Şimdi, şu “yüz” kelimesini görünce ilk defa aklınıza ne gelir bilmem ki… Eğer insanların yüzü gelirse, şaşarım doğrusu. Bu yüze bakılacak cesaret ve istek mi kaldı? Adam kalkar, altmışına basan yaşıyla on yaşında bir kız çocuğunu kirletir, işin tuhafı, taşıdığı yüz, insan yüzüdür. Bu kuruntu yüzünden karısını iri ekmek bıçağıyla doğrar; yüzü, bizim yüzümüzdür. Ekmeğe, [...]
Kategori: Yaşam
İrfana açılan kapılar
Evlâtlarını nura boğulmuş görmek isteyen ana ve babalar için, dünden itibaren okulların kapıları irfana açılmış bulunuyor. Terbiyeci A. Vinet’in haklı olarak söylediği gibi “başlarının içi bilgi ile teçhiz edilmiş insanların, bunun aksi olan kimselere karşı öyle bir imtiyazı ve üstünlüğü vardır ki, bu üstünlüğün yeri, hukuk kitapları ve kanunlar değil, fakat o memleket insanlarının idrakidir.” [...]
Düttürü düt…
Dokuz Eylül akşamı Mithat Paşa sanat okulu istikametinden gelen yirmi, otuz izci çocuğumuzun borazan seslerini, trampet vuruşlarını görünce düşündüm: Biz izcilikten dahi ne istediğimizi, ne beklediğimizi anlamış veya anlatabilmiş miyiz? Millî Eğitim Bakanlığı'nın bir takım talimatname, yeni adı ile, yönetmelik çıkarmasına rağmen durum aydınlanmış değildir. Değildir; çünkü eğer ortada bir vuzuh olsaydı yıllardan beri izci [...]
Ya biz bir şey vermeyecek miyiz?
İzmir'de Nato'nun karargâh kurması hiç şüphe yok ki hükümet için bir başarı, İzmirliler için de bir talih eseridir. Matbuatımız bunu günlerdir lâyıkı veçhile açıklamış bulunuyor. Fakat meselenin benim naçiz görüşüme göre bir tarafı daha var: Onların bize katacakları politik sosyal kıymetler yanında biz de kendilerini boş bırakmayacak, yer yüzünde yalnız Türk’e mahsus olan beşeri cevherlerimizi [...]
Tombul
Dün akşam günün batışı mı güzeldi, benim içimde bir ezginlik mi vardı bilmiyorum, oturduğum kır bahçesindeki iskemleye çöktükçe çöktüm. Önümde küçücük bir havuz, fıskiyesi hafif şıpırtılarla sularını tekrar geriye verirken sathında beliren dalgacıklar duygularımda adeta nakışlar işliyor. Haşim'in iki mısrağını içimden aldığı kuvvetle dudaklarım tekrarlıyor: “Bir Acem bahçesi bir seccadeDolduran havzı ateşten bade” Tam bu [...]
Çabalama kaptan
Evvelki gece İzmir limanında, Konak ile İnciraltı arasında işleyen bir vapur, İnciraltı'na yaklaşırken, Reşadiye açıklarında durdu. “Efendim, durur ya, bir arıza olmuştur” denilebilir. Fakat bizim vapurumuz, durmadı, oturdu. Oturdu dediysem, karaya oturdu. “Olabilir” diyecek misiniz yine bilmem. Hâlâ bu işi ehemmiyete almıyorsanız haber vereyim: Vapur karaya değil, şapa oturdu. Nasıl mı? Basbayağı! Bu yollarda yüzlerce [...]
Circo Medrano
Medrano sirkinin şehrimize yapıştırdığı afişleri gördünüz mü? Sanki müşterilerini sadece İtalyanlardan temin edecekmiş gibi, “Circo Medrano” diye başlamış… İtalyanca devam etmiş, gitmiş… Kendilerine bir hayli dövizimizi bırakacak kadar cömert davrandığımız bu cambazlar gurubu, “senin olsun paran” der gibi, Türklerin hâkim olduğu bir ülkenin duvarlarını saygısız kâğıt afişleriyle dolduruyor. Neden bunu yaparlar? Eğer her dildeki müşterilerini [...]
Gelmiyor
Adamcağıza dert olmuş, oturup dövünüyor. Konrad sirki gelmiyor diye. Sanki efendim ne gelmiştir ki o gelsin… Bir tek “gelmiyor” kelimesinin sırtına binerek hayal yolculuğunda yürü, ha yürü, bir hayli mesafe almaya başladım. Medrano geliyor, Konrat gelmiyor. Dert geliyor, derman gelmiyor. Yaban geliyor, baban gelmiyor. Av geliyor, sapan gelmiyor. Gözler ağlıyor; yaş gelmiyor. Düşmanlara hedef oluyoruz [...]
Efkâr-ı umumiye
Türkiye'de de bir efkâr-ı umumiye enstitüsü kurulacağını öğrenince her hürriyeti seven, halkın fikrine kıymet veren Türk gibi sevindim. Ama ne yalan söyleyeyim, Edirne'nin her peynir fabrikasında nasıl aynı lezzette kaşkaval peyniri yapılamıyorsa, Amerika'daki halkı yoklama enstitülerinin hapsinden de müsbet netice alınamıyor. Hatta öyle sanıyorum ki son zamanlarda hemen hepsinin görüşü fiyasko ile neticeleniyor. Bu neden [...]
Köksüzlük
-Efendim, Türk müziği dediğiniz şeyin tekniği Bizansın malıdır, bizim değildir.-Peki, ya alafranga dediğiniz müziğin tekniği büyük babanızdan mı miras kalmıştır? -Bizim musikimiz hazin hazin inleyen, ağlıyan musikidir.-Ya garbın ki kahkaha mı attırır? *** -Bacaklarını yanındaki ihtiyarın burnuna doğru uzatma yavrum, edep diye bir şey vardır.-Ayaklarımın hürriyet ve rahatını bozmak mecburiyetinde değilim; geçti o devirler. *** -Dur [...]
