Divan Şiirine Dönün

“Anlamadık ki onu? Arapça, Farsça sözcükler yığını”. Doğru. Bunlardan arınmış, günümüz Türkçesine yakın olanlar var; onları öğretelim efendim. “Bir takım yapmacık sanat oyunları, tarih düşürmek için zorlanmalar, uyak yakıştırmak için (pantolon)u, (pantolin) durumuna düşürmeler… Tasvirlerde doğaya gözü kapalı bakmalar… (Mu’cem)li, yani noktasız harflerle tarih düşürmeler…” Pekiy efendim, pekiy! Bunlar hep doğru da altıyüzyıllık bir edebiyatta [...]

Mareşalin Ardından

İnsanın, "Ölüm ne kadar güzel" diyesi geliyor. Türk'ün büyük evlâdı Fevzi Çakmak'ın ardından boşanan bu insan nehri, parti görüş ve anlayış farklarını bir yana koyarak akıp gitti. Ölüm, her şeyi aslına irca eden bu büyük hâkim, şahsi görüş ayrılıklarının hepsini bir anda nisyan [unutma] bulutlarıyla sarıp sarmalamasını biliyor. Bir gün önce lânetlerimize uğrayan en azılı [...]

Divan Şiirinde Hikmet Dizileri

Eskilerde, bilmem ilk kez kim, bir yargı savurmuş: "Divanların sonunda azât mısralar, beyitler gelir ve bunlar hikmet (özdeyiş)lerle doludur" diye. artık her gelen yeni kuşağın edebiyatçısı, günümüze kadar, bu görüşe yapışıp tekrarlamış. Halbuki nice ölümsüz "hikmet"ler, hep gazel, mesnevî, şarkı, kasîde veya öteki divan şekilleri içinde geçer. Aslında, Namık Kemal'in "parça bohçası" diye, biraz da [...]

Şardağ’ın Hayyam Çevirisi

Sabahattin Teoman Önümde "Ömer Hayyam'ın Rubaileri" adlı bir kitapçık var. Dil üstüne boşaltılıp bir-kaç yudum su ile yutulacak ilâç tozu paketçikleri kadar ufak bir kitap. Unuttuğumuz bir temiz baskı ile, kişiye ilkin yeme isteği veren kaymak içi aklığında bir kâğıda basılmış.  Hayyam'ın, bu, yere düşüp binbir parçaya bölünmüş ayna gibi, her parçasında ayrı bir düşün, [...]

Klâsik Dîvan Şiirimiz İçin Yazılanlar

Şardağ, güzellik alıp satıyor, çirkinle işi yok!Rüştü Şardağ Anatole, France, Roma yıkıntıları üzerinde, eleştirinin faydasını tartıştırdığı iki kişiden birinin arkasına gizlenerek, "Tüm eleştiriciler" der, "Tarihte hep tepetaklak gelmişlerdir. Çünkü büyük bir sanatçı olamamışlardır. Ne var ki her sabah, gözünü dünyaya açan sanatçı, kendisini çekememezlik içinde gözleyen eleştiricilerin varlığını bilir ve toparlanır. Görüyorsunuz ki onlar yine [...]

Edebiyatımızda Vatan Duygusu – Giriş

"Vatan, üstünde hora tepilen bir toprak parçasıdır."ANATOLE FRANCE Anatole France(1844-1924) Anatole France, zekâyı cımbızlaştıran bir cümlesinde, "Vatan, üstünde hora tepilen bir toprak parçasıdır." der. Tarihi hâdiselerin bütün uzunluk ve genişliğince akışı, bu cümleyi söyleyen insanı harekete getirinceye kadar değişik safhalar kaydetti. İlk insanın tabiat karşısında kâh ağzı açık şaşkın durumu, kâh maddî ve manevî varlığının [...]