Irak’ta te’lifçilik

Son günlerde yeni Irak hükûmeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında sıcak bir su akımı başladığını görüyoruz. Birleşik Devletlerin, eskisinden daha büyük nisbette oraya silâh ve savaş malzemesi göndermesi, haftanın en dikkati çeken olayıdır. Gerçi ihtilâlci Irak hükûmeti başkanı, Nasser'e karşı bir kaç defa tatlı dil kullandı. Ama dikkat edilirse bu dilde bir piyazlama gayreti (abartma) [...]

İzmir’in Fuar’ı

1940 senesi... Kırkağaç'ta yedek subaylığımı yapıyorum. Bir Pazar tatili, yolumun İzmir'e düşmesi beni, tesadüf, Fuar'la karşılaştırıyor. O zaman, güzelim Kültürpark'a ve bu parkın beşiğinde sallanan Fuar'a ağzım açık kalmıştı. Hey gidi günler, hey! On sekiz yıl geçti aradan. Kendimde sorumluluk taşıyan bir vazife ile Fuar'ın bağlı bulunduğu teşkilâtta görevlendirildim. O parkta ve şu Fuar'da o [...]

Tiyatroda Marks’ın yenilgisi

Devlet artistlerinin her temsili gibi "Çöl Faresi"nin de başarı kazandığını gururla kaydederim. Eserde usta bir reji kuvveti yanında hayran kalınan çok şey vardı. Artistlerin hepsi de duygulu, rahat ve hakim oynadılar. Ehemmiyetli olan şu: Henüz yirmi yaşının havalı çağını yaşayan Müşfik Kenter ve en büyük kadın artistimiz Yıldız Akçan, tabiliğinin ve icabın şaheseri bir oyun [...]

Göktepe’yi alkışlayınız

Selâhattin Göktepe Benim iyi arkadaşım ve sevdiğim Selâhattin Göktepe'nin bu sene davet ettiği virtüozlar arasından Tanburi Mesut Cemil dostumun da bulunduğunu bilmem duydunuz mu? Size 1954 yılının müjdesini vermekle bahtiyarım. Mesele şu: Bu salon, Batı müziğinin beşeri çağlayanlarına dudaklarını iyice dayamış olan, nice değerli Türk müzisyenlerini geçen yıl sinesinde toplamış, bu sene de o çapta [...]

Bu böyle olmaz

Ben eminim ki bu memlekette, "Milliyetçiyim" diyen her Türk çocuğunu, evlenme dairesi parkının ve itfaiyenin arkalarına rastlayan tütün depoları işçilerinin hali yaralamaktadır.  Öğle üstü ne zaman o taraftan geçsem, nikotinin, yüzlerinden hayat rengini çalıp soldurduğu kadın erkek, küçük büyük işçilerimizi, caddenin tretuvarlarına iğreti oturmuş, bir kaç lokma tıkıştırırken bulurum. Bunlar o insanlardır ki metin bir [...]

Asabiyete kapılmayalım

Bir Yunan motorunun kaptanı Fethiye sularımızda motoruna Türk bayrağı çekmemiş; "Bayrak yok" demiş, vermişler; bu sefer de kaldırıp bayrağımızı yere fırlatmış. Şimdi bütün Yunan gazeteleri, kanunlarımızı çiğneyen kaptanın altı saatlik tutukluluk haline kızmışlar, vapurlarına bir Türk bayrağı açmayı becerememelerine mukabil isyan bayrağı açıyorlar, bu arada "Hâla mı modası geçmiş milliyetçilik?" diye yazanları bile var. Milliyetçiliğin [...]

Hep turistiz

Bu kadar yazı yazılır, neşriyat yapılır, ikaz, işaret nafile, nafile! Şu turizmi bir türlü teşvik edemez, yabancı turistlerle meşgul olamayız. Niçin? Beceriksizliğimiz mi var? Bilgimiz mi kıt? Paramız mı yok? Allah aklımızı almış da para çıkarılacak kaynağı, madeni mi keşfedemiyoruz. Belki bunların ayrı ayrı hisse ve tesirleri de yok değildir. Ama bana öyle geliyor ki [...]

Ne zaman affedeceksin?

Uzaktan pek çipil bir bakışın vardı. Acaba kötü bir tecessüs adamı mı idin? Bir gün pek de istemeye istemeye yanıma yaklaştın. Bana soracakların vardı. Asıl maksadın beni tanımaktı ya; her ne ise tanıdın mı bilmiyorum. Gerçi pek kısa sürdü yakınlığımız. Ama diyeceksin ki seçmesini, deşmesini ve hele ölçüp biçmesini bilen göz için zamana ihtiyaç mı [...]

Margaret’in arayıp da bulamayacağı

Bir sürü işgüzar ve ukalâ yüzünden Margaret'le İngiliz hava albayının evlenemeyecekleri anlaşılıyor. Bu işin olacağı olsaydı, dakika beklemez, vuslat tutuşmasına hazır olan iki gönül, bir küçük kibritle parlayıverir, "onlar ermiş muradına..." faslı nihayet bulurdu. Prensesin kız kardeşi olan kraliçe, aynı zamanda kilisenin manevi reisi imiş. Kilise geleneklerine göre albay, ilk karısından, ancak toprağın altında kurtlara [...]

Necip Fazıl

Bir sürü örümcek kafalılar, Malatya suikastı dolayısıyla mahkemede içlerinde Necip Fazıl'da var, Kısakürek'in avukatları, müvekkillerinin delilik alâmetinden bahsediyorlar. İşin adliye içinde cereyan eden kısmını bir tarafa bırakıp hemen şahsi görüşümü söyleyeyim. Necip Fazıl ne mürtecidir, ne yalancı ne de ya hakiki "Süper Mürşit" ne Müslüman, ne Müslümancı. Bunların yani bu sıfatların hangisini ona taksanız ardından [...]