Bu gece saat 20.45'te Muallâ Mukadder Atakan Ankara Radyosu'nda piyano refakatiyle okuyacak Mevcut milli yayın postalarımızın en yaşlısı olan Ankara Radyosu sin'i (tecrübesi) ile mütenasip bir hareket içerisinde İstanbul ve İzmir'e nazaran hayli cazip programlar tatbikatında liderliğini muhafaza ediyor. Bilhassa geride bıraktığımız yılın son üç aylık programlarına kattığı yenilik, yalnız hamlelerinin en verimlisi olarak değil [...]
Kategori: Genel
Yüceses’in büyük konseri
Değerli sanatkârın müzikseverlere sunduğu nağmeler demeti, rayihasını kaybetmeyecektir İzmir'e gelen büyük ses sanatkârları arasında Hamiyet Yüceses'e karşı şehrimiz müzikseverlerinde hususi bir sevgi mevcuttur. Yalnız memleketimizde değil musikimizin karakteri icabı yayıldığı memleketlerde dahi bu, nev'i şahsına münhasır sanatkâr, alâka ile dinlenir. Kendi kendini yetiştiren sanatkârlardan biri olduğu kadar vüsati gayetle geniş bir sesin de sahibesi olan [...]
İki dalda iki ses: Feyziye Birol, Müjgân Akçeli
Unutulmaktan kurtulan bir şarkı İzmirimiz Göktepe Salonu, Batı musikisi ve bunun da kalitelisini içine alan çalışmaları sırasında bize ik körpe Türk solistin şan konserlerini de dinletmiş olacaktır. Bunlardan biri Ankara Devlet Konservatuvarı'nın son iki yıl içinde bütün Türkiye'ye şöhretini yaymış olan sopranosu, Leyla Gencer'dir. Diğeri de yine soprano bir sesin sahibi bulunan Feyzi Birol'dur. Bilhassa [...]
Dihaydi öyleyse
Her sene, ömür defterinin bir yaprağını dürüp, içine biraz korku, biraz ümit ışığı karışmış gözlerimizle, gelecek yılın eşiklerine bakarken düşüncemiz nedir? Meram ve tavrımız ne sulardadır? Herkes ayrı ayrı nasıl bileyim? Yalnız dün akşam bir dost, kendi tutumunu açıklayıverdi: “Ne mi yaparım? Uyurum!” Uyku, onun gibi, kendisine helâl edilebilecekler için haklı bir hareket tarzıdır şüphesiz. [...]
Ankara’da kar
Ankara'da tam bir haftadır, biraz ara verir gibi yapıp hızlanarak, durmadan kar yağıyor. İzmir'de yıllardan beri kocakarı fırtınaları, kıkırdatıcı ayaz ve sinsi sinsi insanın iliklerine sızan kuru soğuklarla geçmiş kış mevsimlerinde unutur olduğum o süt beyaz kar'ı dün, şehre lök gibi konmuş, akzadeler sultanı imişcesine tahtını kurmuş gördüm ve uzun seneler hasrete yolcu ettiğim bir [...]
Bir eser daha
İzmir bir eser daha kazandı. Yeni Devlet Konservatuvarımız, bu tarihler yaşamış şanlı şehrin halkına kutlu olsun. Türk musikisinin, bu memlekette beş çeşitine hak diyenlerdenim. Bütün cife (kokuşma) ve pisliğine rağmen bir piyasalık alaturka müzik vardır; piyasanın kârı ve haddi olmayan, eski fasılların bakiyyesi bir meyhane müziği vardır; halâ yaşayan bir nesil için ve hatta arkaik [...]
Yine trendeyim
Tam karşımdaki kanepede genç bir karıkoca, bir de çocukları var. Motorlu trenin yemek salonundayız. Uşak'tan sonra, tren sath-ı mailinin çok aşağısında kalan çukur köyler var, oraları geçiyoruz. Çocuk, üç yaşlarında bir kız çocuğu. Denk durduğu yok. - Baba, bu ne olacak?- Bıçak kızım, et yemeği bununla kesilir.- Baba, ben onu atayım mı? - Aman kızım, o [...]
Yolda giderken
Şu motorlu tren mi nedir, ilk defa biniyorum; bir acayip geldi bana. Sizi İzmir'den sabah yedide alıp gecenin yarısı, yani 23.20'de Ankara'ya bırakıyor. Bu suretle trende sabahlamaktan kurtulmuş oluyorsunuz. İşte bütün fazileti otobüste gider gibi bir koltuğa -daracık- kuruluyorsunuz. Tam on beş saat kazık gibi oraya mıhlanacaksınız. Ötekilerde koridor var, çat kapı, vurup çıkmak, pencere [...]
Araplar
Eğer onlar, yalnız Hazret-i Muhammed'in nur ile çizdiği bir ışık-gölge olsalardı, yüce Peygamberimizin gurubundan bu yana, İspanya'da Emeviler, Bağdat'ta Abbasiler devri medeniyetini dünyanın başına tacetmezlerdi. Musiki fasıllarını Mu'tasım devrinde; oyuncak, saat, küçük el sanatları ve adaleti Harun Reşid zamanında, medeniyetin her çeşitini Emeviler sülâlesinin hükmettiği günlerde batıya taşıyan Arapların bugün içine düştükleri kararsızlık, şaşkınlık ve [...]
Gene o cevapla alâkalı
Sabık dostum Müsteşar beye ait yazımı kastederek, dün, biri ecnebi olmak üzere tam dokuz vatandaşımızdan tebrik ve teşekkür telefonu aldım. Benimle alay mı ediyorlardı, doğrusu pek anlayamadım. Öyle ya; müdürlük iskemlesinden hakkı olan Müsteşarlık makamına yükselen bir kimseyi bir defa önemli günleri içinde tebrik edip -velev arkadaşım olsun- cevap yazmaya mahkûm etmek pek kaba bir [...]
