Ebedî kalacak bir hançere: Hafız Burhan

Son gelen haberlere göre, Hamiyet Yüceses rahmetli Hafız Burhan’ın şarkılarını, bilhassa ninnisiyle, Abdülhak Hâmid’in Makber’inden alınmış olan ve ölen karısı Fatma’sı için yazdığı şarkıyı geçecekmiş: Her yer karanlık,Pür nur o mevki.Mağrib mi yoksaMakber mi Yarab. Bir hacilgâha,Döndüyse türben,Aç kollarını aç!Maşukanım ben. Ne kadar sevindik desek azdır. Bir defa işin vefa tarafına hayran kaldım. Bütün solistlerimiz [...]

Utan..

Geçen gün sevdiği kızı bir ekmek bıçağı ile delik deşik eden pis katile hâkim sormuş: — Niye öldürdün? Bir sürü lâf bozuntusu arasında işte cevabının hülâsası: — Seviyordum. Patlamak işten değil. Dayanamayıp ben de bir sual sorayım: — Sevip sevmediğini sormuyorlar. Niçin öldürdün diyorlar? Alacağım cevap eminim ki yine aynı olacak. — Çünkü seviyordum. Sevdiği [...]

Fuat Edib’i emziren pınar

Dile düştüm - Fasit daire - Beyin ışığını istismar Bugün musikimizin en içli sesini Ankara Radyosu’nda saat 10.15 seansında dinleyeceksiniz. Nevin Demirdöven bu seansında size güftesi şair dostum Fuat Edip’e ait olan Selahattin Pınar’ın Karcığar şarkısını okuyacak. Halk şiirinin lirik pınarına dudaklarını hanidir dayamış ve oradan kana kana içmiş olan Fuat’ın bu güftesi de Pınar [...]

Buldum ve kaybettim…

Onu, gölgelik bir gazinoda, bir top ağacının altında bulmuştum. Kâh sağ, kâh sol yanağı üzerine düşen açık kestane saçlarını araladığı ve derinlere uzanır gibi olan bakışlarıyla beni süzdüğü günden beri üç defa daha gördüm. Boylu olduğu için dolgunluğu hafiflemişe benzeyen vücudunda ağır başlı bir incelik, beden yapısında elle tutulacak kadar bir zerafet var. Acaba bu [...]

Avrupa’da musiki

Fatih'in yumruğu - İlk notalar - Messe nedir? - Bizim dini musikimiz ne alemde... Biliyorsunuz ve devirleri ayıran tarihçelerde biliyorlar ki Ortaçağ, ilk çağ, yeni çağ diye devirler keskin bir bıçakla birbirinden ayrılmaz. Her devrin kökü bir evvelki devrin içinde ve yine her yeni devrin dalları gelecek devirlere uzanaktır. Fatih’ten evvel İstanbul ve Bizans'tan amiller [...]

Bırak felsefeyi

Bugün kunduramı boyayan boyacının yanına bir arkadaşı çıkageldi. — Ne yaptın tapu işini? Arkadaşı izahat vermeye başladı. — Tapu muhafızını gördüm. Bir kanun varmış. Hazineye ait arazide… Boyacı sorduğuna pişman olmuş gibi arkadaşının sözünü kesti: — Bırak felsefeyi yahu! Şu yirminci yüz yılda dünyamız da tıpkı o kundura boyacısı gibi felsefeyi bırakmış görünüyor. Okul çağında [...]

Bilâl-i Habeşî gibi müessir bir ses: Dr. Alâeddin Yavaşça

İstanbul Radyosunda iki senedir dinlediğimiz bu üstün sanatkâr hakkında benden bilgi isteyen iki okuyucumu cevaplamadan önce şunu hemen haber ver­eyim: “Şurada doğdu, falan yaşında şarkı mırıldan­maya başladı. Daha mektep sırasında iken…” diye başlayan biyografik bilgiler­i başka yerden temin etmek her zaman mümkün­dür. Ben daha çok onu dinlerken duyduğumuz hissi tahlile çalışacak, sanatı üze­rinde duracağım. Memleketin [...]

Neden susuyorum?

Dramalı'nın ve musikimizin samimi şarkıları Radyomuzun bu akşamki faslında dinleyeceğimiz Nihavend şarkılar arasında Dramalı Hasan Efendi’nin eski, fakat güzel bir bestesi de var. Sözlerini yazalım: "Sana bilmem ki neden hiç doyamamSeni yıllarca da sevsem doyamamSeni bir gün göremezsem yaşamamSeni yıllarca da sevsem doyamam" Kötü bir güfte ile, Aksak usûlünde bestelenen bu Nihavend eser gibi, Dramalı [...]

Bir taç vesilesiyle..

Dün İngiltere’nin genç ve güzel Kraliçesi ikinci Elizabeth’in başı, güzel bir gelenek icabı, güzel bir taçla süslendi. Bu kaçıncı bilmem kimin, kaçıncı bilmem neslinde, güzel olan üç şeyden bizi ilgilendiren, sadece, gelenek kısmıdır. Bir milletin geçmiş tarihinden bu tarafa, hayatiyetini kaybetmeden gelip müşterek inanç, sevgisizlik ve bağlanma sebeplerini bir kalem darbesiyle yok edebileceklerini sanan bir [...]

Eşek babındandır

Bir okuyucumdan hoş bir mektup aldım. “Hakkımda çok acı konuştuğu için arkadaşlardan birine kafam kızdı ve ‘Birader artık eşeklik ediyorsun’ dedim,” diyor. Muhatabı buna kızmış ve “Dâva açacağım” demiş. Okuyucum soruyor: “Eşek demekle ona hakaret etmiş sayılır mıyım?” Yazık doğrusu, yazık! Kaç kişi, kim bilir kaç defa yazdı: Şu eşek sözünü hakaret zımnında kullanmayalım diye. [...]