Ey Allah’ın kulları

Dün Ankara Palas’ın kenarını dönerken ne zamandır yüzünü görmez olduğum bir dostu selâmlamak arzusu ile şapkamı çıkardığım zaman yeni moda bir selâma karşılaştım. Dostum sol elini -evet sol elini- hafif havaya kaldırdı. Şehadet parmağı ile orta parmağından gayrilerini açmaya bile lüzûm görmeden bana mukabelede bulundu. Acaba beni tanımadı mı? Yoksa bir hareketime mi kırılmıştı? Haydi bunlardan, bu kuşkularımdan biri varid oldu diyelim. Ya öteki çeşit selâmları ne yapalım? Fötr şapkasını ortasından tutup düz bir istikamette yarım metre havaya kaldıranlar, yelpaze gibi bir metre sağa açanlar, kasket veya fötr şapkasını çıkarmadan sağ elleriyle askervari bir selâm almak  veyahut elini de, şapkasını da hareket ettirmeden sadece “olur, hi, iyi canım” der gibi başını hareket ettirmek. Hatta efendi, bunun, yalnız gözlerini karpıştırıp kirpiklerini oynatarak “gördük arslanım, geç!” demek ister gibi adamı takmayan cinsinden bir şekli daha var. Selâm deyip geçmeyin. Bizim bildiğimiz, o, baş açık iken hafif reveerans vermek, şapkalı iken şapkayı çıkarmaktan ibaretti. Meğer ne çok çeşit selâm varmış! Sevgili okurlarım, inanın bana, bazen dudaklarından çıkan iki kelime mırıltısı ile yani ağzı ile selâm verenler, kaşlarıyla selâm verenler, burunlarını kıvırarak selâmlayanlar bile görülmekte. Bunların türemesini hayıra alâmet saymıyorum. Selâm kelimesi, selâmet dilemekten gelir. Karşınızdaki için böyle bir temennide bulunmada acele davranmak az bahtiyarlık mıdır? Hâl böyle iken sizden bu selâmı dahi kısmen olsun esirgeyenler, hatta büyüklük adabındandır diye selâmınızı almaz olanlar var. Ne ayıp, ne ayıp! Düşünün ki “Merhaba” dediğiniz zaman, “Ey insan kardeşim, korkma! Dedikodudan, üzüntülerden uzak, rahat ve güvenilir bir yere geldin. Emin bir dostun karşısındasın; müsterih ol!” manâlarını kastediyorsunuz. Bu kadar güzel bir temenniye yarım, isteksiz ve zevksiz mukabelede bulunmaya vicdanınız nasıl elverir? Niçin hem, bu temenniye siz daha evvel izhar etmek mutluluğunu tatmak istemezsiniz? Dalgınlık müstesna, başka hiç bir sebap ihmalinizi affettiremez. 

Ey Allah’ın kaderce, mayaca biribirinden farksız kulları!

Birbirinizi selâmlayınız!


Şardağ, R. (1953, Kasım 12). Günübirlik/Ey Allah’ın kulları. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın