Emine Gönülden'de, Şensoy'da, Güzin'de terakki Dün radyomuzda dinlediğim Güzin Ergün'de, hanidir kaybettiğim o eski lezzeti duyar gibi olunca sevincim soluğunu mürekkepli kalemimin ucunda aldı. Bir zamanlar nazarımda en önde giden benim iyi ve haluk kızımı hanidir dinlemekten mahrum kalmıştım. Ne zaman onun adını anons edilirken işitsem, içimde bir korku, ne yalan söyleyeyim, bir de hiddet [...]
Yazar: Hakan Cevher
Memleketini sevenler sevinir
Müsamaha terbiyesinin evç noktasına ulaştığını daha muhalefet sıralarından tanıdığımız Başbakan Menderes son nutuklarıyla memlekete bol bir sürur getirmiş bulunuyor. Bu durum karşısında koyu partizanlar, partileri tefessühe götüren müfritler hariç, memleketi sevenler elbette sevinmektedirler. İzmir'de, Hulusi Selek gibi seviyesi üstün bir Halk Partilinin açtığı bir sohbet sırasında Konak Halk Partisi kongresinde başlayan ve son istişari kongrede [...]
İki yüzlü Fransa
Şu Fransa'nın iki yüzü olduğunu artık cümle alem biliyor. O, yani Fransa, bir yüzü ile, dünyanın gıptasını üzerine çeken rehber olucu ve ülkücü Fransa'dır. Öteki yüzü ile de, bugünlerde Tunus ve Fas'ta irtikap ettiği günahlardan da anlaşıldığı gibi, geri kalmış, şımarık ve müstemlekeci Fransa'dır. Bu tezat değil midir ki, dünyanın bir zamanlar birinci sınıf kara [...]
Kazan
En başta söyleyelim: Bu kazan, Yakın Şark'tadır. Dâhî Atatürk'ün Sadabat Paktı ile Balkan ve küçük Avrupa devletlerine dost olarak bağlamaya çalıştığı yakın Şark devletlerinin acınacak halini görüyorsunuz. Öylesine mahkumdurlar ki, Mısır, Ürdün, Suriye ve nihayet İran'da meydana atılan politikacıların marifetiyle neredeyse sırtları yere gelmek üzeredir. Şark için his, mübalağa, hırs ve tahrik gibi hususiyetlerinden bir [...]
Bazılarının noksanı
Geçen gün İstanbul Radyosunda İrfan Doğrusöz'ü dinlerken ne yalan söyleyeyim hem sevindim, hem de üzüldüm. Sevinç ve üzüntümün sebepleri ayrıdır. Bu genç ve münevver arkadaşın yıllardır repertuarını piyasalaşmış ve bizi utandıracak eser koymamakta gösterdiği asil mukavemet ve cidden hayran olduğum sesinin tok vakur müessiriyeti keyfiyeti bir yana, sanatkar hayret edilecek ani tekamül gücü ile değişmiş [...]
Bu Umum Müdürü neden severim?
Basın Yayın Umum Müdürlüğü'ne bugüne kadar gelen bütün umum müdürleri, ya şahsen tanımak veya çalışma ve gayretleriyle haklarında söylenen müspet veya menfi sözlere muhatap olmak suretiyle müşahede süzgecimden geçirmişimdir. İçlerinde iki kişi tanırım ki, kendileriyle daha evvel hiç bir dostluğum bulunmadığı halde haklarında hiç bir suretle tek dedikodu çıkmamıştır. Bunlardan biri Selim Sarper, diğeri de [...]
Bu genç doktoru tutacağız
İstanbul Radyosuna tayin edilen genç müdür Dr. Nevzat Atlığ'la alakalı bir mektup aldık. Eski Devlet Bakanı Sayın Dr. Mükemmel Sarol'un şahsî kaprisleriyle hareket etmesine örnek olarak verdiğimiz isimler arasında Dr. Nevzat'ın da bulunduğunu bize ikaz eden bu okuyucumuz (mektubu ve adı bizde mahfuzdur) "Ama," diyor, "Nevzat Bey kabiliyetli bir insan olabilir, iltimasla geldiği o mevkide [...]
Sarısözen’ler arasında prensip yarası
Gönlümüz her iki taraftan gelecek iyi haberlere ve anlaşma rüzgarlarına muntazırdır 1938 yılından önceleri sevdiğim, 1938 yılından sonra da tanışıp dostluğunda ayrı huzur ve hususiyet bularak bağlandığım, ve aldığım, o temiz dostluk kadar da kendisine verebildiğimi sandığım görüş ve duygu arkadaşım Muzaffer Sarısözen'e telefonu açıp bir İstanbul gazetesine akseden ailevî anlaşmazlığın ve ayrılık haberinin aslını [...]
Dr. Sarol’un teb’idinden sonra
Demokrat Parti'nin gözde simalarından Sayın Dr. Mükerrem Sarol'un Devlet Bakanlığından istifasından ve partiden de teb'idinden sonra onun Radyo ve musikimiz üzerindeki şahsi kaprislerine de, bu kaprislerin sebep olduğu huzursuzluklara da bir nihayet vermek zarureti karşısındayız. Sayın Dr. Vekil olunca çok enerjik bir yol tutarak bazı kararlara varmıştı. Ajans haberlerini ayrı ayrı saatlere tevzi etmesi, İstanbul [...]
Mazhar Bey haklıdır
Bir kaç kere müşahedesine dayanarak muhterem üstadım Münir Mazhar Bey'in fikrini benimsemiş ve gazetemizde belirtmiştik. Bu kalitesiz, edebî olmaktan uzak güfteler çığırına, önüne gelenin kaleme sarılıp karıştırdığı haltları besteleme münasebetsizliğine bir son vermeliyiz. Güzelim bestelerimizden insanı iğrendirecek kadar kötü intibalar alıyorsak, bunun yegâne sebebi eserin sözleridir. Mazhar Bey diyor ki: Bizim bestelerimizin melodileri aslında çok [...]
