Son gelen Fransız dergilerinin bir kaçında, bir taşın üstüne oturmuş ağlayan kırk beşlik bir Alman'ın fotoğrafı var. Meğer bu adam, II. Cihan Harbi'nde Ruslara esir olmuş ve on üç sene esarette kaldıktan sonra karısına kavuşmuş. On üç yıldır kimse ile evlenmeden bekleyen karısının gösterdiği sadakat ve vefa için ağlıyor. İşin ehemmiyet taşıyan ciheti şu: Adamın [...]
Kategori: Yaşam
Ukalâlığa sitem
- Gir içeri basamaktan be çocuk!- Ukalâlık etme sen bakalım! İşte tramvayın basamağından, ihtiyar bir adamcağıza on dördünde bir çocuğun verdiği cevap. Bu hadisede, ihtiyar adam, hiç de ukalâlık yapmamış, bir ikazda bulunmuştu. Fakat bazı halde de gerçekten ukalâlığa tahammül edilmez. Ama ne zaman, hangi olayları, hangi hareketleri ukalâlık olarak vasıflandıracağız? İzahı tasvir ve fikri [...]
İş bıyıkta değil ki..
Dost Pakistan'dan da hoş, hatta tuhaf haberler gelmeye başladı. Her halde dün, gazetelerde okumuşsunuzdur. Erkeklerin bıyık burması yasak edilmiş. Çünkü onlar bu işi, bıyıklarına biçim vermek için değil, kadın ve kızlara takılmak, her rastgelen kuşun etini yemek maksadıyla yapıyorlarmış. Ne dersiniz okurlarım, bu haber, sizin için pek büyük bir sürpriz taşımıyor, değil mi? Çünkü bıyık [...]
O kadın okusun
- Dur canım, yavaş ol, ayağım gitti. - Görmedik a beyim! Ne yapalım?! Şu Güzelyalı tramvayında galiba artık seyahat imkânı kalmadı. Hele akşamları tıkış tıkış! Önümde duran hatun ise terbiye sınırından geçmiş değil. Tramvayın ne meşin halkalarını tutmuş, ne de başka bir yere istinat ediyor. Arabanın her sarsıntısında, bir iki yaylanıp üzerime çullanıyor. Ayağımın nasırında canım [...]
Aşkın posası
Kafası kızdı diye karısını doğrayan, boğazlayan canavarlar da var ya; bunların içinde, bir bedbaht hızını yenememiş, ekmek bıçağı ile doğradığı sevgilisinin kanlı vücudu defnedilmeden, adliye koridorlarında bir nutuk atmış, "Seviyordum, aşıktım, bir gün gülmedim, kavuşamadık birbirimize; hep acı çektim." Şu budala ne sanıyordu acep? Hem aşık olacak, hem de sevincinden göbek mi atacaktı? Vah gidi [...]
İskemle ile konuştum
O bahçeyi ben her zaman görürüm ya, hiç bir zaman bu türlü sakin rastlamamışım. Geçen gün öğle sıcağında uğrarayım dedim. Bir de ne göreyim? Benden başka kimse yok. Ha unutuyordum: Bir de iskemle var. Şimdi gel de iskemle beğen bakalım: -"Garson, yavrum şunu siliver." Hayır hayır şuraya oturacağım. Ne o, orası daha mı iyi; yok [...]
Öp arslanım öp
Gazetelerde, İstanbul'a gelen Kore gazisinin, vapurdan iner inmez vatan toprağını öpüşünü gördünüz mü? "Ana Vatan" sözündeki hikmet, şimdi ne güzel ayan oldu, değil mi? Doğduğumuz günden bu tarafa bizim, geçmiş asırlardan bu yana ise milletimizin, kucağında dinlendiği bu toprakta, bizi çeken şey nedir? Bunun yüzde yüz izahını yapamazsınız ki. Vatan bu! Hastalık gibi, elektrik gibi, [...]
Sıra bize mi gelirdi?
Bugün de, asrımızda her an biraz daha azalan, dudaklarda yalnız adı kalan ve içli insanları derde salan "vefa"dan söz açmak istiyorum. Artık gönüllerde yaşayan bir hatıradan ibaret bulunan "vefa"yı nasıl dile getirelim bilmem ki?... Dostumuz bizi unutuyor. Arkadaşımız bizi unutuyor. Sevgilimiz bizi unutuyor ve biraz garip olacak ama, zaman zaman biz bile kendi kendimizi unutuyoruz. [...]
Bir gazete ve bir zihniyet
Şimdi siz söyleyin okuyucularım; hak verin bana: Bir adam çıkar da herkesin gözünün önünde açılmış duran bir kapıyı, tokmağından yakalayarak zorla ve zaten açık olduğunu bilmezlikten gelerek "açtım, açıyorum işte" diye beyhude gayretler sarfedersen bu adama ne dersiniz? Bir misafirliğe gitmişsiniz. Faraza, sizin tıka basa yediğinizi tuzlu ve tatlısını da midenize indirdiğinizi gördüğü halde bir [...]
Sevmek
Şimdiye kadar "sevgi"nin tarifleri yapılmıştır. Şiirde, heykelde, nesirde ve tabloda çeşitli ifadesini bulan bu tariflerin hepsi, makbul ve muteberdir şüphesiz… Bilindiği gibi "sevmek", bir varlığa bütün heyecanımızla bağlanmaktır. Kalbinde bu ateşin kıvılcımlarını taşımayan insan, bedbaht insandır. Zira hayatı güzelleştiren bu fani dünyaya renk ve manâ veren şey, "aşk"dan başka nedir?.. Cihan'ı aydınlatan, "güneş"se; beşer ruhunu [...]
