Evren Paşamız Boşluk Doldursun

Sayın Cindoruk, iç ve dış olayların nazik dönemlere doğru yol aldığı bu günlerde, Sayın Özal’dan boşalan yerleri Cumhurbaşkanı’mızın doldurmasını rica etmiş. Haksız da sayılmaz. Ne var ki yetki ve sınırları anayasayla belirlenmiş olan Evren paşamız, cumhuriyetimiz ve milletimiz için tehlike işaretleri sezdiği konularda, zâti duyarlıklıdır. Birçok yerde de boşlukları doldurma değil, ama bu boşluklara işaret [...]

Humeyni ve Hükümetimiz

İran’da ve İslâm tarihinde görülmemiş bir rejim kuran Humeyni ile ilgilenmeyi, aklımızdan bile geçirmezdik. “Bana dokunmayan yılan, kimi sokarsa soksun” görüşü, ne kadar çirkin olursa olsun, bu rejime yine de aldırmazdık. Sınırlarımızda türlü türlü ve soğuk nevâ nice rejimler var. Ne Suriye’yi, ne de Sovyetler’i biz düzeltecek değiliz ya! Düzeltmeye kalkmıyoruz ya! Hükümetimizin, İran’da, Türkiye’deki, [...]

Vah Milli Eğitim Vah…

“En çok susulacak yerde konuşanlar, tam konuşulacak yerlerde susanlar.. İşte en çirkin olanlar…”MEvlÂn Milli Eğitim Bakanı’nı tanıyorum; seviyorum da. Kırk bir yıllık lise, üniversite hocalıklarımız, bizi hayatta pek az yanılttı. Eve karpuz alırken inanın, hep kabağını seçmişimdir. Sıfır uzmanlığın sonu bu. İnsanı tanıma ise mesleğimiz. Bu güven duygusuyla yakından tarttım bakanı. Yüzünden, içini cam gibi [...]

Yine Humeyni…

Türkiye Cumhurbaşkanı’nın, Humeyni ve İran İslam Cumhuriyeti aleyhinde konuştuğunu gördünüz mü? Ama İran Cumhurbaşkanı Hameney, hani şu, Başbakan Mûsavî’nin (*) ağabeyi olduğu halde, bunu gizleyen ve aynı soyadı kullanan Hameney, bir bildirisinde, “Türkiye’de halka dayalı adil bir hükümet yoktur; küfür yönetimi vardır” diyebiliyor. Sevdiğim Meclis Başkanımız Sayın Necmeddin Karaduman’ın ağzından, İran rejimini yerici sözler duydunuz [...]

Pişman olanları Allah bağışlar

Allah, sevgili Allahımız, engin bir şefkatin ve hoşgörünün sahibidir. Malından, fazla servetinden yardım etmemekte ısrar eden zenginle, inatçı ve tövbe bilmez kâfirin ve kasden adam öldürenin dışında, her iman eden kuluna bağışlama kapısını açık tutmuştur.

Atatürküm

Maddeyi başına taç edinen bu çirkin, bu iğrenilesi dünyada,sencileyin kahramana ağlamak, insanı insan eden faziletlerin en güzelidir.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Caddelerde, süngüsünü silip kınına koymuş askerler, okullarda masum yüzlerini hocalarına çevirip bir daha eğilmeyecek başlarını yukarıya kaldıran öğrenciler gür sesleriyle senin türkünü çığırıyor, dört yanı yıkıyorlardı: "O sevimli yüzün asla solmasın"Bir zamandı Atatürk!.. *1923 yılıdan, güzel başını [...]

Atatürk’ün adıyla…

İlk fıkramı senin adınla taçlamak isteyişim, sadece gönüllere sinmiş, dillerde tekrim olan [yüceltilen] adını anmak için değildir. İlk fıkramda olduğu gibi, öteki fıkralarımda da zaten, yolumun Kemalizmin zeval bulmaz [kaldırılamaz] prensipleri olduğu anlaşılacaktı. Fakat sen, yürekten özlediğin ve sağlığında bir kaç defa tecrübesine bile giriştiğin demokrasi havasının, şu intikal rüzgârları içinde namert sesler ve kalemlerle [...]

Atatürk’ün bütün çıraklarından Ustaoğlu’nun başına lânetler yağsın

Mustafa Kemal Atatürk(1881-❤️) "Atatük'ü sevmek, onu korumak, siyaset değil, her Türk için millî bir kiyasettir*."RÜŞTÜ ŞARDAĞ Vallahi Atatürk'üm nankörlükte bu kadar ustalaşmış bir Ustaoğlu** tasavvur edilemezdi. Sen kimmişsin? İnkılâpların, memleketi felâkete götürmüş bir başka partide de, bir gün, (Atatürk dediğin de kimdir?) yollu bir sual sorulmuştu. Üç değil, yirmi üç partide de seni sevmeyenler çıkabilir. [...]