İnsanlığı ferahlatan sözler

Bilmem öğretmenler çocuklarına o sözleri tahlil ettiler mi? Her memlekette mahrumiyet çeken insanların yaraları biraz olsun teskin edici merheme kavuştu mu? Zira Truman’ın son nutku, kalleş dünya siyasetinin ve hain bolşevizmin sersemlettiği başlarda serin bir rüzgâr estirdi. Amerikan Cumhurbaşkanı diyor ki: “İnsaniyetin sefalet denizinde Amerika, bir refah adası halinde yaşayamaz.” Talihsizliği, tarihi ile yaşıt giden [...]

Küçük kabiliyetler

Karşıyakalı bir bayan okuyucumdan temiz bir kâğıt üstüne itina ile yazılmış, uzun ve hicranlı bir mektup aldım. “Siz” diyor, “Hamdibey hoş geldin” yazısında ve diğer bir çok yazılarınızda sanat meseleleriyle alâkalanıyorsunuz. Ne olur, bir de bizim gibilerin derdi ile dertlensenize! Onun derdi, okuyucularım şudur: Resme âşık, kabiliyeti de; Fakat inkişaf etmesi için bir atelye bulamıyor. [...]

İki Fransa

İki Fransa olduğu artık öyle sanırım ki su götürmez bir hakikattir. Birinci Fransa, Cizvitlerin, eski askerlerin ve müstemleke kurtların hâlâ hayal ettiği deniz aşırı imparatorluk Fransasıdır. İkincisi malûm; şu satırların sahibinin bile ilk sanat kültürünü edinmesine sebep olan fikir alemdarı, 1789 hürriyet ihtilâlinin öncüsü olan Fransa! Birbiriyle tezat halinde bulunan pek çok hâdiseler görmek mümkündür [...]

İyi etmiş

Ankara'da, bilmem kime ait yüksek bir sosyeteye Münir’i davet etmişler. Bu arada, düne kadar Bomonti'de okuyan ve kabiliyeti sebebi ile Ankara radyosuna alınan küçük Nusret Ersöz’le sanatını takdir ettiğim Muallâ Mukadder Atakan da çağırılmış. Münir okumuş, sonra Muallâ okumuş. Bunu müteakip delikanlıya sıra gelmiş. Ondan da, isteye isteye Münir’in bestelediği pek de ahım şahım bir [...]

Bülbül

Dün gece, hayırdır inşallah, kendimi bir çiçekli bahçede buldum. Dört yanımda kendi işleriyle meşgul olan insanlar vardı. Bahar, ılık esintisi ve yumuşak karakteri ile ruhları doldurmadaydı. İşte sevinmesi gerektiren bu ahval içinde, birden bire karşımda korkunç bir mahlûk gördüm. Çengel gibi gagası, pis bir yüzü, keçi sivriliğinde bir boynu vardı. Neresine baksam iğrenesi bir kaçınma [...]

Bugünkü miting

Bugün yine sizinle konuşmak fırsatını bana veren genç arkadaşlarım, yaşayın! Bugün bütün parti mümessillerini, kısaca bütün İzmirliyi ve bütün memleketi peşinizde görmektesiniz. Moskoflarla birkaç kerre savaşmış olan iki büklüm ihtiyarla, saçı bitmemiş yetim, bugün ruhça, gönülce size yakındır. Acemoğlu’nun Çaldıran tokatına rağmen rüşte ermeyen bazı fikir softaları ve Tahran'da çöreklenmiş Sovyet azmanı komünistlerle Türkiye'deki gizli [...]

Kanun alâkasından uzak kalmış işçiler

Geçenlerde bu sütunlarda yazdığım “Ücretli Hafta Tatili” adlı yazımı okuyan bir işçi, işçilere karşı, sade benim değil her Türk'ün göstermekle vazifeli bulunduğu alâkayı esirgemediğim için bana teşekkür ediyor, fakat iki uzun sahifeyi kaplayan mektubunda Hikmet İşseven “Biraz da bizi” diye söze başlıyor. Bu okuyucumun yerinde yaptığı ikaza ben de teşekkür ederim. O kendi gibi tezgâhtar [...]

Sözüm ona…

Harunürreşid’in hilâfeti sırasında, sonradan gözden düşerek zehirletilen İbnirrumî adlı bir şairin iki mısraı meşhurdur. Şair, Harunürreşid’in kendisini zehirleteceği haberini çok önceden sezmiş olmalı ki, çok sevdiği padişahtan gelecek kötülüğe karşı şöyle demiştir: “Ey habibim, sana demem öldürme beni”Öldür gam değil bu; düşmanlara güldürme beni” Aynı yolun yolcularını, aynı hisle bağlı olanları günün birinde nâmerd bir [...]

Açılan yeni devir

Günlük siyaset bulutları, bize, pek yakınımızda doğan bir güneşi görmeyi adeta haram ediyor. Türkiye'nin dış politikadaki itibarlı durumu, yazık ki farkına varamadığımız bir yeni güneş olup çıkmıştır. Atlantik paktı, dost fikirler cephesinin Başkomutanı Eisenhower’in Türkiye ziyareti yeni bir devrin başıdır. Atlantik paktına şu parti girdi, bu parti girdi diye sofistik münakaşalara dalmaya bakmayalım. Dünyanın yeni [...]

Ağız

Dün bir dostumla kahvelerin birinde oturmak, şöyle bir fasıl, havadan, sudan konuşarak hoşça vakit geçirmek istedik. Tam bu sırada yanımıza, siyaseti rezaletle aynı mânada anlıyan tiplerden biri çıka geldi. Üç ay evvel, boğazının damarlarını gere gere müdafaa ettiği bir dostunu, şimdi, yerin dibine sokmak için, içinde, esastan yana bir şey bulunmayan nice vesile balonlarını şişir [...]