Bermuda veya bermutad

Birdenbire bir Rus teklifi: Bermuda'ya biz de geleceğiz! Stalin'in ölümünden sonra, Sovyetler Rusya'sının takip ettiği metotta yumuşak bir desise, kasıtlı müsamaha, karanlık ve siyah bir dostluk manzarası müşahede etmemek mümkün değil. Yoldaş Malenkov ezeli usûllerine başvurarak otuz senelik rejim arkadaşı, parti yoldaşı ve Dahiliye Nazırlığı'na kadar getirilmiş olan Beria'yı temize havale ettikten sonra, Batılılara dönüp [...]

Komik Başvekil

Tarihte türlü icraatı, çeşitli tavır ve hareketleri yüzünden nam almış Başvekiller, Krallar, Padişahlar, Konsüller devlet adamları vardır.  Meselâ XIV. Louis için, hazinenin bütün gücünü, güzelliği ile meşhur Marie Antoinette uğruna tüketmesinden ve konuşmasındaki salaklıktan kinaye olarak "Aptal Kral" denilmiştir.  Pek çok insanı ağaca bağlatıp katleden Garb kumandanı Haccac'ı hatırlayacaksınız. "Haccac-ı Zalim" adı takılmıştır.  İngilizler çok [...]

Günlük

İki samimi arkadaşın münakaşası ortasındaydım. İkisi de ayrı partiden, ateşli ve partilerine bağlı kimselerdi. - Adapazarı Şeker Fabrikası, teşebbüslerimizin sonu değildir. Bu gibi eserler devam edecek. - Fakat fikir ve ilk tesis gayreti bizim partiye aittir.- Ya dört hava meydanı?- İyi güzel ama, biz de iktidarda olsaydık, demokrasi cilvesi, mürakabe (denetleme) korkusu ile bu tempoda çalışacaktık. - [...]

Büyük millet olmak…

Dünya siyasetinin türlü tezahürleri arasında, komşu milletlerin bir kısmının birbiriyle didişmesi bir hayli sıkıcı ve üzücü oluyor. Mısır'da Cumhuriyet'in kurucusu General Necib'in hahambaşıyı öpmesi üzerinden henüz bir hafta geçmeden İsrail ordusu, Mısır'ın ihtilâl mahkemeleriyle uğraşmasından faydalanarak iki hudud arasındaki tarafsız bölgeyi işgal etti. Bu sefer Mısır ordusu mukabele olmak üzere başka İsrail toprağını istilâ etti. [...]

Sessiz bir ölüm

Günlerimizin üstüne yağan çeşitli havadis yağmuru ortasında bunaldığı için mi, yoksa fani insanlara mahsus olan gaflet anlarından birine rastlaması sebebi ile mi neden bilmem Necmettin Sadak'ın ölümü üzerine eğilmekte geciktim. Üç şehir matbuatında, kendi partisininkiler de dahil, çıkan yazıların enformasyon hududunu aşmaması, onun değerini düşürecek bir olay değildir. Türkiye'de çok partili siyasi hayatın başlangıcında ve [...]

Yine Musaddık

İran olaylarını tefsire tabi tutan görüşler arasında mukayese yapmayı düşündüğüm şu günlerde elime geçen bir okuyucuya mektubu, bu bahse üçüncü defa dönmeye beni mecbur etti. Alsancak'ta oturan Marius Puççini adındaki okurum diyor ki: "Musaddık şöyle veya böyle bir adama olabilir, ama İran'da geri bir şah idaresini yıkacak değil miydi?" Belki Puççini adlı hemşehrim gibi düşünenler [...]

Yürek meselesi

Bizim Evlendirme Başkâtibi Halil Ergenek, mezuniyeti dolayısıyla gittiği Yunanistan'dan dönüşünde bana Batı Trakya'da yayınlanan yeni Türkçe bir gazete gösterdi. Gazetenin sahibi Yunan Parlamentosu'nda bir Türk milletvekilidir. Bu zat, devletin en selâhiyetli bir maarif mensubu ile, Türk okullarına ayrılan tahsisat azlığı üzerinde sorduğu suale kendisinin Türk olduğunu bilmeyen Yunan maarifçisinin verdiği cevabı teessürle kaydediyor: "Biz, dini [...]

Yine soğan başına dair

İran Şahı huduttan çıkar çıkmaz, pek fazla idealist gözüken bir kısım fıkracı ve başyazarlarımız, "Bir taç daha devrildi." diye adeta sevindiler. Musaddık'ın iktidara tam sahip oluşunu kesin sandılar. Ayrıca bu münasebetle, dünyamızın lehine bazı neticeler çıkardılar. Hatta bir İstanbul başyazarı Musaddık'a inkılâpçı gözü ile bakmamız için hepimize ders vermeye kalktı.  Karnına bastıkça viyaklayan çocuklar misali, [...]

Irak’ta te’lifçilik

Son günlerde yeni Irak hükûmeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında sıcak bir su akımı başladığını görüyoruz. Birleşik Devletlerin, eskisinden daha büyük nisbette oraya silâh ve savaş malzemesi göndermesi, haftanın en dikkati çeken olayıdır. Gerçi ihtilâlci Irak hükûmeti başkanı, Nasser'e karşı bir kaç defa tatlı dil kullandı. Ama dikkat edilirse bu dilde bir piyazlama gayreti (abartma) [...]

Soğan başı

Milletlerin şef durumundaki idarecilerini, yani başlarını, bazı hayvanların başlarıyla vasıflandıran mizahi bir Fransız yazarı meselâ hatırımda kaldığına göre Churchill'e koç başı, Stalin'e domuz başı, Hitler'e buldok başı sıfatını takmıştı. Şu İranlı Musaddık'a acaba şaka yapmak icap etse nasıl bir sıfat bulunur bilmem ki... Baş olmasına gerçe o da bir baştır ama, nasıl? Otoriter desek, değil. [...]