Sevim Tan gelişiyor Bugün İstanbul Radyosu'nda 19.40'dan 20.15'e kadar her Çarşamba günü, aynı saatte okuyan Dr. Alâeddin Yavaşça'yı dinleyeceğinizi size müjdelerim okurlarım. Piyasada ağızlarda tadı tuzu kalmamış, cıvık, bayat, hasta ve sulu hançerelerde ve göğüslerde hüviyetini kaybetmiş olan musikimizin en büyük talihi bir iki kıymeti meyanında Dr. Alâeddin Yavaşça'ya sahip olmasıdır. Meselâ İstanbul Radyosu'nda Dr. [...]
Kategori: Musiki içerikli yazıları
Kim kimi taklit ediyor
Kavala ile hasbıhal Bizim gazetede, radyo sütununda, bir müjde haberi gibi Fahri Kavala'nın bir beyanatını okudum: "Ben Zeki Müren'i değil, Zeki Müren beni taklit ediyor", böyle diyor, bizi çocuğumuz. Ne yapsa, ne etse, ben bu okuyucumuzu severim. Sesinde gerçekten bir acılık ver ki insanın içinde dokunuyor. Yani Kavala bir takım duygularını ve melodilere gömdüğü iç [...]
Birdenbire alıp yürüyen sanatkâr: Saime Sinan
Berhayat Orhun ve Atıfet Savun Bu akşam İstanbul Radyosu'nda, saat 21.00'de okuyacak olan Saime Sinan son iki sene içinde birdenbire alıp yürüyen bir ses sanatkârımızdır. Safiye Ayla'nın açtığı çığırda ilk denemelerini yapan bu kızımızda, son iki senedir derin bir hamleye şahit oluyoruz. Saime Sinan (1928-2008) Hacim kabiliyeti fazla vesiası derin olan bir göğüsün bütün körüklerinin [...]
Çok genç ölen sanatkar: Schubert
Bugün, Ankara Radyosu'nda, 17.00'de saat ayarını müteakip musikide Alman romantizminin üç dehasından biri olan Schubert'in Do Majör senfonisini dinleyeceksiniz. 19. asır başında Alman müzik imparatorluğunda biliyorsunuz ki okuyucularım, klâsizm sona ermiş, yeni bir devre, romantik devre açılmıştır. Alman müziğinde bir halk tarzı ve şekli olan "lied"in 18. asırda görülen hüviyeti yaygın değildi. Bunu muhtelif kimseler [...]
Bugünkü fasıl
Dede Efendi'den uzayıp gelen realizm İzmir Radyosu'nun fasıl heyeti bu akşam, 19.30'dan itibaren kırk beş dakika devam edecek olan güzel bir Muhayyer faslı hazırlamış. Müjgân Akçeli, Suzan Yaman, Güzin Ergün, Atıfet Savut, Servet Candaş vesaireden teşekkül eden bu kadınlar topluluğunun icra edeceği Muhayyer makamını küçük yaşımda kafama müşahhas olarak sokmaya çalışan babam, aşağıdan yukarıya fışkıran [...]
Gönlü ferahlatan şarkı
Murtaza Bey'in kulakları çınlasın! Bugün radyomuzda saat 16.00'da dinleyeceğiniz okuyucularımızdan Saibe Küçükoğulları, size Ziya Bey'in Suzidil makamından bestelediği Sengin Semai usûlündeki şarkısını okuyacak. Geçmiş yılların fasıl heyetlerinde baş şarkıyı teşkil eden ve adı geçen makamın yegâne fasıl şarkısı olan bu eser münasebetiyle bir noktayı hatırlatayım: Hicazkâr, Şedaraban gibi makamlarla akrabalığı olan Suzidil, adının gönül yakıcı [...]
Saraya üç kere damat olan bestekâr
Hacı Arif Bey'in ölümünün üzerinden tam 93 yıl geçti. Eğer Türk musikisinde şarkı çığırı hâlâ ayakta ise, bu çığırı açan ve birbirinden güzel eserleriyle sürdüren odur. Eğer hâlâ aşk, sevinç, hüzün insancıl duygular halinde dile geliyorsa, ilk ustası yine odur. Eğer bugün de; "Olmaz ilaç sîne-i sadpâreme / Çare bulunmaz, bilirim yâreme" şarkısı söylenirken Hacı [...]
Şevki Bey’i Natüvan Hanım’a Olan Aşkı Yıktı
31 yaşında ölmesine rağmen, elimizde birbirinden güzel 211 şarkısı olan besteci… “Şevki Bey yoksa, aşk yok; aşk yoksa, meyhane de yok!..” Meyhaneci Bedros Efendi, bunları söyledikten sonra Eminönü Balıkpazarı’ndaki dükkânını kapatmış, sonra da kayıplara karışıvermişti. Ahmet Rasim Bey, neden sonra Bedros Efendi’yi Yeniköy’ün kuytu bir meyhanesinde derin bir üzüntü içinde kendini içkiye vermişken bulmuştu da, [...]
İyi tanıdığım Dr. Alyot
Basın Yayın Umum Müdürlüğü vazifesine siyasi bir infisalden (ayrılma) sonra yeniden getirilen Dr. Halim Alyot'u yakından tanırım. Bir zamanlar vefa zinciri ile birbirine bağlı üç arkadaş iken hayatın umulmaz rüzgarları ile bugün birbirimizden öte şehirlerde aklımıza bile getirmediğimiz mevki ve şartlar içinde yaşayıp gitmemize rağmen kardeşim Halim Alyot'u tıpkı onun beni tanıdığı gibi yakından ve [...]
Fahri Kavala’yı dinledim / Baydan ve Şensoy hakkında
Geçen hafta, kendisi hakkında, sesinin kendi hususiyetine kavuşmasını tavsiye ve temenni eden yazımı yazıp gazeteye göndermiştim ki yeni okuyucularımızdan Fahri Kavala’yı dinlemek imkânını buldum ve doğrusunu itiraf gerekirse, yazımı geri alamadığıma da müteessir oldum. Zira Kavala, hakikaten ikazlardan nasip almasını bilmişti. O, eski bir klâsik eserle programına girerken derin bir şaşkınlık duydum. “Bu Kavala’nın sesi [...]
