Bir zavallıya cevap

İzmir için mühim olan – Hayatıma kastın ehemmiyeti yok – Namuslu tenkide kahpece mukabele

Dün bir telefon aldım. Hüviyetini gizleyen bir sefil, benim musiki tenkitlerime bir sonvermekliğim, aksi halde bunu çok feci bir şekilde ödeyeceğimi, hayatıma mal olacağını söyledi. 

Son sebep olarak da Cüneyt Orhon‘un şef olarak geldiği radyomuzda muvaffak olacağı ve olamayacağı hususları belirten yazım hiddet uyandırmış. Ben susmalı, yazmamalı, bir daha yazıya tövbe etmeliymişim. Bu kadar kuvvetli konuşan ödleğin hüviyetini sorduğum zaman, bunu benden saklamasını anlayamadım. Cesaret, açık alınla, yüzyüze hallerde kendini gösterir. Adını söylemekten kaçarak benim hayatıma kastedeceğini bildiren adamın yapacağı şey düpedüz kahpeliktir. Bu bir. Bu zat, şu blöfünü hakikat eyledi diyelim, ne olacak? Ben öldüm diye kıymetli sanatkâr Cüneyt Orhon, kendisinde olmayan kabiliyetlere mi sahip olacak?

Kaç defa yazdım; Allah’tan başka kimseden perva etmeyen bir adamım. İki sene bilâücret hizmetinde bulunduğum sevgili radyomuzun, sevgili çocuklarını itilâya doğru yol almış, İzmir’e fahr olmuş (gurur)kıymetler halinde görmek için çırpınıyorum. Radyomuzun zamanından çok ileri gittiği hususlarını kaç defa samimi yazılarımla belirttim. Onun kabiliyetli, genç müdürüne olan sonsuz itimatımı belirttim. Ama, ne yapalım, zayıf taraflarını işaret etmeyelim de bu işin sonunda hayatımız elden gidecek diye, susalım mı?

O gaipten telefon eden zata hemen haber vereyim ki, ölünceye kadar hiçbir şeyden endişe etmeden inandığımı yazmakta devam edeceğim. Bu memleketin bir tehditle susan, korkaklara değil, öldürüleceğini, tehdit edileceğini bilse de hak bellediğini söylemekten çekinmeyenlere ihtiyacı var. Biz yapıcı tenkit yapıyoruz. Gözümüzün bebeği İzmir’in radyosu her gün biraz ileriye gitsin istiyoruz. Bana fikir yoluyla cevap verecek olanlara hemen haber vereyim: Bu sütunlarda kendilerinin verdiği cevapları, cevaplarını da vermek üzere neşre âmadeyim. Dünkü yazımı tekrar teyit ediyorum: Cüneyt memleketin övüneceği bir icracıdır. Ama solistlerimizin yetişmesi için başka elemanlara ihtiyaç vardır. Tecrübeli bir solist İstanbul ve Ankara’dan mezunen ve münavebe ile radyomuza gönderilebilir, repetitör olarak çocuklarımızla meşgul olabilir. Onlara okuma, üslûp ve tavır kazandıracak olan, meselâ Nuri Halil Poyraz çapında bir hoca hiç olmazsa senede iki ay, İzmir’e kazandırılabilir. Bugün olmazsa da yarın bu noktalar düşünülecek ve iman ediyorum ki, yapılacaktır. İzmir için mühim olan budur, benim naçiz hayatım değil!


Şardağ, R. (1953, Mayıs 9). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Bir zavallıya cevap. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın