Birkaç akşamdır, tatsız, tuzsuz ve çırpıştırma bir şekilde çalınan Ramazan davulu ile fırlıyorum. Turgut dostumun hani hakkı da yok değil. Geceleri, rüyalarımıza hafifçe sızarak uyku âlemimizde sevimli bir istasyon yaratan eski İstanbul davullarını gerçekten hatırlamamak mümkün olmuyor. Sığır derisi üzerinde değil, beyin zarım üzerinde öten tokmak sesleri gümbedek inmeye başladı mı, ondan sonra ya uyumuyor [...]
Etiket: Âkif Genç
Şu kendilerine malûm olanlar
İstanbul Milletvekili Senihi Yürüten Meclis'e verdiği bir takrirde, “Şifahanede bulunan bin beş yüz aptalla ne yapacağız” diye soruyor. Ben tımarhane dışında akıllı diye gezen aptallardan söz edip işi mizaha dökecek değilim. Fakat şu aptal kelimesi için teksif ettiğimiz mananın manasızlığına da dokunmadan geçemeyeceğim. İsviçre'nin büyük insaniyetçilerinden Louis Meylan “İnsan ve insaniyet” adlı eserinin sonlarına doğru [...]
Asıl idrak
Hani beni de bir korkudur almadı değil. Hemen berbere koştum. Rahmetli pederin bir öğütü yüzünden bıraktığım bıyıklarımın ucunu yukarı doğru kıvırttım. Çünkü başta Pilavoğlu olmak üzere, hepsinin de bıyık uçları aşağıya doğru sarkık. Şaka maka değil, memlekette Ticânî kelimesini duyunca. "ööö!.." diyesimiz geliyor.Kulakların dibine kadar oturtulmuş yağlı bir kasket, marsık sakallar, hülâsa öyle bir şalgam [...]
İyi tanıdığım Dr. Alyot
Basın Yayın Umum Müdürlüğü vazifesine siyasi bir infisalden (ayrılma) sonra yeniden getirilen Dr. Halim Alyot'u yakından tanırım. Bir zamanlar vefa zinciri ile birbirine bağlı üç arkadaş iken hayatın umulmaz rüzgarları ile bugün birbirimizden öte şehirlerde aklımıza bile getirmediğimiz mevki ve şartlar içinde yaşayıp gitmemize rağmen kardeşim Halim Alyot'u tıpkı onun beni tanıdığı gibi yakından ve [...]
Sakalı öpülesi imam
Bir İstanbul gazetesinde şöyle bir tetkik ve seyahat yazısı okudum: Japon kadınları. “Olur a” diyeceksiniz, Japonya'da kadın yok mu? Fakat bahsettiğim yazı, Japon kadınlarının vücut ve ruh güzelliğini pek güzel tahlil etmiş ve bu yazıyı yazan da Kore'de bulunan bir tabur imamımız. Gerçi imam olmakla dünya zevkinden mahrum olmak, gözden, kulaktan, elden ve dilden nasibi [...]
Fahri Kavala’yı dinledim / Baydan ve Şensoy hakkında
Geçen hafta, kendisi hakkında, sesinin kendi hususiyetine kavuşmasını tavsiye ve temenni eden yazımı yazıp gazeteye göndermiştim ki yeni okuyucularımızdan Fahri Kavala’yı dinlemek imkânını buldum ve doğrusunu itiraf gerekirse, yazımı geri alamadığıma da müteessir oldum. Zira Kavala, hakikaten ikazlardan nasip almasını bilmişti. O, eski bir klâsik eserle programına girerken derin bir şaşkınlık duydum. “Bu Kavala’nın sesi [...]
Menderes’le gelen
Dünkü gazetelerde bir havadis: Samsun’da çıkan Büyük Cihad gazetesinde dinî hislerimizi sömürme ve kutsal duygularımızı siyaset ve rezalet mevzu yapma yolunda yayında bulunan üç yobaz kırıntısının hapse mahkûm olduğunu okumuşsunuzdur. Türkiye kanunlarının irticaya haddini bildirmesi ile alâkalı olan bu haberden üç gün önce de şu havadisle karşılaşmıştık: Hükûmetimiz Suudi Arabistan’a bir sağlık ekibi gönderiyor. Bir [...]
Bir Perdelik
Şu otobüs ve tramvayla geceleri yapılan yolculuk, hoş şey vesselâm! Hadiselerin üstünü kapayan can sıkıntısı zarını sıyıran; altında görünen eğlence mevzu ile baş başa kalabilirsiniz. Dün gece, Hatay caddesi otobüslerindeydim. Halk yine dolu, hem de tıklım tıklım. Her durakta yapılan hücum ve baskınlardan rahatsız olan bir kerli ferli bey ilk istimi salıyor: — Belediyeye maşallah! [...]
Cenup’un yürek yakan sesi: Aziz Şenses
Bugün İstanbul’da saat 18’de dinleyeceğiniz Aziz Şenses, Adana’nın yetiştirdiği kıymetlerdendir. Bundan on sene kadar önce Ankara Radyosu’nda derin bir lirizmi, Cenub’un yürek yakan nağmeleriyle birleştirmiş olarak ruhlarımıza dolduran bir ses peyda olmuştu. Aziz Şenses’i o zamandan tanır ve severim. Bizim Anadolu türkü ve havalarını siz de bilirsiniz ki çeşit çeşit bölgelere göre değişen bir melodik [...]
O dudaklar
Dün akşam Güzelyalı tramvayında ben ilk hücumcular arasında idim. Bir başkasını ezmeyecek kadar merhametli, ama kendimi ezdirmeyecek kadar da akıllı davrandım. Her neyse tek kişilik kanepelerden birine ilişebilmiş giderken sol yanımda oturan on sekizinde genç ve güzel kızın aniden gözüme çarpan kirpiklerini süzmekten de kendimi alamadım. Efendim, bu öyle maşa ile çekiştirme veya berber kıskacı [...]
