Arkadaşımız Rüştü Şardağ’ın bu sütunlarda büyük müzisyen Mesut Cemil için, onun İstanbul Radyosu’nda verdiği bir konser vesilesiyle yazdığı makaleyi okuyan Mesut Cemil Tel, gazetemize ve arkadaşımıza aşağıda okuyacağınız zarif bir mektupla tahassüslerini ve cevabını bildirmiştir. Bu mektup için Şardağ diyor ki: «Bayramda en büyük bahtiyarlığım, bu mektup olmuştur.» «Pek aziz kardeşim, Ege Ekspres Gazetesi ile [...]
Etiket: Hakan Cevher
İllet Partisi
Bana bazen sitem eden arkadaşlar çıkıyor: «Sert yazıyorsun, bazen kırıcı oluyorsun.» Ama dikkat edin, onlar da “bazen” demekten kendilerini alamıyor. Bir insan veya bir topluluk, karşımda memleket yaralarından birine örnek olunca nasıl yumuşarım? En medenî insan bile bazen hayatında bir tokat atmamışsa dahi, bunun şaplatmanın ateşi içinde tutuşmuştur. Benim yazılarımda da artık cılk yara hâline [...]
Mendelssohn ve Dvorjak
Hafif ve zarif - Ruhuna zıt giden besteci - Tabutu konuşturan besteci Ankara Radyosu’nun bugünkü batı müziği programlarında plâk neşriyatından olmakla beraber, hafif dozda, çeşnili ve zarif iki eser dinleyeceksiniz. 17.30’da Mendelssohn’un 1. senfonisini, üslûp denen şeyin parlaklığına bir delil sayacağınız muhakkak. 1809’da Hamburg’da doğup 38 yaşında ölen bu zatın Alman musikisindeki mevkii orijinaldir. Ruh [...]
Ne Çelebioğlu, ne Lorentzo
Dünkü gazetelerde, Dumlupınar denizaltısı faciasına sebep olan gemi süvarisini tespit etmek üzere toplanan bilirkişi listesini gördünüz mü? Tam on beş kişi! Ve kendilerine sorulan sualler… Kaç tane okudunuz mu? Tam yirmi bir adet! İnsanı vicdan denilen o derin kuyunun başına eğerek korku ve haşyetle düşündüren sualler… Bir tekine cevap vermek için bile o kadar ezici [...]
Garp’ta bizi ele alan eserler
Haber orijinal değil - Öc mü alacaklardı? - Hakaretten korktular - Aceze eserleri Avrupa musikisinde, bilhassa Beethoven'in senfonilerinde "Türk temasına, bizim nağmelerimize rastlanmıştır" diye gazetelerde bir haber gördük. Bu haber yeni olmakla beraber orijinal değildir. Çünkü Mozart'ta, Chopin'de Türk melodilerinin var olduğunu bütün dünya bilir. Bizimle garp musikisini alâkadar eden cihet de, Türk mevzuunun, yani [...]
İstimlâk
Dün, şehrin ana cadde haline sokulmak üzere bulunan bir büyük sokağının kenarından geçerken, gözüm istimlâk edilmiş bir evin bakiyesi ile karşılaştı. Bir anda hüzünle durdum ve şu yıkıntının altından bir kısmını görebildiğim mozaik döşeli avlunun hâlâ sağlam kalmak ve dayanmak niyetini apaçık keşfettim. Şu avlu, kim bilir bir sofa mı, salon mu, yemek salonu mu [...]
Ankara’da eşlerinden feyz alan solistler
Müzehher'in buketi - Karakuş'tan gayrısı okuyamıyor - Kürdili değil, Kürdîli - Halil Aksoy gibi bir kocası olurdu... Ankara Radyosu'nu bugünkü seanslarında şarkılar kısmında okuyacak olan Müzehher Güyer, Ankara'nın son iki yılda yetiştirip yurda sunduğu kıymetler arasındadır. Şüphe yok ki onun temiz ve pürüzsüz bir hançere ile sakin ve rahat okumasında eşi Ekrem Güyer'in de büyük [...]
Övelim
Hayıflananlar var: «Nedir Fransa'nın bu politik keşmekeşi! Bir haftayı geçiyor, hâlâ Fransa'da kabine kurulamıyor» diyorlar. Değil biz de, İngiliz gazeteleri ve halk efkârında dahi bir acayip dudak büküş. İngilizceyi iyi bilen bir dostum müstakil «Economist»de okumuş, uzun bir makalenin başlığı şu: «Fransaya ne oluyor?» Tek parti idaresinde uzun yıllar kalmış olmamızın neticesi hâlâ bizde de [...]
Radyo mu, açlık talimhanesi mi?
Kifaf-ı nefse yetmez bir tahsisat – Çocukların hareketini ayıplıyorum – Bir defa özür dilemişlerdir Basın Yayın Umum Müdürlüğüne, İzmir Radyosu Belediye tarafından devr edileceği zaman bana Radyomuzdan bir hoca geldi ve sordu: — Siz bizi bıraktınız, artık para veremiyorsunuz. Basın Yayından da taahhüd ettikleri halde kimse gelmiyor, ne yapalım? “Dayanın” diye cevap vermiştim. Onlar dayandılar, [...]
Boynuz
Geçen gün belediyenin ikinci bir ihale ilânını gördüm. Talibi çıkmadığı için, yeniden gazeteye vermişler. Boynuz satacaklarmış. Fakat gelgelelim, bu nesneye yanaşan yok. Fesüphanallah! Neden bu çekinme, bu alâkasızlık anlamadık. Zamanımızda sık sık müşahede edilen bu maddeyi bilmezlikten, istemezlikten gelmek pek mânasız kaçmıyor mu? Bir defa efendim, boynuz dediğimiz şey bizi ürkütecek kadar kaba da değildir. [...]
