İstanbul’da çıkan ve Millet Partisi mahkeme kararı ile kapatıldığı için canı yanan bir gazete, bir haftadan beri Sayın Menderes’in bundan bir buçuk ve iki sene önce memlekete şamil bir irtica tehlikesi olmadığını açıklayan cümlelerini neşrediyor ve güya demek istiyor ki: Dün «Yok» diyordu, bugün, «Var» diyor; «Aradaki tezada bakın!»
O gazetenin, meşhur mağribî gibi, sarıldığı bu sözleri yayınlamada biz bir mantık bulamadık. Başvekilin, haklı olarak garazkâr neşriyat polemiğine karışmak istememesini ve şahsiyat kavgasının üstüne çıkmasını susmak sanan bu gazete, acaba o neşriyatının beyhude bir gayret olduğunu düşünmez mi? Bir defa Adnan Menderes, o sözleri Demokrat Parti’nin toptan irtica ile itham edildiği günlerde söylemiştir. Konya’da ve daha bazı bir kaç Anadolu kongresinde bir veya iki delege çıkmış, festen, eski harflerden bahsetmiş diye bütün bir parti elbette ki itham olunamazdı. Nitekim, bu türlü konuşmalar Demokrat Parti delegelerinin kesif kalabalığı tarafından derhal ve sür’atle susturulmadaydı. Demokrat Parti’nin bünyesinde ve memlekette dün, irtica yoktur diyen Başvekil, ömrünün sonuna kadar irtica olamayacağını garanti etmiş değildir ki. İkinci bir mantıksızlık da şurada geliyor: Bu partinin en yüksek kademelerine ulaşmış, bir zaman başkanlığını yapmış olanlar, hükumete, partilerinin korkunç yobazlığını, memleket için taşıdığı tehlikeyi haber vermişlerdir. Şimdi, adalet makamı, «Başvekilimiz bir sene evvel büyük bir irtica tehlikesi olmadığını söylemişti» diye bu ihbar karşısında ellerini mi kavuştursunlar? Eğer Millet Partisi’nde gördüğümüz korkunç gerilik ve taassup, bu partinin ekseriyetine hâkim olmasa, inkılapçı vasıfları söz götürmeyecek olan Bayar’la Seviğ partilerinden istifa ederler miydi? Uzağa gitmeye ne hacet, şurada, burnumuzun dibindeki Basmahane bucağında bir kaç kanı temiz Türk çocuğu, Atatürk düşmanı olan bir partiliyi ihbar ettiler diye Millet Partisi’nden kovuldular.
Bir parti ki kendi evlâtlarının büyük bir kısmı tarafından hükumete ihbar edilir. Bir parti ki mecelle, eski harf, eski kıyafet tavizlerine dalmıştır. İleri gelenlerinden biri, bölük emini midir, Bölük kâtibi midir ne dir; kalkıp nutuk verir: «Vatandaşların kalbinden kanun korkusunu kaldıracağız» diye. Bütün bunlar karşısında; biz, «Millet Partisi güllük gülistanlıktır.» «İrtica yoktur hamdolsun» diyelim öyle mi?
Niçin? Bir kaç sene evvel partisini ithamdan korumak için Sayın Başvekil, «İrtica yoktur» dedi diye. Demokrat ve Halk Partilerinde irticayı andıran bir iki çatlak ses çıkmış olabilir. Amma bu partilerin devrimcilikleri, prensiplerine sadık kalarak ayakta kalmalarıyla mümkündür. Millet Partisi ise kendi kendini jurnal etmiş, kendi kendisini adli makamlara teslim etmiştir. Bu partinin yarın için hatırlatmakta olduğu mevcut felâketlerden milletçe korkmamak, gözümüzü açmamak mümkün mü?
Şardağ, R. (1953, Temmuz 27). Günübirlik/Bir gazetenin yavesi. Ege Ekspres, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

