"Göreyim sizi, bugünü size bırakana vefa ile bir damla göz yaşı dökün". Rüştü Şardağ Yarım asrın yarısı, çoktan geçti. Adım adım, erişe erginleşe halk egemenliği rejiminin derinliğine doğru gidiyoruz. Tarihten gelen millet yapımıza sonradan tebelleş olmuş sultan idareleriyle bir hayli yoğrulduğumuz sırada Atatürk, biz bir anda içten ve dıştan silkeledi. Çürük ve kurumuş yapraklarımızdan temizledi. Tam [...]
Etiket: Atatürk
Köy
İktidar Partisi kongresinde bir köylü kadın delege, yaptığı temenniler arasına, şöyle bir cümle de sıkıştırılmış: “Köylü davasına, köye daha hızla gidelim!” Ziraat bankasının köylülerimiz için krediyi artırması, Atatürk'ün büyük ideallerinden bir olan köylüyü topraklandırma davasında atılan seri adımlar, nihayet hayvan vergisi kanununun kaldırılması için girişilen teşebbüsler, Menderes hükümetinin, memleketin milli davalarından biri olan köy davasına [...]
Yerden göğe dek haklı
Dün ve bundan bir hafta evvel, İzmir yüksek tahsil gençliğine mensup birkaç genç arkadaşım, yeni dertlerini döktüler: Lokalsizlik. Bu arada İzmir Halkevi binasının, millî kültür, fikir ve sanat hareketleri bakımından faydalanacakları bir yer haline getirilmesi fikrini savunmamı istediler. Siyasi yazı yazmaya kanuni durumum müsait olmakla beraber, konularımı siyaset dışı seçmeyi prensip edinmeme, onların halkevi gibi, [...]
Eski şiirimizin hikmeti
Sayın Eğitim Bakanı'na sunduğum bu ikinci nâçiz görüşüm, klâsik şiirimizin hikmetleri üzerinedir. Bizde, hikmet, vecize, Fransızların maxime dedikleri şey, çok zaman birbirine karıştırılmıştır. Bir defa vecizeyi veya vecize gibi lâfı, bir kumandan bir tarihçi, bir kimyager, bir ticaret adamı da söyleyebilir. Vecize; az söze bir hayli değerli mana ve hatırı sayılır düşünce karıştırmaktır ki her [...]
Atlantiğin ötesi
Birkaç gündür, içeride ve dışarıda, kazandığımız zafer üzerine süregiden yorumlara bakıyorum. Bizimkilerle yabancı görüşlerin birleştiği iki nokta var: Türkiyenin pakta alınması, dünya güvenliğini geniş çağda, kendi güvenliğimizle birlikte sağladığı için, yarım yamalak kalmış bir başarının tam zafere ulaşması demektir; bu, birinci yorum! Bir de şu fikir hâkim: Dünya artık, kasıtlı düşmanlar hariç, hür milletlerin dost [...]
İki dinin öpüşmesi
Dünya Ortodokslarının şarktaki en büyük mümessili Athenagoras cenaplarının Cumhurbaşkanımızın yanında çıkan resmini gazetelerde gördünüz mü? Demokrat bir memlekette her vatandaş köşke girer, Cumhurbaşkanı ile görüşür ve poz poz resim çektirebilir; bu, bir mesele değildir. Resmin bence asıl ehemmiyetli tarafı, Hıristiyan dininin büyük “ulu” su ile, Diyanet işleri reisimiz münevver ve muhterem Eyyüp Sabri beyin yanyana, [...]
Kıyamete kadar nöbetteyiz
"...üç parti ve senin göz bebeğin gençlik, kardeş halkasıyla heykelini sardı, sabaha kadar başında nöbet bekledi. Bu nöbet kıyamete dek böyle süre gidecek."Rüştü şardağ Partiler, gençlik ve bütün millet, birkaç gündür başları kırılmış, mahzun heykellerinin yanı başında nöbetteler. Dün de İzmirliler, bu yurda yirmi sekiz sene sonra teke sakallarıyle tekrar karanlığı getirmek isteyenleri lânetlemek için [...]
RP’yi konuşturmuyorlar mı, konuşturamıyorlar mı?
Refah Partisi, İslâmî esaslardan yola çıktığı besbelli olan bir parti. Kendisine soru yönelten çoğu genç gazeteciler, hatta onların akıllı görünen ağabeyleri, hep İslâm dışı soruların peşinde. Refah’ı İslâmla sıkıştıramıyorlar. Hiçbirinin aklına “Örtünme konusunda Kur’an Âyetlerine dayalı yorumunuz nedir? Faize karşı olmanız, ”Adil düzen”in değil, Allah’ın emri. Açık açık savunsanıza! Hem ulu Allah’ın faizle ilgili âyetlerini [...]
Bir şeyini kesmek
Neyini? Şu sıralarda belediye seçimleri de var ya! “Refah kazanmazsa bıyığımı keserim.” “Siz bakmayın, belediye başkanlıklarına! Milletvekilliği seçimlerini Erbakan alırsa sakalımı keserim.” ANAP, Doğruyol ve de SHP’nin kazanıp kaybetme ihtimallerine göre bahse girişenler, yemin etmeler de var ya, ama bir yerini kesmeye kalkacak kadar ateşlilerine pek rastlanılmıyor. Ama efendim, bizim “şeyini kesmek” deyip de yutkunduğumuz, [...]
Diyanet İşleri Başkanı yolun doğrusunda
Bir talih eseri, Diyanet İşleri Başkanı, doğru yolu tutmuş bulunuyor. Türkiye’de gerçek Müslüman halkımızla, camilerimizde İslâm adına konuşan din adamlarımızın aydınlığa kavuşturulması için bir Şura topluyor. Neden? İki zümre de yanlış, ya da eksikli yollarla halkımıza gerekeni, bekleneni veremiyor. Bunun, nedeni konuşulacak Şura'da. Ben de çağrılıyım. Nasip olursa konuşacağım. Başkanın bu konuyu açıklayıcı ve özetleyici [...]
