İyi tanıdığım Dr. Alyot

Basın Yayın Umum Müdürlüğü vazifesine siyasi bir infisalden (ayrılma) sonra yeniden getirilen Dr. Halim Alyot'u yakından tanırım. Bir zamanlar vefa zinciri ile birbirine bağlı üç arkadaş iken hayatın umulmaz rüzgarları ile bugün birbirimizden öte şehirlerde aklımıza bile getirmediğimiz mevki ve şartlar içinde yaşayıp gitmemize rağmen kardeşim Halim Alyot'u tıpkı onun beni tanıdığı gibi yakından ve [...]

Sakalı öpülesi imam

Bir İstanbul gazetesinde şöyle bir tetkik ve seyahat yazısı okudum: Japon kadınları. “Olur a” diyeceksiniz, Japonya'da kadın yok mu? Fakat bahsettiğim yazı, Japon kadınlarının vücut ve ruh güzelliğini pek güzel tahlil etmiş ve bu yazıyı yazan da Kore'de bulunan bir tabur imamımız. Gerçi imam olmakla dünya zevkinden mahrum olmak, gözden, kulaktan, elden ve dilden nasibi [...]

Fahri Kavala’yı dinledim / Baydan ve Şensoy hakkında

Geçen hafta, kendisi hakkında, sesinin kendi hususiyetine kavuşmasını tavsiye ve temenni eden yazımı yazıp gazeteye göndermiştim ki yeni okuyucularımızdan Fahri Kavala’yı dinlemek imkânını buldum ve doğrusunu itiraf gerekirse, yazımı geri alamadığıma da müteessir oldum. Zira Kavala, hakikaten ikazlardan nasip almasını bilmişti. O, eski bir klâsik eserle programına girerken derin bir şaşkınlık duydum. “Bu Kavala’nın sesi [...]

Menderes’le gelen

Dünkü gazetelerde bir havadis: Samsun’da çıkan Büyük Cihad gazetesinde dinî hislerimizi sömürme ve kutsal duygularımızı siyaset ve rezalet mevzu yapma yolunda yayında bulunan üç yobaz kırıntısının hapse mahkûm olduğunu okumuşsunuzdur. Türkiye kanunlarının irticaya haddini bildirmesi ile alâkalı olan bu haberden üç gün önce de şu havadisle karşılaşmıştık: Hükûmetimiz Suudi Arabistan’a bir sağlık ekibi gönderiyor. Bir [...]

Bir Perdelik

Şu otobüs ve tramvayla geceleri yapılan yolculuk, hoş şey vesselâm! Hadiselerin üstünü kapayan can sıkıntısı zarını sıyıran; altında görünen eğlence mevzu ile baş başa kalabilirsiniz. Dün gece, Hatay caddesi otobüslerindeydim. Halk yine dolu, hem de tıklım tıklım. Her durakta yapılan hücum ve baskınlardan rahatsız olan bir kerli ferli bey ilk istimi salıyor: — Belediyeye maşallah! [...]

Cenup’un yürek yakan sesi: Aziz Şenses

Bugün İstanbul’da saat 18’de dinleyeceğiniz Aziz Şenses, Adana’nın yetiştirdiği kıymetlerdendir. Bundan on sene kadar önce Ankara Radyosu’nda derin bir lirizmi, Cenub’un yürek yakan nağmeleriyle birleştirmiş olarak ruhlarımıza dolduran bir ses peyda olmuştu. Aziz Şenses’i o zamandan tanır ve severim. Bizim Anadolu türkü ve havalarını siz de bilirsiniz ki çeşit çeşit bölgelere göre değişen bir melodik [...]

O dudaklar

Dün akşam Güzelyalı tramvayında ben ilk hücumcular arasında idim. Bir başkasını ezmeyecek kadar merhametli, ama kendimi ezdirmeyecek kadar da akıllı davrandım. Her neyse tek kişilik kanepelerden birine ilişebilmiş giderken sol yanımda oturan on sekizinde genç ve güzel kızın aniden gözüme çarpan kirpiklerini süzmekten de kendimi alamadım. Efendim, bu öyle maşa ile çekiştirme veya berber kıskacı [...]

Sesler baskıdan nasıl kurtulur?

İnsan sesi bir başkasına benzeyebilir; fakat onun asla tıpkısı olamaz. Her ses, fizyolojik ve ruhi yapı bakımından kendine mahsus hususiyetlere mutlaka sahiptir. Musiki sanatında müptedilerin bir büyük sanatkarın tesir ve nüfuzunda kalmalı başlangıçta kendi faydalarınadır. Bir defa onların bir sese çığar bağlanmaları, o seste, şahsiyetlerini yapacak mayanın mevcudiyetini keşfetmelerinden ileri gelir. Fakat bu yeni bağlanılan [...]

Mütareke

Kore’de dünden bu tarafa başlayan sükûtun manasını çözmek için şimdengerû bütün klâsik yorumcular harekete geçsin bakalım. Bu sükûttan sonra dünyanın hali nereye varacak? Bunu çözmeden evvel, bence yapılacak daha kökten bir tahlil var: Mütareke neden akdedilmiştir? Birleşik Devletlerin gayesi barış ve tecavüzün önlenmesi olduğu için, mütecavizleri, yaptıkları savaşta bir noktada mıhlamak onlara kâfi gelmiş, Amerika, [...]

Sanatta tesirden kurtulma çaresi – Müzeyyen Senar’ın bir ikazı

Memleketimiz radyolarının okuyucularından büyük bir kısmı, tanınmış sanatkârların tesiri altındadır. Üslûp yapmış sanatkâr, çığır açmış sanatkâr başkadır; güzel okuyan, sesi zevkle dinlenen solist yine başkadır; bunu hep bilirsiniz. San’at hayatında edebiyatta olsun, resim, heykel ve musikide olsun yeni girenler bir büyük ustanın nüfuzu altına girerek işe başlarlar. Dünyaca malûm ve müsellim olan bu hakikate Batı'dan [...]