Cüneyt Orhon'un liyakati - Şükran Üreten ve Mefharet Atalay Bugün İstanbul ve İzmir radyolarını açtığınız zaman, ayrı saatlerde seansları olan iki güzel sesli kızımızla karşılaşacaksınız. İzmir'de saat 15.00'de okuyacak olan Şükran Üreten, radyomuzun benden sonra kazandığı kıymetler arasındadır. Kendi elimle alıp, Nureddin Ulueren'in bir musiki mektebi halini alan evine bıraktığım bu zeki kızımız, kendisinde daha [...]
Ay: Ağustos 2025
Mefsuhdur*
Bu işlerin böyle «Vehpi’nin anlaşılan kerrakesi» gibi sona ereceğini, Millet Parti'sinin kapısına kilit vurulup bir kısım mensuplarının yakasına adaletin eli yapışacağını biliyordum ve çok öncelerinden yazmıştım. Başbakan Adnan Menderes, yerinde aldığı en hayati bir kararla partinin feshine doğru kesin yolu açmış bulunuyor. Muvazenesini kaybetmiş, ihtirastan gözü dönmüş bir avuç sapığın inkılâpçı arkadaşlarını ve halkı kandırma [...]
Bir mektup
Dün yine bir mektup aldım; dört yaprak dolusu. Evvela benim herkesi tenkit ederken yaptığım «büyük bir hatadan» bahsediyor. «Esti nesim-i nevbahar» diye başlayan eserin güftesi Nedim’indir demişim. Bir gafletime gelmiş. Kul kusursuz olmaz. Gerçi benim gibi tenkidi meslek edinmiş olan bir insan böyle bir hataya düşmemeli. Şair Nef’î’ye ait olanı Nedim’e mal etmemeli. Ama olmuş [...]
Bir şarkı iki kişinin olur mu?
Bu mor çiçek kimindir? Pehlivanın mı, Şevki Bey'in mi? Bugün Ankara Radyosu'nda saat 20.30’da Uşşak ve Suzinak makamlarından güzel ve seçme şarkılar okuyacak olan Suzan Güven’i son zamanlarda ihata eden hayranların adeti her şehirde olduğu gibi İzmir'imizde de artmıştır. Geçenlerde şahsı hakkında yazdığımız bir yazıyı müteakip aldığım bir kaç hemşehri mektubu bana bunu teyit etti. [...]
Plajda dikiz…
Geçen gün bir plâja gittim. Sıcağın, ortalığa köpüklerini saçtığı bugünlerde deniz kadar güzel şey var mı? Gel gelelim, pek kalabalıktı. Her şeye rağmen soyunup bir yol kendimi denizin seyrine bıraktım. Günlerden Cumartesi olması, tatil sebebi ile büyük bir yüzücü kafilesini denize boşaltmıştı. Ama üzücü bir cihet var: Âvâre âvâre bakanın bazı haris erkek gözleri, gerek [...]
Emin Gündüz’ü dinleyeceksiniz
Müsade buyurun sizi öpeyim!... Müstesna makam - Bir şelâle düşün oğlum - Kim onu öpmez ki - Rahmet diliyoruz Bugün, radyomuzda 18.30’da okuyacak olan değerli solistlerimizden Emin Gündüz’ün bize sunacağı şarkıların içinde, Kürdîlî hicazkâr makamı gibi müstesna bir makamdan seçilmiş eserler var. Hususiyle Rahmi Bey'le, Artaki Candan’ın iki eseri büyük bir hayatîyet taşırlar. Hicazkâr makamını, [...]
Bel gevşekliği
Türkiye’de en çok satılan dergi hangisidir, biliyor musunuz? Radyo dergileri mi? Eh, falan hanımın zeytin yağları sade yağlara tercih edip etmediğini anlama meraklıları bir hayli fazladır ama ellerde en çok gezen bu değil. Fikir mecmualarını kastetmediğimi işin başında tahmin etmişsinizdir sanırım. Sütun sütun yazılarda, ıkınma mahsulü sohbetlerde günün politikası adı altındaki çarşaf misali başmakalelerde pertavsızla [...]
Ankara’da Fasıl
Beste yapmada samimiyet Ankara radyosunda solo şarkılarda görülen aksamalar ve sokuşturulmuş, himaye edilmiş bet seslerin sebep olduğu tatsızlıklara çok şükür ki fasıllarda rastlanmıyor. Melâhat Pars gibi pişkin ve bilgili, Mualla Mukadder gibi kıvrak ve güzel, Müzehher Güyer gibi körpe ve temiz üç sesi, güzel bir tonalite, bir platform içinde birleştirebilen Kozanoğlu’nun bu nadide fasıllarından yana şikâyetçi [...]
Pazar keyfiyle
Siz, Pazar'ı nerede geçirirseniz geçirin, elinize pekala bir gazete almakta ve belki de sırt üstü uzanarak gözlerinizle hayal ufuklarına kulaç atmaktasınızdır. İşte böyle bir zamanda dahi olsa, yazar için okuyucusunu sıkmamak, onu hoş tutmak lâzım ve hattâ pekala mümkündür. Ben galiba Pazar'ı Cumartesi’den getirmiş olmalıyım. Dün evde hafif bir öğle üstü kestirmesine dalmışken, rehaveti fazla [...]
Saatçigil’i uğurlarken
Dün, bir kundura boyacısında ayakkabılarımı boyatırken, bir aralık o geçmiş ki, adamcağız arkadaşına seslendi: “Burdur’a gidiyor, ne baba adamdı, ne efendi idi Enver Bey.” “Şu boyacı eğer müşteri olmasaydım, nereden beni tanıyacaktı?” diye, şimdi belki de, benim bildiğim, mütevazıdan daha ezik, derinlere doğru bükük olan Enver Saatçigil, insanlığının iç kabuğuna büzülecektir. Ama günde yüzlercesinin ayaklarına [...]
