Çok genç ölen sanatkar: Schubert

Bugün, Ankara Radyosu'nda, 17.00'de saat ayarını müteakip musikide Alman romantizminin üç dehasından biri olan Schubert'in Do Majör senfonisini dinleyeceksiniz.  19. asır başında Alman müzik imparatorluğunda biliyorsunuz ki okuyucularım, klâsizm sona ermiş, yeni bir devre, romantik devre açılmıştır. Alman müziğinde bir halk tarzı ve şekli olan "lied"in 18. asırda görülen hüviyeti yaygın değildi. Bunu muhtelif kimseler [...]

Bugünkü fasıl

Dede Efendi'den uzayıp gelen realizm İzmir Radyosu'nun fasıl heyeti bu akşam, 19.30'dan itibaren kırk beş dakika devam edecek olan güzel bir Muhayyer faslı hazırlamış. Müjgân Akçeli, Suzan Yaman, Güzin Ergün, Atıfet Savut, Servet Candaş vesaireden teşekkül eden bu kadınlar topluluğunun icra edeceği Muhayyer makamını küçük yaşımda kafama müşahhas olarak sokmaya çalışan babam, aşağıdan yukarıya fışkıran [...]

Gönlü ferahlatan şarkı

Murtaza Bey'in kulakları çınlasın! Bugün radyomuzda saat 16.00'da dinleyeceğiniz okuyucularımızdan Saibe Küçükoğulları, size Ziya Bey'in Suzidil makamından bestelediği Sengin Semai usûlündeki şarkısını okuyacak. Geçmiş yılların fasıl heyetlerinde baş şarkıyı teşkil eden ve adı geçen makamın yegâne fasıl şarkısı olan bu eser münasebetiyle bir noktayı hatırlatayım: Hicazkâr, Şedaraban gibi makamlarla akrabalığı olan Suzidil, adının gönül yakıcı [...]

Saraya üç kere damat olan bestekâr

Hacı Arif Bey'in ölümünün üzerinden tam 93 yıl geçti. Eğer Türk musikisinde şarkı çığırı hâlâ ayakta ise, bu çığırı açan ve birbirinden güzel eserleriyle sürdüren odur. Eğer hâlâ aşk, sevinç, hüzün insancıl duygular halinde dile geliyorsa, ilk ustası yine odur.  Eğer bugün de; "Olmaz ilaç sîne-i sadpâreme / Çare bulunmaz, bilirim yâreme" şarkısı söylenirken Hacı [...]

Şevki Bey’i Natüvan Hanım’a Olan Aşkı Yıktı

31 yaşında ölmesine rağmen, elimizde birbirinden güzel 211 şarkısı olan besteci…  “Şevki Bey yoksa, aşk yok; aşk yoksa, meyhane de yok!..” Meyhaneci Bedros Efendi, bunları söyledikten sonra Eminönü Balıkpazarı’ndaki dükkânını kapatmış, sonra da kayıplara karışıvermişti. Ahmet Rasim Bey, neden sonra Bedros Efendi’yi Yeniköy’ün kuytu bir meyhanesinde derin bir üzüntü içinde kendini içkiye vermişken bulmuştu da, [...]

İyi tanıdığım Dr. Alyot

Basın Yayın Umum Müdürlüğü vazifesine siyasi bir infisalden (ayrılma) sonra yeniden getirilen Dr. Halim Alyot'u yakından tanırım. Bir zamanlar vefa zinciri ile birbirine bağlı üç arkadaş iken hayatın umulmaz rüzgarları ile bugün birbirimizden öte şehirlerde aklımıza bile getirmediğimiz mevki ve şartlar içinde yaşayıp gitmemize rağmen kardeşim Halim Alyot'u tıpkı onun beni tanıdığı gibi yakından ve [...]

Fahri Kavala’yı dinledim / Baydan ve Şensoy hakkında

Geçen hafta, kendisi hakkında, sesinin kendi hususiyetine kavuşmasını tavsiye ve temenni eden yazımı yazıp gazeteye göndermiştim ki yeni okuyucularımızdan Fahri Kavala’yı dinlemek imkânını buldum ve doğrusunu itiraf gerekirse, yazımı geri alamadığıma da müteessir oldum. Zira Kavala, hakikaten ikazlardan nasip almasını bilmişti. O, eski bir klâsik eserle programına girerken derin bir şaşkınlık duydum. “Bu Kavala’nın sesi [...]

Cenup’un yürek yakan sesi: Aziz Şenses

Bugün İstanbul’da saat 18’de dinleyeceğiniz Aziz Şenses, Adana’nın yetiştirdiği kıymetlerdendir. Bundan on sene kadar önce Ankara Radyosu’nda derin bir lirizmi, Cenub’un yürek yakan nağmeleriyle birleştirmiş olarak ruhlarımıza dolduran bir ses peyda olmuştu. Aziz Şenses’i o zamandan tanır ve severim. Bizim Anadolu türkü ve havalarını siz de bilirsiniz ki çeşit çeşit bölgelere göre değişen bir melodik [...]

Sesler baskıdan nasıl kurtulur?

İnsan sesi bir başkasına benzeyebilir; fakat onun asla tıpkısı olamaz. Her ses, fizyolojik ve ruhi yapı bakımından kendine mahsus hususiyetlere mutlaka sahiptir. Musiki sanatında müptedilerin bir büyük sanatkarın tesir ve nüfuzunda kalmalı başlangıçta kendi faydalarınadır. Bir defa onların bir sese çığar bağlanmaları, o seste, şahsiyetlerini yapacak mayanın mevcudiyetini keşfetmelerinden ileri gelir. Fakat bu yeni bağlanılan [...]

Sanatta tesirden kurtulma çaresi – Müzeyyen Senar’ın bir ikazı

Memleketimiz radyolarının okuyucularından büyük bir kısmı, tanınmış sanatkârların tesiri altındadır. Üslûp yapmış sanatkâr, çığır açmış sanatkâr başkadır; güzel okuyan, sesi zevkle dinlenen solist yine başkadır; bunu hep bilirsiniz. San’at hayatında edebiyatta olsun, resim, heykel ve musikide olsun yeni girenler bir büyük ustanın nüfuzu altına girerek işe başlarlar. Dünyaca malûm ve müsellim olan bu hakikate Batı'dan [...]