Suzan Yaman’ın güzel programı

Bugün radyomuzda saat 18.15'de okuyacak olan Suzan Yaman, son günlerde alâkamı ısrarla üzerinde toplayan bir okuyucumuzdur. Bandırma'nın bu kabiliyetli kızını, İzmir Radyosu'na ikinci defa getirildiğim zaman ses bakımından kazanılmış bir kıymet olarak tanıdım. Zeka ve kabiliyetinin ayrıca o ipek yumuşaklığındaki hançeri süslemesi de dikkatimden kaçmamıştı. Zamanımda, bütün çırpınmalarım, onların durmadan repertuvarlarını zenginleştirmeleri esasında toplanmıştı. Nitekim [...]

Fahri Kavala ve konseri

Bu sesi bütün tatlılığına, içine, özüne ve lirizmine rağmen, henüz hâlâ tam şahsiyetini bulmuş addetmiyorum. Gerçi Kavala, konservatuvarda hocalık yapacak kıratta, musikimizin tek bir dalında değil, umumi mevzularına söz sahibidir. Çok kısa zamanda başka bir Zeki Müren, başka bir Muzaffer Birtan olacaktır; ama radyomuzun yegâne eksiği olduğu, son imtihan heyetince de tespit edilen hoca davasının [...]

Dr. Yavaşça’yı dinleyin

Sevim Tan gelişiyor Bugün İstanbul Radyosu'nda 19.40'dan 20.15'e kadar her Çarşamba günü, aynı saatte okuyan Dr. Alâeddin Yavaşça'yı dinleyeceğinizi size müjdelerim okurlarım. Piyasada ağızlarda tadı tuzu kalmamış, cıvık, bayat, hasta ve sulu hançerelerde ve göğüslerde hüviyetini kaybetmiş olan musikimizin en büyük talihi bir iki kıymeti meyanında Dr. Alâeddin Yavaşça'ya sahip olmasıdır. Meselâ İstanbul Radyosu'nda Dr. [...]

Kim kimi taklit ediyor

Kavala ile hasbıhal Bizim gazetede, radyo sütununda, bir müjde haberi gibi Fahri Kavala'nın bir beyanatını okudum: "Ben Zeki Müren'i değil, Zeki Müren beni taklit ediyor", böyle diyor, bizi çocuğumuz. Ne yapsa, ne etse, ben bu okuyucumuzu severim. Sesinde gerçekten bir acılık ver ki insanın içinde dokunuyor. Yani Kavala bir takım duygularını ve melodilere gömdüğü iç [...]

Fahri Kavala’yı dinledim / Baydan ve Şensoy hakkında

Geçen hafta, kendisi hakkında, sesinin kendi hususiyetine kavuşmasını tavsiye ve temenni eden yazımı yazıp gazeteye göndermiştim ki yeni okuyucularımızdan Fahri Kavala’yı dinlemek imkânını buldum ve doğrusunu itiraf gerekirse, yazımı geri alamadığıma da müteessir oldum. Zira Kavala, hakikaten ikazlardan nasip almasını bilmişti. O, eski bir klâsik eserle programına girerken derin bir şaşkınlık duydum. “Bu Kavala’nın sesi [...]

Zeki Müren

Herkes, sesinden kendi cirmince, kendi ruhunca nasip alır Bugün İstanbul'da 21.20'den saat 22.00'ye kadar tam 40 dakika Zeki Müren'i doya doya dinleyeceksiniz. "Doya, doya" dedim, zira o müstesna sesi ile ufkumuzda görüldüğü andan beri, musikimiz yeni bir çığırın içine girmiş bulunuyor. Bu sütunlarda bugün, hakkında çok şey yazılan Zeki Müren'in sanat hususiyetleri ve ses karakteri [...]

Solist kaprisleri

Geçen gün, İstanbul Radyosundaki seansında Zeki Müren’in güzel ve dışının inceliği nispetinde içli dolgun sesini dinledim. Bir aralık değerli sanatkâr için Neveser Kökdeş’in, "Sevmek seni bir suç ise" diye başlayan vals usûlündeki şarkısını okuyacak, diye spiker anons edince durakladım. Ne yalan söyleyeyim, içime bir korku girdi. Onun bu ses karakterine uymayan şarkıyı lâyıkiyle okuyabileceğinden şüphem [...]

Her soliste bir kuş veya çiçek

Neclâ Özmoralı’nın hoş mektubu Espri dolu bir hanım kızımızdan cidden orijinal bir mektup aldım. Radyolarımızda okuyan solistlerimizin hemen hepsine çiçeklerden, kuşlardan birer sıfat takmış. Mektubu cazip ve hoş buldum. Neşrediyorum. İkiçeşmelik’ten postaya atılan, üzerinde “Güzel Yalı” diye elle yazılmış bir yazı bulunan ve Neclâ Özmoralı adını taşıyan mektup naçiz yazılarımıza karşı izhar edilen takdir kısmı [...]

Münir Nurettin geliyor

Rakipsiz solisti Ege tekrar bağrına basacak "Yanıkoğlan* yeni ber şeyler hazırlasın..." Zeki Müren'in yeşil gözlüsü Evvelki gün kendisinden aldığım bir mektuptan öğrendim: Dostum Münir Nurettin Selçuk bir kaç konser vermek üzere bu ayın on üçünde şehrimize gelecektir. Mektubunda, Türk musikisine karşı bu şehrin gösterdiği derin sevginin hatırasını bir türlü unutamadığını yazan Münir, bu arada Yanıkoğlanımızın [...]

Zeki Müren

Musikimize kalite getirenlerden: Türk musikisi, kendisini, çok sesliliğe giderek 15. asırda yalnız bırakan Batı musikisi karşısında yüzyıllar boyunca homofon bir musiki karakteri içinde seyretmesine rağmen, Avrupa musikisine karşı derin bir lâhin sanatı ve yüzlerce makam icat ederek meydan okumaya çalışmıştır.  Zamanımızda teknik bir tekâmüle ulaşmasını temenni ettiğimiz bu ecdat yadigârı ve altı yüz senelik zevk [...]