Aşısı Amerikan zencilerinden alınan cazbantın şu beş altı yıla gelene kadar geçirdiği bütün tahavvüllere (değişim) rağmen karakteri değişmemiştir: İnsanları yaş ve seviyelerine göre zıplatmak. Gerçi hafif bir hüzün, uzak diyarlara karşı duyulan hasret gibi hisleri terennüm eden nağmeleri dillendirmesini bilmiştir. Fakat herşeye rağmen cazbandı, dans etmeden, sadece dinlemekle iktifa edenler, bu işten dişsiz bir insanın, [...]
Kategori: Musiki içerikli yazıları
Mevlevî
Softa bozuntusu, başkalarının kusurlarını görür, mevlevî ise yana eğdiği küllâhının sınırı içinde kalanlardan gayri kimse ile uğraşmaz. Allah'ın diğer kulları tıka basa yer, fikir boşluğundan yana memnun, mide boşluğundan yana mustarip yaşarlar. Mevlevî, az yer, az uyur ve az içer. Meşhur (Marifetname)cinin*: "Az yi, az uyu, az içTen mezbelesinden giç" mısralarını, adeta, kendine rehber bilmiştir. [...]
Türk musikisi piç değildir!
Kardeşim Alyot, Bu memleketin okullarında, halk ve okumuşların geçmiş asırlar içinde ferdî veya anonim olarak yarattıkları Türk musikisi mahsullerine neden yer verilmez? Türk çocuğu kendi tarihini okur. Bu tarihte kılıç ve gürz sallamış kahramanlardan, akıllı veya sapık padişahlardan tut da kendi cinsî arzularına ram edemediği bir sadr-ı âzamı boğduran, bilmem hangi saray karısının kepazeliklerine kadar [...]
Kıymetli San’atkârımız Münir Nurettin İle Bir Konuşma
Münir Nurettin Selçuk (1900-1981) Münir Nurettin İzmir'e geldi: Kendisini Tüccar kulübünde kalabalık bir Kız Lisesi gurubu ziyaret ederek, Yahya Kemal Beyatlı'nın şiirleriyle, onun besteleri arasında bir derin alâka bulduklarını söylediler. O, cevabını, musikimizi resmî alâkasızlıklara rağmen sezmiş bulunan bu mücevher çocuklara klâsik bir konser sunarak verdi. O konsere ait olan şu fotoğraflar, kardeşim Dr. Halim [...]
Mesut Cemil Tel kimdir?
Mesut Cemil Tel(1902-1963) Yarım asra yaklaşma için kısa bir zaman bekleyen Mesut Cemil Kimdir? Şimdi onun jübilesinin arifesinde veya jübilesinde söylenecek hissi sözlere biz de objektif görüşümüzü ekleyelim: Mesut Cemil Bey, güzel eserler yazan, dilerse çok daha güzel yazılar da yazabilecek olan bir kalem adamıdır. Mesut Cemil Bey, babasının mızraplı tanburunu -pek seyrek giriştiği icralarla- [...]
Ankara Radyosu’nun Hâl-i Pürmelâli
Bir zamanlar Türk musikisi mensuplarına akademik bir mektep vazifesini gören bu radyonun şimdi galiba hocalarını topyekün derslere tâbi tutmak gerekecektir.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Basın Yayın Umum Müdürü'ne Açık Mektup Kardeşim Hâlim Tevfik, Ben, dergimizde Ankara Radyosu'nun Türk musikisi alanındaki feci haline hafiften dokunur dokunmaz, günlük gazetelerde bir ıslâhat havasıdır kendini gösterdi. Bu havadisin sıhhati bulunsun veya bulunmasın, [...]
Bozuk Ağız
Kendisini bu fakirlikten kurtarabilmiş bir çok sanatkârlarımız,Mesud Cemil Tel'in müdürlüğü veya müzik şefliği zamanındaki Ankara Radyosu'na çok şey borçludurlar. RÜŞTÜ ŞARDAĞ Bizim musikimizin kendine mahsus bir takım hususiyetleri var ki bunları hamdolsun radyolarımız bilhassa ses solistlerimize kazandırmış bulunuyor. Meselâ bugün nevhevesler, misafir saatlerinde hatır için okuyanlar hariç, usûl hatası yapan bir okuyucumuz yok demektir. Öteyandan [...]
Musikimiz
"Tam otuz sene önce, musiki öldü "Yenisini yapalım" diyenlerin, Allah gecinden versin yaşları ademe merdiven dayadığı halde, bu musiki hâlâ ayakta. RÜŞTÜ ŞARDAĞ Basın Yayın Umum Müdürü Dr. Alyot'a çok ve pek açık mektuptur. Hâlim Tevfik Alyot(1909-1980) Bu derginin çıkarılma kararını verdiğim günlerde odamda başbaşa idik. Sen önce bir duraksar gibi olmuştun. Hakkın da vardı. Sosyal, [...]
Hey gidi hey!
On iki bin senelik mazisi olan milletimizle yaşıt giden halk türküleri hâlâ ayaktadır. Bir millet düşünün ki bir zamanlar bütün evlâtları bu türkülerle ve bu türkülere refakat eden sazlarla coşar, onlarla ağlar, onlarla gülerdi. Bir zaman geldi, okumuşlar o saf ve bakir nağmelere kulaklarını tıkadılar. Neden? Bunun sebepleri üzerinde durup ilmî ve sosyal etütlere girişmeye [...]
Ağzı var, dili yok
Musikimizin hâlâ ağzı var, dili yoktur. Açıklayalım: Musikide Batı tekniğini kabul eden Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Necil Kâzım Aksak, (Adnan Saygun, yeni bir Türk musikisi hamlesine girişmiş bulunuyor.) Hepsi de birer kıymet olarak bellediğim bu arkadaşlar çeşitli tarihlerde bir takım kompozisyonlar meydana getirdiler. Meselâ Necil Kâzım Akses'in (Ankara Kalesi) gibi. Fakat biz, Eti'ler [...]
