Küçük kabiliyetler

Karşıyakalı bir bayan okuyucumdan temiz bir kâğıt üstüne itina ile yazılmış, uzun ve hicranlı bir mektup aldım. “Siz” diyor, “Hamdibey hoş geldin” yazısında ve diğer bir çok yazılarınızda sanat meseleleriyle alâkalanıyorsunuz. Ne olur, bir de bizim gibilerin derdi ile dertlensenize!

Onun derdi, okuyucularım şudur: Resme âşık, kabiliyeti de; Fakat inkişaf etmesi için bir atelye bulamıyor.

Memlekette gerçekten acı bir realite bu. Diğer kabiliyetler, ressamlarımız için bile sanki atelye mevcut mu? Çok değerli ressam Eşref Üren’in resimlerine çalıştığı yeri, Ankara’da iken elemle görmüştüm. Kendisinin bile içinde zor döndüğü güneşsiz bir odaydı bu.

İzmirli ressam Abid Elderoğlu’nun sergisini açacak bir yer bulamayınca koskoca hükümet merkezinde iki yıl önce çektiği çileyi ve nihayet resimlerini eski maarif vekâletinin yaygın harabeleri üzerine sererek, cemiyeti utandırmaya çalıştığını hâlâ içim burkulur, öyle hatırlarım. Atelye, ressam için o kadar mühimdir ki, annesinden süt emen yavru bir gün bu ihtimamdan müstağni kalabilir; fakat ressam atelyeden asla!

Resim atelyelerinin ressamlar için olduğu kadar küçük kabiliyetler için de ehemmiyeti büyüktür. Resim gibi dilsiz bir sanat kolunun, hacım, gölge, renk ve kompozisyondan ibaret bulunan öksüz bir sanatın hele yeni yetişmekte olan kabiliyetlere de imkân verecek olan atelyelerden mahrum oluşu sanat alâkası bakımından zayıf olan notumuzu sıfıra doğru kaydırmaktadır.

Nerede kaldı ki kocaman ressamlarımızdan pek çoğunu, bu atelyesizlik acele, enstantane çalışmaya sevk ediyor. Geçmiş asırlarda Pompei ressamı diye alay mevzuu bir tabaka vardı. Bugün ise “Kronikçi ressamlar” yani zamanın akışı içinde bir küçük ilhamı çarçabuk boyayan fırça sahipleri türemiştir. Bir peyzajın küçük plânı içindeki kırmızıya, güneşin seyrek görülmüş olanla yepyeni tahayyül edilen bir pentürünü katabilmek için tuval başında her daim diri olan ruh haleti içinde aylarca çalışacak olan ressamlarımız için büyük şehirlerimizde olsun şahsî veya anonim atelyeler kurmak şarttır. Sizler, küçük kabiliyetler. İşte bu atelyelerde ruh bulacak; gıdalanacaksınız.


Şardağ, R. (1952, Mart 30). Günübirlik/Küçük kabiliyetler. Yeni Asır, s. 3.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın