Bugün, Ankara Radyosu'nda, 17.00'de saat ayarını müteakip musikide Alman romantizminin üç dehasından biri olan Schubert'in Do Majör senfonisini dinleyeceksiniz. 19. asır başında Alman müzik imparatorluğunda biliyorsunuz ki okuyucularım, klâsizm sona ermiş, yeni bir devre, romantik devre açılmıştır. Alman müziğinde bir halk tarzı ve şekli olan "lied"in 18. asırda görülen hüviyeti yaygın değildi. Bunu muhtelif kimseler [...]
Kategori: Genel
Bugünkü fasıl
Dede Efendi'den uzayıp gelen realizm İzmir Radyosu'nun fasıl heyeti bu akşam, 19.30'dan itibaren kırk beş dakika devam edecek olan güzel bir Muhayyer faslı hazırlamış. Müjgân Akçeli, Suzan Yaman, Güzin Ergün, Atıfet Savut, Servet Candaş vesaireden teşekkül eden bu kadınlar topluluğunun icra edeceği Muhayyer makamını küçük yaşımda kafama müşahhas olarak sokmaya çalışan babam, aşağıdan yukarıya fışkıran [...]
Yine Sosyete
Yine Ankara’da bir hadise: Yirmi senelik evli bir kadın, üç tane yetişmiş oğlunu bırakarak bir doktora kaçmış. Soruyorum size okurlarım: Kimmiş bu kadın? Sokak havadisi arasında her gün bir kaç örneğini okuduğunuz bu mesele ile hanginiz alâkalandınız? Eminim ki hiç biriniz. İşimiz gücümüz kalmadı da, aile kadını hüviyetine bürünmüş olan bir şırfıntı ile mi veya [...]
Kabahat şoförde mi?
Trafik kanunu çıktı, yakında tatbike de başlanacak ya; hepimiz vesile bulup şoförlere yükleniyoruz: «Şimdi bu sıkı takip sizi yola getirir!» Ama unutuyoruz ki kanunda yayalar için de müeyyideler var. Gel gelelim, ne şoför, ne de yayaları hedef tutarak tatbik edilecek olan şu kanun, ruhunda hata işlemek meyli bulunan, kusura eğilimli kimseleri asla hidayete eriştirmeyecektir. Beni [...]
Tenkit zararlıdır
Aziz Nazlıca adındaki okuyucumdan aldığım dört sahifelik mektubun hülâsası galibâ şu: «Musiki ve radyo tenkitleri, hakikatin üstüne basıyor ve çok faydalı oluyormuş» Ben bu kanaatte değilim. Tenkidin hakikatle makikatle alâkası yoktur. Kendisine, beslediği güzel ve temiz hisler için bir teşekkür borçlu olduğumu okurum da kabul etsin isterim: Tenkidin öyle sanıldığı gibi pek faydası da yoktur; [...]
Gönlü ferahlatan şarkı
Murtaza Bey'in kulakları çınlasın! Bugün radyomuzda saat 16.00'da dinleyeceğiniz okuyucularımızdan Saibe Küçükoğulları, size Ziya Bey'in Suzidil makamından bestelediği Sengin Semai usûlündeki şarkısını okuyacak. Geçmiş yılların fasıl heyetlerinde baş şarkıyı teşkil eden ve adı geçen makamın yegâne fasıl şarkısı olan bu eser münasebetiyle bir noktayı hatırlatayım: Hicazkâr, Şedaraban gibi makamlarla akrabalığı olan Suzidil, adının gönül yakıcı [...]
Bu kim?
Birkaç akşamdır, tatsız, tuzsuz ve çırpıştırma bir şekilde çalınan Ramazan davulu ile fırlıyorum. Turgut dostumun hani hakkı da yok değil. Geceleri, rüyalarımıza hafifçe sızarak uyku âlemimizde sevimli bir istasyon yaratan eski İstanbul davullarını gerçekten hatırlamamak mümkün olmuyor. Sığır derisi üzerinde değil, beyin zarım üzerinde öten tokmak sesleri gümbedek inmeye başladı mı, ondan sonra ya uyumuyor [...]
Saraya üç kere damat olan bestekâr
Hacı Arif Bey'in ölümünün üzerinden tam 93 yıl geçti. Eğer Türk musikisinde şarkı çığırı hâlâ ayakta ise, bu çığırı açan ve birbirinden güzel eserleriyle sürdüren odur. Eğer hâlâ aşk, sevinç, hüzün insancıl duygular halinde dile geliyorsa, ilk ustası yine odur. Eğer bugün de; "Olmaz ilaç sîne-i sadpâreme / Çare bulunmaz, bilirim yâreme" şarkısı söylenirken Hacı [...]
Şevki Bey’i Natüvan Hanım’a Olan Aşkı Yıktı
31 yaşında ölmesine rağmen, elimizde birbirinden güzel 211 şarkısı olan besteci… “Şevki Bey yoksa, aşk yok; aşk yoksa, meyhane de yok!..” Meyhaneci Bedros Efendi, bunları söyledikten sonra Eminönü Balıkpazarı’ndaki dükkânını kapatmış, sonra da kayıplara karışıvermişti. Ahmet Rasim Bey, neden sonra Bedros Efendi’yi Yeniköy’ün kuytu bir meyhanesinde derin bir üzüntü içinde kendini içkiye vermişken bulmuştu da, [...]
Şu kendilerine malûm olanlar
İstanbul Milletvekili Senihi Yürüten Meclis'e verdiği bir takrirde, “Şifahanede bulunan bin beş yüz aptalla ne yapacağız” diye soruyor. Ben tımarhane dışında akıllı diye gezen aptallardan söz edip işi mizaha dökecek değilim. Fakat şu aptal kelimesi için teksif ettiğimiz mananın manasızlığına da dokunmadan geçemeyeceğim. İsviçre'nin büyük insaniyetçilerinden Louis Meylan “İnsan ve insaniyet” adlı eserinin sonlarına doğru [...]
