Dün akşam Lozan kapısından itibaren Fuar'ın Alsancak kapısına doğru yürürken az ileride yolumun üstünde Ticaret Bankası'nın açık park reklâmını gördüm. Dört iskemle, bir küçük masa, iki metrelik bir banka tezgâhı; işte varlıkları. Fuar'a birbirleriyle yarış edercesine türlü reklâmatif hareketler, kocaman jestler, ilânlar, plânlar ve binalarla iştirak eden alâmet firmalar yanında şu tevazuya, hayrete boğulmuş bir [...]
Kategori: Yaşam
Demektir oğlu demektir
Şu bizim 1953 Türkiye güzelimizin, geçen gün, hangi spor alanında bilmiyorum, topa ilk ayak vuruşunu canlandıran fotoğrafını her halde gazetelerde görmüşsünüzdür. Bu bir görenek midir? Yoksa çok eski zamanlarda da mevcut olan gelenek mi, kesin bilgim yok. Ama aklımda kaldığına göre geçmiş asırlar içinde buna benzer veya yakın uğur telâkkileri vardır. Meselâ bazı Oğuz kabilelerinde eve [...]
Bir ananın düşündürdüğü
Geçenlerde, Amerika'nın bilmem hangi eyaletinde bir anne, çocuğunun hayatını kurmarmak için gözünü satılığa çıkarmış ve demiş ki: "Sakın ola ki zengin insanlar, bana yardım etmeğe kalkmayın! İane istemiyorum, ben çocuğum için fedakârlık yaptığımı anlamak istiyorum." Göz gibi en aziz bir uzvunu elden çıkarmayı göze alan anne, fedakârlık binasının galiba son temel taşlarından birini teşkil ediyor. [...]
Fuardaki havuz
"Havuzu, gördün mü? Aman, tavsiye ederim.." "Fuara" gidip de havuzu görmemişsen pek yazık ettin." "Azizim, bir havuz ki insanın için alıp götürüyor." Bir zamanlar havuz, yavuz davası var işte. Dün gece, zamanın tenha bir anını yakalayarak onun yanıbaşına gittim. Bu, şüphe yok ki Batı'yı görmüş olanların yabancısı olmadıkları ışıklı ve kaskatlı bir havuzdu. Fakat bakın [...]
İzmir’in Fuar’ı
1940 senesi... Kırkağaç'ta yedek subaylığımı yapıyorum. Bir Pazar tatili, yolumun İzmir'e düşmesi beni, tesadüf, Fuar'la karşılaştırıyor. O zaman, güzelim Kültürpark'a ve bu parkın beşiğinde sallanan Fuar'a ağzım açık kalmıştı. Hey gidi günler, hey! On sekiz yıl geçti aradan. Kendimde sorumluluk taşıyan bir vazife ile Fuar'ın bağlı bulunduğu teşkilâtta görevlendirildim. O parkta ve şu Fuar'da o [...]
Bu böyle olmaz
Ben eminim ki bu memlekette, "Milliyetçiyim" diyen her Türk çocuğunu, evlenme dairesi parkının ve itfaiyenin arkalarına rastlayan tütün depoları işçilerinin hali yaralamaktadır. Öğle üstü ne zaman o taraftan geçsem, nikotinin, yüzlerinden hayat rengini çalıp soldurduğu kadın erkek, küçük büyük işçilerimizi, caddenin tretuvarlarına iğreti oturmuş, bir kaç lokma tıkıştırırken bulurum. Bunlar o insanlardır ki metin bir [...]
Asabiyete kapılmayalım
Bir Yunan motorunun kaptanı Fethiye sularımızda motoruna Türk bayrağı çekmemiş; "Bayrak yok" demiş, vermişler; bu sefer de kaldırıp bayrağımızı yere fırlatmış. Şimdi bütün Yunan gazeteleri, kanunlarımızı çiğneyen kaptanın altı saatlik tutukluluk haline kızmışlar, vapurlarına bir Türk bayrağı açmayı becerememelerine mukabil isyan bayrağı açıyorlar, bu arada "Hâla mı modası geçmiş milliyetçilik?" diye yazanları bile var. Milliyetçiliğin [...]
Hep turistiz
Bu kadar yazı yazılır, neşriyat yapılır, ikaz, işaret nafile, nafile! Şu turizmi bir türlü teşvik edemez, yabancı turistlerle meşgul olamayız. Niçin? Beceriksizliğimiz mi var? Bilgimiz mi kıt? Paramız mı yok? Allah aklımızı almış da para çıkarılacak kaynağı, madeni mi keşfedemiyoruz. Belki bunların ayrı ayrı hisse ve tesirleri de yok değildir. Ama bana öyle geliyor ki [...]
Ne zaman affedeceksin?
Uzaktan pek çipil bir bakışın vardı. Acaba kötü bir tecessüs adamı mı idin? Bir gün pek de istemeye istemeye yanıma yaklaştın. Bana soracakların vardı. Asıl maksadın beni tanımaktı ya; her ne ise tanıdın mı bilmiyorum. Gerçi pek kısa sürdü yakınlığımız. Ama diyeceksin ki seçmesini, deşmesini ve hele ölçüp biçmesini bilen göz için zamana ihtiyaç mı [...]
Margaret’in arayıp da bulamayacağı
Bir sürü işgüzar ve ukalâ yüzünden Margaret'le İngiliz hava albayının evlenemeyecekleri anlaşılıyor. Bu işin olacağı olsaydı, dakika beklemez, vuslat tutuşmasına hazır olan iki gönül, bir küçük kibritle parlayıverir, "onlar ermiş muradına..." faslı nihayet bulurdu. Prensesin kız kardeşi olan kraliçe, aynı zamanda kilisenin manevi reisi imiş. Kilise geleneklerine göre albay, ilk karısından, ancak toprağın altında kurtlara [...]
