Hac ve tanbur

Nağmelerin sihri helâldir Onaltıncı asrın sonunda on yedinci asrın ilk yarısında yetişen bir tanbur üstadı aynı zamanda dini bütün bir Müslümanmış.  İslâm'ın şartlarını büyük bir dikkatle yerine getirmeyi en yüksek emel olarak ruhunda taşıdığı için, imkânını bulunca hacca niyet etmiş.  Fakat o zamanın hali malum. Musiki davası, şer'an bir türlü halledilememiştir. Üflenerek çalınan sazın ahkâmı [...]

Radyo’da bugün neler dinleyeceğiz

Bugün İstanbul Radyosu'nun 20.35 seansında dinleyeceğiniz küme faslı cidden güzeldir. Bu fasılda geçen şarkılardan biri var ki, radyo dergilerinde yanlış kaydedilmiş. Hicazkâr makamından olan bu nefis ve klâsik çeşnideki eserin sözleri budur: "Pembelikle imtizac etmiş teninSine yâ kâfura benzer gerdeninBen siyah pırlanta zannettim teninSine yâ kâfura benzer gerdenin" Yine bugün Ankara Radyosu'nda 21.30'da İsmet Uğurlu [...]

Büyük bestecimiz Giriftzen Asım Bey 

Giriftzen Asım Bey(1951-1929) Musikimize az fakat ölmez eserler ve bilhassa uzun zaman bulunduğu Amasya'da ektiği feyizli musiki tohumlarının üzerinden seneler geçmesine rağmen hâlâ yeşertileri görülen Neyzen ve Giriftzen asım Bey, 1851'de Tesalya Yenişehrinde dünyaya gelmiştir. Muhzırbaşı Ali Efendi'nin oğludur. Küçük yaşta iken sesinin güzelliği muhitinin dikkat nazarlarını çekmiş ve Yenişehir Mevlevihanesi'nde 14-15 yaşlarında iken Neyzen [...]

O Kadın

Geçen gün Kore'den dönen gazilerin göğsüne Amerikan milletinin en büyük şeref nişanı bronz madalya takılırsen, oğlu Kılıçer'i Kore dağlarında toprağa veren ananın halini hâlâ gözlerimin önünden kaybedemiyorum. Sancılarının en azizini çekerek dünyaya getirdiği ve sonnra yirmisine denk bir taze gül dalı gibi erginleştiği ömür mahsulünü kaybetmek, kısaca hayatnıın bel kemeği mesabesinde olan yegâne desteğinden mahrum [...]

Münir Nurettin’in İkinci Konseri

Üstadın Elhamra'daki ikinci konserine şimdi sadece ruhu yaşayan ebedilerden Hammamizade İsmail Dede ile başlandı.  "Ey çeşm-i ahu hicrinle tenhalara saldın beni" Güfte ve bestenin kültürünü yıllarca önce yapmış olan san'atkâr kendinden emin bir tonla giriştiği tegannide, bilhassa "tenhalere", "sahralere" kelimelerinde arkaik bir hava yaratmak, tarihi bütün lezzetiyle ve çeşnisiyle tattırmak için tenhalara ve sahralara dedi. [...]

Münir’in dün geceki konseri

Elhamra Sineması, dün gece, sesini gönlümüze duyuran Münir Nurettin'i barındırmak gibi zevkli bir harekete şahit olduğu gibi, birkaç bakımdan göz alan, ferahlık veren bir dekora da can vermiş oldu. Bir defa her iki konserin biletleri satılmış, üstadın Karşıyaka Ses Sineması'nda Cuma günü vereceği konser için bilet sorulmaya başlamıştı. Öte yandan salonun o muhteşem topluluğundan takdir, [...]

Kurum tarihi ve vak’anüvis

Kaç gündür eski tarihleri, tekrar tekrar okuyorum. Bir hafta önce elimden bıraktığım Solakzade'yi müteakiben, lezzetle, iştiyakla sahifelerini çevirdiğim Naima, beni öylesine sardı ki bir aralık tarih kurumunda koskoca bir heyetin meydana getirdiği metod derdine düşmüş güya müşahede bakımından objektif kaldığını sanan o cilt cilt yavan tarihleri gözümün önüne geldi. İnsan, çok küçük iken kaybettiği babasının [...]

Büyük bestecimiz Giriftzen Asım Bey 

Musikimize az fakat ölmez eserler ve bilhassa uzun zaman bulunduğu Amasya'da ektiği feyizli musiki tohumlarının üzerinden seneler geçmesine rağmen hâlâ yeşertileri görülen Neyzen ve Giriftzen asım Bey, 1851'de Tesalya Yenişehrinde dünyaya gelmiştir. Muhzurbaşı Ali Efendi'nin oğludur. Küçük yaşta iken sesinin güzelliği muhitinin dikkat nazarlarını çekmiş ve Yenişehir Mevlevihanesi'nde 14-15 yaşlarında iken Neyzen Yusuf Paşa'nın çırağı [...]

Alaturka’da Usûl

Pratik tarifeler hakkında bilgiler Bir çok dostlara rastgelirim. aramızda şöyle bir konuşma geçer: -Bizim kızın bir sesi var; harika. Biraz usûl öğrense Safiye'den daha güzel okuyacak.  İşin tuhafı, kadınsa, Safiye, erkekse Münir Nurettin'den alırlar. Halbuki, bahsedilen kızın belki sesi vardır. Fakat eksik olan tarafı: Musikisi bilgisi, makamlar, eserler gibi bir müzisyende bulunması lâzım gelen vasıflardır. [...]

Yorgo Bacanos

İstanbul Radyosu açıldıktan sonra onu tanımayan, ismini duymayan kalmadı. Yüzünden hiç eksik olmayan tebessümü, kendi işinden başka bir şeye karışmayan hayat telâkkisi, onu bütün sanat muhitine çok sevdirdi.  Yorgo, meşhur havta üstadı Lambo'nun oğlu ve yakın zamanda aramızdan ebediyen ayrılan kemençe üstatlarından Aleko'nun kardeşidir.  Ud'a ne zaman başladığını kendi dahi hatırlamamaktadır. Pek küçük yaşta minik [...]