Babamın gözyaşları

Orta mektepte okuyordum. O sene sınıfı geçmiş ve tatilde, birkaç kuruş kazanmak için iş bulmak düşüncesiyle her tarafa başvurmuştum. Fakat yaşımın küçük olması - beş on kuruş gündeliğe razı olduğum halde – bu arzuma engel olmuştu. Ne yapacaktım? İki aydan beridir ki babam ihtiyar diye işinden çıkarılmıştı. Bu yüzden annem, ben ikimiz ayda yirmi lira [...]

Bu da başka ıztırap

Postahanede çalıştığım zamanlar, içimde tuhaf hisler bırakan bir hatırayı zaman zaman hatırlar dururum. Çalıştığım dairenin bütün memurları birbirlerine o kadar ısınmış ve bağlanmışlardı ki, vazifeye başladıktan bir ay geçtiği halde benim kendilerile samimi olmadığıma şaşarak arkamdan hemen; - Canım bu çocuk ta ne aptal şey, kimse ile fazla konuşmuyor, ne olacak canım, ya kibirli ya [...]

Bir namus meselesi

- Üç dudağa bakın yahu! Bugün halinde bir kırgınlık var? Yoksa kocakarı ile çıngar mı  ? - Yok a canım, ne çıngarı? - Neden öyle ise suratın Sultanahmet meydanı da gözün Tünel geçiyor? -Ulan sahiden de öyle be Ethem. O surat ne öyle? Ethem bütün bu sözlere kestirme bir cevap vermek istedi: - Oğlum sizin [...]

Verilen söz

- Bana bak Yamalı, bu işte önayak sen olacaksın. Yamalı İsmail somurttu ve: - Duman Ali ne gûna duruyor? Dedi? - Yok yok, sen elebaşı ol. Anasını kandırmak senden. Hasanı kandırmak ta bizden - Nasıl olur canım? - Hadi işte ulan! Üç günlük gelin gibi naz etme. Şunun sonunda bir adam kandıracaksın. Şimdiye kadar yapmadığın [...]

Başka Türlü Adam

- Ulan Yaşar, görelim arkadaşlığını, aylığı cebine indirir indirmeez ferteyi çekeyim demiyesin.  - Tabii be yahu, parayı bir defa alayım, göreceksiniz, nasıl birlikte ezeceğiz.  - Kuzum Yaşar efendi, bizim parayı da unutmuş olmıyasın.  -Korkma be Agobum. Sana on dört kahve borcum var; biliyorum; on sene sonra da, yüz sene sonra da bunu inkâr etmem.  Ve [...]

Atatürk

Büyüklüğün, öteki insan kardeşlerini çiğnemeyen, onlarla birlikte aşkla, şevkle yürüyen bir fert oluşundan ileri geliyor.R. Şardağ “Ölüm Yılında Hâlâ Ölümsüz Adın ve Kurduğun Hür ve Demokrat TÜRKİYE Yine Bize Rehber Olmakta Devam Ediyor. Ömrüme Demeğe Dilim Varmasa Bile Eserlerine Bin Bereket Büyük Vatandaşım!.. Hatırası, eseri ve izleri hâlâ taptaze duran ölü! Yıllardır ağız tadıyla bayram [...]

Ümanizme ihtiyaç

Şardağ, R. (22 Haziran 1938). Edebi Meseleler / Ümanizme İhtiyaç. Kurun, s. 3. - İşte, diye düşündüm, bu sebepten değil midir ki ümanistleri tekrar tekrar okumalıyız. Onların dünkü asırların içerisinden hayatın damgasını vurarak çıkardıkları kahramanlardan biz de bugün yeni şartlar içinde, yepyeni kahramanlar yaratmak için örnek alacağız. Gerçi eskilerden aldığı unsurlarla okuyucuya yepyeni sesler duyuran [...]

Münasebetsiz Bir Sevgi

Şardağ, R. (23 Şubat 1938). Her Gün Bir Hikâye / Münasebetsiz Bir Sevgi. Kurun, s. 7, 10. Münasebetsiz Bir Sevgi Bir zamanlar yüksek bir mektebin imtihanına girmiş ve kazanmıştım. Leyli olarak kabul edildiğimi bildiren emri alınca hemen bavulumu hazırlamış ve yolu tutmuştum. Mektebe varmadan önce kurduğum planları ve düşüncelerimi yeniden hatırlıyorum - Sınıfa girer girmez [...]

Halkı Aydına Getiren Sanatçı

“Veysel Şatıroğlu’nun şiirleri bir gerçeği dile getiriyor: O İslâmlığın kabulünden sonra, kendi kozası, kendi dil ve kültürü içinde Anadolu şiirinin örgünüsü sürdüren “Âşık edebiyatı”nın son temsilcisi değildir; yalnız aydını halka değil halkı da aydına getirerek Yunus gibi milletimizin ve insanlığın ozanı olmuş ikinci büyük sanatçımızdır. Âşık Veysel Şatıroğlu’yu, Yunus Emre gibi halk ve aydının sevgilisi [...]

Mevlânâ

Şardağ, R. (20 Aralık 1964). Mevlânâ. Cumhuriyet, s. 5.  Basında, babacan (ehlidil) adamların gönlünde, Çelebiler arasında, kitaplarda ve beş, on yıldır da kentdaşlarına sevinç be bereket sebebi olduğu Konya’daki anı törenlerinde birbirinden ayrık görüş ve duyuşlarla tanıtılan Mevlânâmız kimdir? Osmanlı tezkirecisi Fasih Dede: “Kangı âşıktır o kim Mevlâsı Mevlânâ değil” diyecek kadar O’nu, sevgi sarhoşluğu [...]