Parazitler

Fikir ve sanat hayatımızda iki çeşit parazit son yıllarda, (bilhassa günlük gazeteler rekabet yüzünden çok sayfa neşretmek ve cazip görünmek gayretine kapıldıktan sonra) üredikçe üremiş bulunuyor. Bu iki cins parazitin biri şipşakçılardır. En küçük bir yazı kaleme almak için kalemden önce kitaba sarılmak gerekeceğini, yazı sanatının şaşmaz bir icabı olduğu bu sınıf, akla getirmek şöyle dursun, lüzumlu dahi bulmazlar. 

Şipşakçılar için bir mevzuun yetkileri dahilinde bulunmasına lüzum yoktur. Okumaktan çok boşboğazlık, tevazudan çok ukalalık, şahısların fikir ve faaliyet mahsullerini tenkit dururken kendilerin hedef tutmak onların belli başlı hususiyetleridir. Günlük gazeteler işte bu suretle sütun, hatta sayfa dolduran şipşakçılarla doludur.

İkinci soydan parazitler aktarmacılardır. Bunlar, düşüncelerinden çok gördükleri ile yaşarlar. Geçmiş asırlar içerisinde yaşamış olan fikir ve sanat dehalarının eserlerinden fikirler aşırmak, duygular çalmak, hatta cümleler aktarmak yegane meşgaleleridir. Gerçi insan mazide yaratılmış eserlerin elbette içine gömülecektir. Ama oradan kendi ruh yapısına ve tamperemanına göre, tesis edeceği dünya görüşüne bazı taşlar, harçlar, kireçler almak maksadıyla; yoksa kendi eserinin mimarı veya mühendisi olmamış kimselere yüzlerce kitap yazmış olsalar dahi aktarmacı demekten öteye gidemeyiz. 

Cemiyetimizde böyleleri o kadar çok ki…


Şardağ, R. (1954, Eylül 27). Parazitler. Radyo Gazetesi, s. 1, 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın