Karaosmanoğlu’nun hakkı var

Geçenlerde eski dostum büyük Türk romancısı Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun hatıra üstüne kaleme aldığı ve "Ötede kalan şey" başlıklı nefis yazısını lezzetle okumuştum. O gün bugün bu mevzu içinde, inanın okurlarım, kırk derecelik bir ateşle kıvranmadayım. Hem bir hakikati şu fıkra köşeciğimde itiraf edeyim: Güzel olan, sanat olan, sanatta kuvvetli ne varsa hep hatıraya dayanır. Dünyanın [...]

Solistlerimiz soruyor…

Ankara'yı görmüyor musunuz?Cevabım: İstanbul'u görmüyor musunuz? Geçen gün beni ziyarete gelen üç radyo sanatkârı belli belirsiz sitem ettiler: "Bizi fazla iğneliyorsunuz; Ankara'yı görmüyor musunuz? Vallahi öyleleri okuyor ki.." diye, onları ikna ettim ama, onlar gibi düşünen diğer çocuklarımızı da hakkımda yanlış düşünmek gibi bir ihtimalden kurtarmak isterim.  Bir defa benim yaptığım şey iğnelemek maksadına dayanmıyor. Gayesiz [...]

Gelberi

Dün, bir dostla beraber fuarın Alsancak kapısından çıkmıştık. Arkadaşım hususi arabasını tretuara yığılmış olan diğer otomobillerin arasından kurtarmak üzere geri manevra yaparken, derhal bir ses peydah oluyor:  - Gel, gel! Beri gel! Gel beri! Gel beri! Sonra aynı ses devam ediyor:  - Dur! Az daha gel! Gel! Gel beri! Tamam! Koluna kırmızı bir de pazubant [...]

Bugün üç radyoda neler var

Lahinleri küheylân gibi konuşturan - Yaman yine yamandır - Güzel bir soprano Bugün Ankara'da 12.30'da Muallâ Gökçay'ı dinleyeceksiniz. Sahneyi dolduran fizik yapısı ve şahlanan ses cinsi ile çocuk günlerimin hayalini dolduran Muallâ, radyolarımızda bugün bu isimle okuyan birçoklarının Atakan'la beraber en önde gelmektedir. Binek atına ânî bir hamle ile atlayan süvari gibi melodilere atlayan, hele [...]

Küfürden şifa

İngiltere’de bir ruhiyatçı doktor demiş ki: “Küfür edin vatandaşlarım! Küfür edin; zira sağlığınız için en iyi tedavi yollarından biri budur.” Bizim değerli tercüme­ci, profesör ve kronikçimiz Sabri Esat Siyavuşgil: "Siz" diyor, “Bakmayın o İngiliz doktoruna; onların küfür dediği, bizim anladığımız küfür değildir.” Şimdi ben de okurlarıma diyorum ki: “Siz durun o İngiliz doktorunun sözü üzerinde; [...]

Bir küçük hizmet: Gönül aşağı, gönül yukarı

Gönül sözleri bir arada Klasik Türk musikimizde, hatta bir çok muasır şarkılarımızda geçen kelimelerin yanlış telaffuz edildiğini, edebiyat tahsili yapmış kimselerin dahi, pek genç iseler ve divan edebiyatı ile mahsusen alâkalanmamışlarsa, bu hataları yaptıkları her gün görülen olaylardandır. Fakat radyolarımızda okuyabilmek, ses artisti olabilmek için yıllarca dirsek döven, usûl, nota yazımı, kulak ve şan terbiyesi, [...]

Suzan Güven’i dinleyin

Saygısızlık mikapları Bugün Ankara ile İstanbul arasında mekik dokuyan, öyle sanıyorum ki astarı yüzünden pahalı konserler veren Suzan Güven'in Ankara Radyosu'nda saat 20.30'da konseri var. Sanat sevgisi ile aldığının iki mislini yol masraflarına harcayan Suzan Güven'in dokunaklı ve dolgun sesinden dinleyeceğiniz ilk eser, Ankara Radyosu'nun Nihavend Semai diye yanlış anons ettiği, "Nihavend Nakış Yürük Semai"dir. [...]

İki güzel şarkı

Berhayat Orhun nerede? Bugünkü İzmir radyosu programlarında okuyacak olan Müjgân Akçeli ile, kime ait olduğunu bilemediğim bir solistin programında iki şarkı var ki klasik musikimizin sırtı yere gelmez eserlerindendir. Birincisini Akçeli okuyacaktır. Tahir Ağa'nın Hicazkâr makamından, Türk Aksağı usûlüyle bestelediği bu oynak ve işveli şarkının sözleri şudur:  "Gönlümü bir tıfl-ı dilbaz Eyledi kendine hem-razMisli yok bir [...]

Bar kadınıymış

Şu işe bakın, İstanbul’da yapılacak olan Avrupa güzeli müsabakası fiyaskoyla neticelenecekmiş. Neden mi? Meğer Alman kızı barlarda çalışmış bir kızmış. Daha ziyade barları temsil edermiş. Vay efendim vay. Bar kadınıdır diye güzelliğinden mi düştü? Ne rüküş insanlar var şu dünyada. Sakalı uzamış diye mahalle bakkalından alışveriş etmenin, eski entarisini giydi diye küçük çocuğumuzu sevmemek ne [...]

Herkeste vefa olsaydı…

Amerika'da bir adamcağıza çarpan otobüs, onda hafıza namına bir şey bırakmamış. Şimdi bu hadiseye bakıp da hafızasını pek yerinde zanneden yakınları kim bilir ne kadar üzülmüşlerdir. Ama durun, ben dünyamız insanlarının hafıza melekelerini tamamen muhafaza ettiklerine emin değilim. Bir defa insanoğlunun mayasında menfaat mevcut olduğu için, o, vefakarlıktan çok unutmaya müsait bir kabiliyet taşır. Hele [...]