiden iyiye tetkiki, modern dünya edebiyatının son zamanlara kadar verdiği mahsullere tahlili bir göz ile dalış, bu sualin cevabını verecektir. Garp, edebiyatı hayata bağladığı günden beri, bu hayat içindeki insanın nasibi için siyasi sahada, iktisadi sahada ve sanat sahasında asırlardan beri çırpınıp durmuştur. Asırlardan beridir ki, devler ve küçükler halinde, kastlar, [...]

Edebiyata geçmemiş mi, geç!

Bizim kadar okumuş, bizim kadar yazmış olanlardan, kısaca bizim kadar mürekkep yalamışlardan üstün olabilmemiz, şüphe yok ki bir kültür davasıdır. Kültür ise okumakla elde edilir. Ne okuyacağız? İşte bütün mesele buraya dayanıyor. Benim değerli okurum diyor ki: "Hemen her çıkan mecmuayı okuyorum. Telif, tercüme yüzlerce eser okudum." yine de üstün yazı yazma ve konuşabilme kabiliyetinden [...]

Edebiyat ve Halk

İçtimaî durumları bakımından çoğu zaman silik kalmış fakat hizmetleri büyük olan halk yığınları bütün geçmiş çağları adsız çiçeklerle bezediler. İlk Asya kurultaylarında can veren onlardı. Zalim sanattan nişan veren ehramların altına, çalışmaktan tükenmiş vücutlarının çürük kemiklerini bırakan onlardı. Yunan'ın Agora meydanlarında asırlar boyu halk çığrıştı. Medenileşmiş ilk sosyete düşünücülerine konu, ilk din ulularına sevgi kaynağı, [...]

Buyurun!

Gazetelerde okudunuz mu? Amerika'nın bilmem, neresinde yaşıyan ikiz kardeşlerden biri ne hissederse öteki de onu hissediyormuş. Biri gülerse, obiri de gülmek ihtiyacını zor tutuyor, biri ağlarsa, ötekisi feryadı basıyormuş. Nihayet evlenecek çağa gelmişler. “Evet, bunda ne var?” diyeceksiniz değil mi? Doğru. Bunda bir şey yok. Hele bedbin Arap şairine uyarsak: “Ölüm iki kapılı bir eve [...]

Uşak

Tulûat tiyatrosunun komik adı altındaki son mümessili, Dümbüllü İsmail’i geçen gece bana, on bir yaşındaki heyecanlarımın aynını tattıran bir lezzetle seyrettim. “Son tulûat komiği” dedim. Çünkü bizi kendisine değil, sanatına güldüren tek halk sanatkârı olarak ortada kalan odur. Şaklabanlıkta, belden aşağısı ile alâkalı tekerlemelerde, gerçek tiyatro ile, halk geleneklerinin ortasında kalan melez hareketlerde gördüğümüz o [...]

Tiyatro çırpınıyor

Yazıma koyduğum başlık, sadece İzmir'deki şehir tiyatrosunun kaderi ile değil, hatta şehrimizde modern komedi temsilleri veren Fransız sahne sanatkârları vesilesiyle bir kerre daha müşahede ettiğimiz Fransız tiyatrosu ile de değil; dünya tiyatrosunun kaderi ile ilgilidir. On beş sene oluyor ki Cermen kanından gelme Fransız şairi Reiner Maria Rilke “bugün” demişti, “Yazık ki Allah'a inanmayan insanlar, [...]

Bir pavyonun feryadı

Çekoslovak pavyonundaki Komünist ağızlı levhalar etrafa nefret uyandırdığı bir sırada, pavyonu dile gelmiş feryad eder buldum. Dün, öğle üzeri önünden geçtiğim pavyonla derleştim! “Hani senin teşhir edilecek o ince işlerin? Misafir olduğun yabancı memlekette, kendi malın diye gösterecek Moskof damgalı tahrik vecizelerinden başka bir şey bulamadın mı?” Çek pavyonu, Čapek’in mahzun köylüsü gibi boynunu bükmüş, [...]