"Tam otuz sene önce, musiki öldü "Yenisini yapalım" diyenlerin, Allah gecinden versin yaşları ademe merdiven dayadığı halde, bu musiki hâlâ ayakta. RÜŞTÜ ŞARDAĞ Basın Yayın Umum Müdürü Dr. Alyot'a çok ve pek açık mektuptur. Hâlim Tevfik Alyot(1909-1980) Bu derginin çıkarılma kararını verdiğim günlerde odamda başbaşa idik. Sen önce bir duraksar gibi olmuştun. Hakkın da vardı. Sosyal, [...]
Kategori: Genel
Hey gidi hey!
On iki bin senelik mazisi olan milletimizle yaşıt giden halk türküleri hâlâ ayaktadır. Bir millet düşünün ki bir zamanlar bütün evlâtları bu türkülerle ve bu türkülere refakat eden sazlarla coşar, onlarla ağlar, onlarla gülerdi. Bir zaman geldi, okumuşlar o saf ve bakir nağmelere kulaklarını tıkadılar. Neden? Bunun sebepleri üzerinde durup ilmî ve sosyal etütlere girişmeye [...]
Ağzı var, dili yok
Musikimizin hâlâ ağzı var, dili yoktur. Açıklayalım: Musikide Batı tekniğini kabul eden Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Necil Kâzım Aksak, (Adnan Saygun, yeni bir Türk musikisi hamlesine girişmiş bulunuyor.) Hepsi de birer kıymet olarak bellediğim bu arkadaşlar çeşitli tarihlerde bir takım kompozisyonlar meydana getirdiler. Meselâ Necil Kâzım Akses'in (Ankara Kalesi) gibi. Fakat biz, Eti'ler [...]
Alaturka mı, alafranga mı?
"Ses", daha çok musiki üstünde duracağı için şu alaturka, alafranga meselesinin bir ucundan olsun tutmayı, bir gerçeği gözlere sermeyi münasip gördük. Zira günün birinde bize bir soran olabilirdi: Musikide alaturkacı mı alafrangacı mısınız? Şimdiden söyleyim, bu suale vereceğimiz cevap, arabın "eş mana"sıdır. Yani biz diyoruz ki alaturka, alafranga diye bir şey yoktur. Fakat halkın diline [...]
Kaybolan insan
Artık hiç çekinmeden, düşünmeden hüküm vermenin zamanı geldi. Kaybolan insana karşı muztarıp duygularımızı teskin etmenin imkânı yok. Asırlardan beri iğne ile kuyu kazar gibi aranan, dört bir tarafından tutup en mükemmel bir şekilde yaratılmıya çalışılan insanı kaybediyoruz. Şimdi kültür, şimdi bütün medeniyet dünyasında her düşünebilenin müşterek bir ağlayış sebebi bu! Bir anda "Racine"nin meşhur trajedesini [...]
Türkiye-Avrupa Musiki Münasebetleri
İğne ile kuyu kazmaya çalışan muharrir, gerçekten bir kuyuyu, sanatın en derin kuyularından birini sessiz sedasız kazmıştır.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Mahmut Ragıp Gazimihal(1900-1961) Yıllardanberi folklor, nazarî müzik, aktüel müzik meseleleri sahasında sakin fakat yorulmak bilmez bir enerji ile çalışan sayın arkadaşım Mahmut Ragıp Kösemihal “Balkanlarda musiki ilerleyişi” adiyle neşrettiği son kıymetli eserinden sonra, kültür hayatımıza bir yenisini [...]
Hasip Ahmet Aytuna’nın Pedagoji Eserleri
Bizde kitap çıkarmak gibi, çıkan kitaplardan okuyucuları haberdar etmek te bir hayli mesele oluyor. Hele ilmî ve ciddî neşriyatta bu güçlük yine iki cepheden daha fazla çoğalmaktadır. Değerli pedagoji muallimi ve terbiyecimiz Tokat mebusu Hasip Ahmet de bu bakımdan ayni akıbetle karşılaşmıştır, diyebiliriz. Önceleri neşrettiği terbiyeye dair eserlerinden sonra, pedagojide başlı başına birer problem teşkil [...]
Yeni bir hikâyecimiz: Kenan Hulûsi
Kenan Hulûsi Koray(1906-1943) Edebiyatımızın belki en bahtsız ve nasibsiz sahası küçük hikâyeciliğimizdir diyebiliriz. Aksini iddia edenler belki bulunacaktır; fakat bütün bir tanzimat edebiyatını hatırlayınca kendimizi haklı bulmıyor muyuz? Şiir, roman vadisindeki hayli kıymetlere ve eserlere mukabil, küçük hikâyenin üzerinde niyet fırıldağının ne kadar zor ve seyrek durduğu muhakkak. Gazete sütunlarında hemen hergün görülen sayısız hikâyelere [...]
Geceleyin bir flüt
Flüt Çalan Çocuk(Judith Leyster) İspanyol mektupları 1820. Gecenin içinden bir flüt ses geliyor. Lâtif, dalgalı ve melânkolik bir ses.. Eski şehirin içine tarihi kapıdan girdiğimiz için sarp bir tepeyi çıkmak zorunda kalacağız. Her taraf sessizlik içinde. Vadiye hâkim bir yayla üzerinden iki sıra ihtiyar, sık kara ağaçların ve iskemle vazifesini gören yontulmuş taşların arasından nehir [...]
Sarnıç Palas
-Ahmet be, gel de şu işi yap. Hani beni adamdan saymazlar. Yoksa ben yapar, parayı da paylaşırdık. -İyi söylüyorsun ama Muzaffer, bizim kız: “Ben evde yalnız kalamam; sen geceleri elin evinde bekçilik yapacaksın diye ben sabahlara kadar uykusuz kalamam” diyor. -Ablam da malın gözüymüş ya!-Korkuyor yalnız kalmaktan birader.-Baban ne güne duruyor?-Babam mı? Amma da yaptın [...]
