Dün matbaadaki gözümde bulduğum imzasız bir okuyucu mektubu, bir kızın, hatta bir çok fakir ve orta halli genç kızlarımızın elemine tercüman olduğu için bu sütunda akis bulsun istedim. “Adımı utancımdan yazmıyorum” diyen kızın bütün noksanı, halkın çeyiz dediği gelinlik cihaz eksikliğinden ibaret. Genç kız diyor ki, “Liseyi bitirdim. Ama ailemin fakirliği ilk mektebi bile tahsil etmeme müsait değildi. Eğer ben bu derecede bir tahsil yapmışsam, sırf kendi mücadele azmim, aileme, cemiyet faydalı olma arzumdan ileri geliyor bu. Şimdi bana talip olan birisi ile hayatımı birleştirmek üzereyim. Gelgelelim, cemiyetin koyduğu geleneklere göre ben yapmaya mecbur olduğum cihazı temin edemezsem hacil (utanılacak) mevkiye düşeceğim. Bu ne ızdıraptır düşünün!”
Bütün fakir ve orta tabakanın masum kızlarını düşündüm. Ekmeklerinden, rızıklarından keserek ana ve babalarının yaptığı hazırlığın tam ve istenen bir cihaz olmaması yüzünden gözyaşlarının en aziz ve içlisini döküyorlar. Bu memlekette bir de “Kızlarımıza Cihaz Yardımı Yapma Derneği kurulmaz mı?” Türkiye’de seksen altı hayır kurumu vardır. Hangi biri böyle bir yardım işine girişmiştir? Girişse bile, bu işte gizliliği o muhterem mahremiyeti temin edeceği yerde, işi reklâm etmeye kalkar ve bağırır: “Ey ahali” Görüyorsunuz ki şu kadar çocuğu sünnet ettirdiğimiz gibi bu resmini gördüğünüz kızların da cihazını hazırladık, nasıl iyi değil mi?”
“Cihaza lüzum var mı?” demek pek gülünçtür. Zira ananeler bazı ahvalde kanunlardan daha dehşetlidir. Kanuni korku ve cebirle yaparsınız. Ananenin baskısı ise ruhlara kök salmıştır.
Ama bu genç kıza yine de bir teselli vermek isterim. Büyük büyük cihazlarla evlenen kaç genç kız, kocasına bakir kızlığını, varlığının el değmemiş manevi çiçeğini götürebilmiştir? Ümidi kesmemek lâzım. Çünkü hayatta bir genç kızdan beklenen en büyük cihazın, bizzat o kızın kendisi olduğunu düşünen erkekler çoktur.
Şardağ, R. (1953, Ekim 13). Günübirlik/Genç kızların cihazı. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

