Dün bir İzmir gazetesi yazıyordu: "On binlerce genç kız koca bulamamak yüzünden evlerinde bekliyor" diye. Gazetenin, erkeklerin evlenmeyişlerine mazeret arayan tahlilciliğini bir yana bırakıp işi başka bir zaviyeden ele alalım. Ayrı puntolarla kızlarımıza acıyan bu satırlar ne beyhude bir çırpınıştır. Sokakta caddede gönlünü değiş, derisini sürten bekâr erkek, er geç o kuytu ve sokaklarda lekesiz [...]
Kategori: Yaşam
Yerli Sanayi
Türkiye hükümetine geniş çapta yapılan yardımların dahi, günlük siyaset kavgalarına nafaka teşkil ettiği bir sırada, küçük bir hatırlatmamız olacak. Yerli sanayinin korunması, geniş yatırımlarla girişilen büyük çapta taahhütler, dışarıya döviz sızdırma imkânımızı kısınca veya daha tutumlu davranma zoru baş gösterince yerli sanayinin birden bire mantar gibi fışkırışına şahit olduk. Avrupa ve Amerika'daki benzerlerine eş vasıfta [...]
Edebiyata geçmemiş mi, geç!
Bizim kadar okumuş, bizim kadar yazmış olanlardan, kısaca bizim kadar mürekkep yalamışlardan üstün olabilmemiz, şüphe yok ki bir kültür davasıdır. Kültür ise okumakla elde edilir. Ne okuyacağız? İşte bütün mesele buraya dayanıyor. Benim değerli okurum diyor ki: "Hemen her çıkan mecmuayı okuyorum. Telif, tercüme yüzlerce eser okudum." yine de üstün yazı yazma ve konuşabilme kabiliyetinden [...]
Bir okuyucuma
Hatay caddesinden mektup gönderen bir bayan okuyucum, (kendisine ayrıca mektup yazacağım), enstitüyü bitirmiş, nefes almadan kitap okuyormuş. Kültürse kültür, tahsilse tahsil; bir türlü ne güzel konuşabiliyor, ne de güzel yazabiliyormuş. Bana diyor ki: "Mümtaz konuşmadıktan sonra hiç konuşmamayı tercih ediyorum." İlâve ediyor: "Ne tavsiye edersiniz?" Bestelerimin, yazılarımın, tenkitlerimin kendisinde bıraktığı derin tesiri eskilerin dediği gibi [...]
Kep gününde
İzmir Hemşire Okulu’nun namzet talebeleri bugün altı aylarını doldurdukları için kep giyecekler. Kısa zamanda sürgün veren bu merhamet fidanları, bu gece saat 21:00’de, insanlığın ilk hemşiresi fedakâr Florans Nightingale’in yaktığı ateşten nasip alıp yanacaklar. Mevki, sınıf, zengin, fakir, genç, ihtiyar ve kadın erkek, hepimizi korku ve aczin baskısı altında bir hizaya getiren hastanelerde tek teselli [...]
Oldu, bitti
Dün İnönü İlkokulu'nun müsameresinde idim; senelerdir ilk defa müsamere nedir, bunu kavramış bir mekteple karşılaşmak içime huzur verdi. Bir defa her sınıftan en az üçte bir, hatta iki nisbetinde çocuk, türlü vesilelerle sahneye çıkarılmıştı. Öte taraftan, bir koro veya rond münasebeti ile de, bazen bütün bir sınıf karşımızda mevki alıyordu. Neden bizde bu hal bir [...]
Hans’ın gırtlağı
Zavallı gemicinin hikâyesini biliyorsunuz. Adamcağız ekmek parası kazanmak için diyar diyar dolaşan bir gemi ile İzmir'e kadar geliyor. Bir lokantada iki defa parasını ödeyerek içki içiyor. Anlaşılan bu Türk lokantasını sevmiş olmalı ki üçüncü defa yine oraya geliyor. Bu sefer hizmetkar Türk çocuğunu da beraberine alarak dostça içiyorlar. Ama parası bitmiştir ve cebinde metelik yoktur. [...]
Çikolatadan adam
Dün bir yetişmiş delikanlı gördüm, çikolatacı. İki ellerinin bilek kısımlarına baktım ve irkildim. O ne kir Yarabbi! Su yüzü görmeyen bu ellerin avuçlarından itibaren sanki sıvama çikolata sürülmüş. Şimdi kalk, git belediye zabıtasına haber ver: Efendim bir çikolatacı gördüm. Bir de lütfen siz görün. Adamın elleri zaten kirden çikolatalaşmış. Ayrıca bu maddeyi tezgahına koyup satmasına [...]
Şehitlerimiz
Her Türk evi üç gündür matemlerin en siyahına büründü. En aziz bir aile uzvumuz kaybolmuş gibi ezilen yüreklerimize taşla bassak teselli kâr etmiyor. Siz, albayından erine, dünyamızın barış çiçekleri solmasın diye gittiğiniz son manevradan başarı ile gelin, güle oynaşa vatan ve insaniyetin hürlüğü nöbetinden dönün; sonra ölümlerin en kahpesiyle kaybolun; yazıklar olsun talihin böylesine!.. Ey [...]
Sürüsüne bereket
Ankara'ya gidiyordum. Uşak'tan sonra birinci mevkiye, sıkışıklık dolayısıyla altı kişi oturmuş, asabî homurtularla saatleri dişlemekle meşguldük. Tam bu sırada kompartımanın kapısı açıldı. İçeriye çirkin çarşafı ile bir kadın girdi. "Yer yok mu be!" diye sordu. Yolculuğun malum hodbinliği hepimizin üstünde; hoş zaten yer de olmadıği için, kimse cevap vermedi. -Çüş! Kadın kapıyı suratımıza çarpıp giderken [...]
