Dün Keçecilerde, bir dostu ziyaret etmek için 1303 sokağı aradım. Saat 17.00'de girdiğim sokaktan, saat 18.30'da aradığımı bulamadan boynum bükük döndüm. Keçecilerden Hatuniye Camii'ne giderken sağ kolda ilk rast geldiğim sokağa baktım: Tamam! 1301 sokak; girdim. Sormak ayıp değil ya, sol koldaki ihtiyar bakkala: "Ahbap" dedim; 1303 sokak neresi?" - Bilmem!- Peki, burası 1301. Acaba [...]
Kategori: Yaşam
Berduş
Şu sırtında torbası, elinde çantası, Fransa'dan kalkıp, dünyayı meteliksiz dolaşmaya çıkan Fransız'ın fotoğrafını bir sabahçı refikimizde bilmem gördünüz mü? Sevimli çocuğun ilk bakışta "çalışmadan, kazanmadan karın doyurmak ve gönül eylemek" gibi bir hükümle karşılayacağımız hali var ki insan biraz derin düşününce yanıldığını anlıyor. Neresi zahmetsiz? Bir takım tuhaf nazarlar, yanlış hükümler altında ezilmek, insaniyetin henüz [...]
Aman kardeşler, dikkat
Dün bir dost yanıp yakıla anlatıyordu: "Yahu, bir mecliste idim. Partili partisiz, okumuş, hatta münevver sanılan beş on kişinin içinde bulunuyordum. Öteden beriden açılan söz, üstüne dokunulan her mevzu, dönüp dolaşıp şahsiyata, iftiraya, gıybete istinat ediyordu. "(...) yi tanırım; menfaatçidir." "Her halde bu işte bir kuyruk acısı var ki menfi cevap vermiş.""Vefasız adam. Burnu büyüdü; [...]
Çok şükür, fakiriz…
Kulak misafiri olmak ayıp mı bilmem ama, insan bazen bu ayıbı, pekalâ, zevk duyarak da icra ediyor. Önümde üç kadın oturmada. Gazino sakin, sesleri kulaklarımda. En şişman, kalantor olanı, sağ kolundaki dokuz tane bileziği şıkırdata şıkırdata: - Şu parselâsyon ayırmak da bir dert. Uzayıp gidiyor. Ben bu altı yüz bin liralık arsamın azameti yanında sanki [...]
Unuttum
Bir okurumdan bir buçuk ay evvel gelen bir mektuba halâ cevap yazmadım. Benim çok vefalı okurum diyor ki: "Hemen haftada bir gün, kaleme sarılır, bir yazınıza karşı duyduğum sempatimi izhar ederim. Siz bir soruma bir aydır cevap vermediniz, bu ne vefasızlık?" Okuruma, gazetemdeki sütunumda cevap vermek isterim. Benden niçin vefa umuyor? Benim, neden hafızamı bu [...]
Ağlama, hıçkır!
Son gelen Fransız dergilerinin bir kaçında, bir taşın üstüne oturmuş ağlayan kırk beşlik bir Alman'ın fotoğrafı var. Meğer bu adam, II. Cihan Harbi'nde Ruslara esir olmuş ve on üç sene esarette kaldıktan sonra karısına kavuşmuş. On üç yıldır kimse ile evlenmeden bekleyen karısının gösterdiği sadakat ve vefa için ağlıyor. İşin ehemmiyet taşıyan ciheti şu: Adamın [...]
Ukalâlığa sitem
- Gir içeri basamaktan be çocuk!- Ukalâlık etme sen bakalım! İşte tramvayın basamağından, ihtiyar bir adamcağıza on dördünde bir çocuğun verdiği cevap. Bu hadisede, ihtiyar adam, hiç de ukalâlık yapmamış, bir ikazda bulunmuştu. Fakat bazı halde de gerçekten ukalâlığa tahammül edilmez. Ama ne zaman, hangi olayları, hangi hareketleri ukalâlık olarak vasıflandıracağız? İzahı tasvir ve fikri [...]
İş bıyıkta değil ki..
Dost Pakistan'dan da hoş, hatta tuhaf haberler gelmeye başladı. Her halde dün, gazetelerde okumuşsunuzdur. Erkeklerin bıyık burması yasak edilmiş. Çünkü onlar bu işi, bıyıklarına biçim vermek için değil, kadın ve kızlara takılmak, her rastgelen kuşun etini yemek maksadıyla yapıyorlarmış. Ne dersiniz okurlarım, bu haber, sizin için pek büyük bir sürpriz taşımıyor, değil mi? Çünkü bıyık [...]
O kadın okusun
- Dur canım, yavaş ol, ayağım gitti. - Görmedik a beyim! Ne yapalım?! Şu Güzelyalı tramvayında galiba artık seyahat imkânı kalmadı. Hele akşamları tıkış tıkış! Önümde duran hatun ise terbiye sınırından geçmiş değil. Tramvayın ne meşin halkalarını tutmuş, ne de başka bir yere istinat ediyor. Arabanın her sarsıntısında, bir iki yaylanıp üzerime çullanıyor. Ayağımın nasırında canım [...]
Aşkın posası
Kafası kızdı diye karısını doğrayan, boğazlayan canavarlar da var ya; bunların içinde, bir bedbaht hızını yenememiş, ekmek bıçağı ile doğradığı sevgilisinin kanlı vücudu defnedilmeden, adliye koridorlarında bir nutuk atmış, "Seviyordum, aşıktım, bir gün gülmedim, kavuşamadık birbirimize; hep acı çektim." Şu budala ne sanıyordu acep? Hem aşık olacak, hem de sevincinden göbek mi atacaktı? Vah gidi [...]
